Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Aralık 2014

Vasfi Güsar…
Doktor… Adıge…
Damadı…
Mümtaz Marşan…
Doktor… Abhaz…
İyi bir doktor, iyi bir insan, iyi bir Abaza olduğu için, ismini oğluna vermiş Maan Fuat…
Torunlar…
Daruk Marşan…
Emir Berduk Marşan…
Daruk, doktor…
İsmini Marşan Daruka’dan alıyor…
Emir Berduk…
İsmini Emir Marşan Paşa’dan alıyor…
Hasan ile ben de Hasan dedelerimizden alıyoruz isimlerimizi…
Torun Emir Berduk söyledi..
Moda’da evin arka bahçesinde sardunya çiçekleri arasında…
Vasfi Güsar’ın siyah- beyaz resmi duvarda, siyah- beyaz çıkardığı dergiler ‘renkli’, şimdi ortaya çıkan renkli fotoğrafı gibi..

Erken gidenler oluyor…
Mümtaz ile Faruk en çok sevdiğim, en iyi arkadaşlarımdı demişti…
Ayrılırken, hem Fransızca hem Almanca yazdırdı…
İngilizlerin anlamayacağını düşündü…
Sonunda Türkçe yazması işe yaradı…
Birlikte çalışırken, ‘Garcia’ya Mektup’ bir sabah masamdaydı…
Gidip geldiğimde, benim için bir bardak Hemingway’ın içtiğinden içseydin demişti, daha demeden içmiştim…
Onu aradığımda, Gloucester Road durağından…
Keşke ben de orada olsaydım demişti…
Köşede yerinde duruyor…
Cuma akşamları konser yok meydanda…
Almanca, İngilizce, Türkçe dışında…
Arapça en çok duyulan…
Duyduklarımız, gördüklerimiz, hissettiklerimiz…
Duyduklarımız, gördüklerimiz, hissettiklerimiz eskisi gibi…
Bazısı daha çok hissettiklerimiz, bazısı daha az hissettiklerimiz…
Duyup, duymak istemediğimiz…
Görüp, görmek istemediğimiz…
Altıncı hastalığa kapılmış gibi…
Geçecek elbet…

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları – Mayıs 2026

Son seyahat… Arabaya biner binmez soruyorum, nerelisin… Türkçe sorduğum için biraz şaşırıyor önce ama sonra hemen Azerbaycan diyor… Neresinden dediğimde, Lenkeran diyor… Portakalı güzel, çayı ‘lap yaxsı’ diyorum… Gülümsüyor,...

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img