Dosya: KİMLİK

0
9

Giriş:
Alt-üst kimlik tartışması geçtiğimiz süreçte gittikçe popülerleşen bir tartışma başlığıydı. Daha uzun zaman da popülaritesini devam ettirecek gibi gözüküyor. Biz de Jineps gazetesi olarak bu tartışmalara Çerkes kimliği ile ilgili kendi iç tartışmalarımızı yaparak katkıda bulunmak istedik. Bu konun içerdiği risklere karşın tartışılması gerektiğine olan inancımızla bu sayımızın iki sayfasını bu tartışma dosyasına ayırdık.
“BİZ” Kimiz?
Şamil JANE
“Biz kimiz?” şeklindeki bir soru zaten problemin varlığını önemli ölçüde belirtmektedir. Bu sorunun sorulabiliyor olması, kimliğimizin tarihi gelişimi ile ilgili eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Oysa mutlaka herkesin kim olduğu bellidir. Çünkü söz konusu “biz”, bazılarına göre Adigeleri, bazılarına göre Abazaları, bazılarına göre Adige-Abhaz grubunu, bazılarına göre ise Kuzey Kafkasya coğrafyasında yaşayan halkları içermelidir. Ancak “biz”in cevabı toplumsal kabul görmüş durumda değildir.
Adigeler’in, Abazalar’ın, Çeçenler’in, özellikle de Dağıstanlılar’ın kendi içlerinde uluslaşma süreçlerini tamamlayamadıkları, nüfusun büyük bir çoğunluğunun diasporada yaşadığı bir dönemde, “biz” in karşılığını farklı anlamlarda yorumlamadan sağlıklı bir cevaba ulaşmak mümkün değildir.
 “Biz”, Kafkasya’da yaşamakta olanlar açısından ve diasporadakiler açısından bakıldığında da farklılık içermektedir :
Kafkasya’nın farklı bölgelerinden kopup gelen, ancak; yolda ve yerleşilen yerde hayatta kalmak için verilen mücadelede “kader birliği” yapan ve Kafkasya’da farklı bölgelerde yaşarken diasporada aynı bölgelere yerleşen, Türkiye’de ortak kültür içerisinde kısmen asimile olarak benzeşen Çeçen, Abaza, Dağıstanlı, Adige için “biz kimiz?”in cevabı, bu süreci yaşamamış olan Kafkasya’daki kardeşlerimiz tarafından verilecek cevaptan farklı olacaktır. Bu anlamda “diasporadaki biz”, “anavatandaki biz” ile farklılıklar göstermektedir.
Genel anlamda “biz kimiz?” sorusuna cevap olarak şu düşünceler üretilebilir :
 “Diasporadaki biz”ler Kuzey Kafkasya coğrafyası içerisinde çoğunluğu akraba etnik kökenlerden gelen ve akraba diller konuşan, bir kısmı uzun geçmişteki orijinleri ve mensup oldukları dil gurupları açısından farklılıklar gösteren (1) ancak Kafkasyalılaşmış olan ve henüz kendi içlerinde uluslaşma süreçlerini tamamlamamış olan Adige, Abhaz, Oset, Karaçay, Balkar, Çeçen, Dağıstanlı (2) isimleri altında Kuzey Kafkasya’da yaşayan kökenlerin, diasporadaki uzantılarıyız.
Diasporada kendi içerisinde dil bütünleşmesini Anavatandakiler kadar sağlayamamış (3) olan “diasporadaki biz”ler, Anavatandakilere göre, kader birliği nedeniyle kendini birbirine daha yakın hisseden uzantılar durumundayız.
Bu karmaşık cevap, Anavatanda, önemli ölçüde nüfus kaybı nedeniyle biribirinden bağları kopmuş olmak, diasporadaki koşullar nedeniyle bir benzeme-gelişmeyi bırakın, sürekli erezyona uğrayan kültürler içerisinde olmaktan kaynaklanmaktadır.
Bu karmaşanın gerçekliğini unutarak olaya bakma şansımız olabilseydi, muhtemelen biraz daha beklenen cevabı verebilecek duruma yaklaşabilirdik.
Diasporayı unutup bugünkü coğrafyaları ve bugünkü kültürel yapıları içerisindeki Anavatan’ı değerlendirme şansına sahip olabilseydik, “Uluslaşma süreci”nin sonlarını yaşamakta olan Adige, Abhaz , Oset, Çeçen, Karaçay ve Balkar halklarından bahsetmek mümkün olabilirdi.
Teknik olarak, uluslaşamamış halklar ve/veya onların diasporik uzantıları “milliyet”, uluslaşmış veya uluslaşmakta olan halkların diasporik uzantıları “ulusal azınlık” olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda “diasporadaki biz”ler, mensubu olduğumuz ulusların devamı niteliğinde ulusal azınlıklar konumundayız.
Kafkasya’daki Adige ulusunun uzantısı olarak Adige ulusal azınlığının insanlarıyız ve her ne kadar diasporadaki benzeşme Anavatandaki kadar olmasa da, teknik olarak “Adige Ulusu”nun bireyleriyiz.
Aynı şekilde, Kafkasya’daki Abaza, Oset, Çeçen, Karaçay ve Balkar uluslarının bireyleri, bu ulusların uzantıları olarak diasporada yaşamaktadırlar.
Teknik tanımlardan uzak, romantik anlamda bir “Kuzey Kafkasya Ulusu”ndan bahsetmek mümkün değildir. Ancak bu gerçek, Kuzey Kafkasya halklarının etnik ve tarihi yakınlıklarına gölge düşürmez. İspanya’da Kuzey Kafkasyalılar gibi biribirine benzeyen-benzemeyen halklar aynı yapı ierisinde farklı parlamentoları ile birlikte yaşamaktadırlar. İsviçre’de, kökenleri ayrı devletler halinde örgütlenmiş, Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar ortak bir ulus ismine sahip olmadan ortak bir devlet içerisinde yaşamayı seçmişlerdir. Ancak bu örneklerin tersi de geçerlidir. Kuzey Kafkasyalılar’dan daha fazla benzeşen Araplar, Turan kökenliler, vb, farklı devletler içerisinde yaşamayı tercih etmişlerdir. Çünkü devlet ve ulus farklıdır.
Peki biz “Çerkes”miyiz ve Çerkes kimleri kapsamaktadır?
Halklara isimleri sonradan verilmez. İsimler tarih içinde oluşur. Tarihi süreç içerisinde Kafkasya’daki otokton halklar kendi kendilerini Çerkes olarak tanımlamamışlardır.
Diasporada, Abaza “ben Abazayım diğerleri Çerkes”, Lezgi “ben Dağıstanlıyım diğerleri Çerkes” derken, Çerkes ismi en cok Adigeler tarafından kabul görmüştür. Çünkü dünyada Çerkes ismi en çok Adigeler için kullanılmıştır.
Bu durumda sorun, Kuzey Kafkasya halklarını veya Batı Kafkasya halklarını kapsayan bir tek isim “oluşturma” olarak gündeme gelmektedir. Bu şekildeki bir tanım, tarihi-orijinal ulus isimlerinin geri planda kalmasına neden olacağı gibi, tepeden inme isimlerin halklar tarafından kabul görmeyeceği de açıktır. Ayrıca bunun ulusların tarihi köklerinden kopmayı getireceğini düşünerek bir anlamda olumsuz etkileri olabileceğini de söyleyebiliriz.
Biz, Adige’yiz, Abaza’yız, Oset’iz, Çeçen’iz, Karaçay’ız… Bunun ötesinde ortak yaşam koşulları süreç içerisinde oluştuğunda, belki de bir gün İspanya halkları veya İsviçreliler gibi bir çatı altında yaşayabilecek Kuzey Kafkasyalı akrabalarız.
(1)   Oset, Karaçay, Kumuk vb diller Kafkas dil grubundan değildir. Ancak çok uzun yıllar Kafkasya’da birarada yaşayan bu halklar Kafkasyalıdırlar.
(2)   Dağıstanlı, bir ulus veya halk ismi değildir. Aynı coğrafyada yaşayan farklı diller konuşan etnik gurupları tanımlamaktadır.
(3)   Adigeyibze; Abzex, Hatıkuay, Cemguıy, Bjedug vb batı Adige lehçelerini birleştirebilmiştir. Ancak Kaberdeyce bunun dışında kalmıştır. Karaçay-Çerkes sınırlarında kalan Abazin dili ile Abhazcanın bütünleşmesi sağlanamamıştır vb. Ancak diasporada tüm diyalektler yaşatılmaktadır. 
 
 
 

Sayı : 2006 01

Yayınlanma Tarihi: 2006-01-01 00:00:00