Namık İsmail (ZECSU) (Samsun, 1890 – İstanbul, 1935)

0
1252

Ünlü ressam Namık İsmail’i ölümünün 71.yılında saygı ile anıyoruz. Cumhuriyetin ilk dönemi Türk resminin en büyük temsilcilerinden olan Namık İsmail, sanat yeteneği, aktif kişiliği ve sosyal yönü ile dönemin en gözde isimlerinden biridir. Çerkesler’in Vubıh boyuna bağlı Zechu ailesindendir. 1890 da babası İsmail Bey’in görev yaptığı Samsun’da doğmuştur. Yaşamı boyunca Çerkes toplumuyla bağları devam etmiştir. Çerkes Teavün Cemiyeti’nin aktif üyelerinden biriydi. Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti’nin Beşiktaş’ta bulunan merkezinde açılan “Çerkes Örnek Okulu”nda Resim ve Fransızca dersleri verdi. Siyasi görüşleri ve yönetici özelliği ile toplumda dikkati çeken bir kişiliği vardı. Türkiye’nin ilk komünist partisi sayılan Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası’nın başkanlığını yaptı.

İstanbul’da Sanayi-i Nefise Mektebi’ni (Güzel Sanatlar Akademisi) bitirdikten sonra eğitimine devam etmek için Paris’e gitti. Dönemin önemli atölyelerinden olan Julians ve Cormon Atölyesi’nde çalıştı (1912-14). I. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’ye döndü ve Kafkas Cephesi’ne katıldı. Şişli’de kurulan atölyede 1914 kuşağı olarak bilinen ressamlarla birlikte savaş resimleri yaptı. Ressam ve sanat tarihçisi Celal Esat Arseven ile birlikte Türk ressamları eserlerini sergilemek üzere Berlin ve Viyana’ya gitti (1917). Berlin’de iki yıl kaldı ve dönemin ünlü ressamları Corinth ve Liebermann Atölyeleri’nde çalıştı. Galatasaray Sergileri’nde resim kişiliğini tanıtan sanatçı, bir süre resim öğretmenliği, Güzel Sanatlar Akademisi müdür yardımcılığı yaptı ve Milli Eğitim Müfettişliği’ne atandı. 1928 de Güzel Sanatlar Akademisi müdürü oldu. Ölümüne kadar bu görevde kaldı (30 Ağustos 1935).

Eserleri çok sayıda müze, kurum ve özel koleksiyonlarda yer alan Namık İsmail, 45 yıllık yaşamını sanat üretimi açısından son derece verimli geçirmiştir. Büyük boy yağlı boya tabloları yanı sıra çok sayıda desen ve poşad çalışmaları bulunan sanatçının eserleri müzayedelerin aranılan eserlerindendir. Eserlerinde Fransız izlenimciliği ile Alman dışavurumcu anlayışlarının sentezlendiği özgün bir teknik ve anlatım görülür. Portreler, nüler, peyzajlar konularındandır. Kafkas savaşçılarını ele aldığı portreleri bazı özel koleksiyonlarda yer alır.

Sayı: 2006 10
Yayınlanma Tarihi: 2006-10-01