Ömer Atik
Dijital sülale ve köy arşivlerinde kalıcı olarak yer alması amacıyla, ailemize ait kesinleşmiş tarihi bilgileri ve nesiller boyu aktarılan özgün sülale damgamızı (tamga) kayıtlarınıza eklenmesi için dikkatlerinize sunuyoruz. Bilgilerimiz şu şekildedir:
Özgün Çerkesçe sülale adı: ALCERİY (Gapsego diye bir isim daha var ama galiba “GAPSEGO ALCERİYE” olarak da geçer diyor babam).
Kültürel köken: Kuzey Kafkasya / Kabardey.
Kök yerleşim alanları: Yozgat, Akdağmadeni Sarıgüney Köyü (Osmanlı zamanında Abdülhamit’in bağışladığı köy anlamında Bahşeyiş Hamit Köyü). Şu anda köyde ailemizden hiç kimse oturmamakla birlikte bizi bu köye yerleştirmişler. Türkiye’ye göç eden büyüğümüz Ali Atik ve ağabeyi İhsan Atik. Daha yaşlılarımız Kafkasya’da kalmayı tercih etmişler. Yeniden eskiye doğru büyük dedelerim Ali- Mansur-Hüseyin- İdris isimli kişilerdir. Babam 79 yaşında ve Kafkasya’daki köyümüzün adını “Kuhaşible” diye telaffuz ediyor. Google’da bu isme en yakın bulabildiğim köyün adı “Kishpek”.
Belli bir süre birleştirilmiş bir köyde Abzeh ailelerle birlikte yaşamışlar, galiba savaş yüzünden böyle bir durum doğdu ve bizlerin Abzeh dili konuşuyor olmasına sebep oldu.
Ailemiz, Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtları ve aile içi bölünmeler sebebiyle günümüzde resmi olarak şu iki farklı soyadı taşımaktadır: Atik ve Alıç (wunegoş dediğimiz amcazade akrabalarımızla aynı soydan geliyoruz).
Sülale damgamız geleneksel Arapça “Nun” harfi formunu (açık bir hilal/yarım daire) temel almaktadır. Ortasında bağımsız bir noktası bulunan bu damganın sağ ve sol üst uçları simetrik biçimde kendi içine doğru helezon yaparak bükülmektedir. Bu işaret, bir kılıcın ve bir semaverin üstünde işlenmiş durumda varmış. Bir de tablo olarak misafir odasında asılı duruyormuş. Büyük dedem, ağabeyi ile evlerini böldüğünde ağabeyi bu üç objeyi kendisine almış ve dedem sesini çıkaramamış. Objeler halen Ankara ilinde 90’ lı yaşlarında amcamızın evindedir.







