Yeni Osmaniye Köyü

0
7

Manisa / Saruhanlı
1864’de başlayan sürgün süreci ile köy halkı ilk olarak Trakya’da İstanbul Çerkezköy’e, ardından İzmir Bornova’ya ve nihayetinde 1880’lerde bugünkü mevkiine yerleştirilmiştir. Osmanlı Devleti bu bölgede yerleşmeleri için üç ayrı yer göstermiş; Yakalı, Kemerliova ve Tepeağılı. Bu tercihler arasından köy Thamateleri kendi fıtratlarına ve daha önceki yerleşim yerlerine uygunluk gösteren, önü ova, arkası tepelik, fundalık olan Tepeağılı’yı seçmişlerdir. Padişah fermanı ile köy halkına dörder – beşer dönüm arazi verilmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında Tepeağılı yakınlarındaki bir başka Çerkes Köyü olan Dedeli’nin Yunan askerleri tarafından yakılması ile oradaki köylüler de Tepeağılı’ya yerleşmişlerdir.
Köyün kurucuları Tlıf İbrahim ve oğlu Haşim, Nohuç Zekeri ve oğlu Hasan, Hudıj Ali ve oğlu İlyas, Yekuaş İbrahim ve oğlu Hüseyin, Çuntış Bişmak ve oğlu Murat, Lehekoureko İsmanil, Teşu Ömer, Ğuney İsmail ve oğlu Şakir, Boren Burhan, Tlıf Osman ve oğlu Hakkı, Şelaho Mustafa ve oğlu Mahmut olarak kayıtlarda geçmektedir
Şapsığ köyü olarak bilinmesine rağmen Bjeduğ ve Abzekh aileleri mevcuttur. Duğe, Ğuney, Habbaj, Hatram, Hudıj, Nohuç, Nu-ik, Sahkta, Şelaho, Teşu, T’lıf, Turkaw, Yekkuaj aileleri yaşamaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra köyün ismi Çerkez Osmaniye olmuş, 1960 ihtilalinden sonra ise köyün adı Yeni Osmaniye olarak değiştirilmiştir.Zamanımızın en önemli olgularından biri olan kentleşme süreci ile köyün demografik yapısı değişmiş; iş, okul gibi nedenlerle köyden kentlere yoğun bir göç başlamıştır.
110 hanesi olan köyün yerleşik nüfusu 350 civarındadır. Ancak köyle ilişkisini kesmeyen, hem köyde hem başka yerleşim yerlerinde evi bulunanlar ile birlikte köyün toplam nüfusu 650 civarındadır. Tatiller, düğünler ve bayramlar, cenazeler dışarıda bulunan köylüleri toplamaktadır. Ayrıca emekliye ayrılanlar köylerine geri dönme eğilimi göstermekteler.
Köyde zeytin, pamuk, üzüm, tütün, buğday ve mısır yetiştirilmektedir. Kentleşme olgusu ve Adiğe geleneklerinin yaşandığı en yakın köyün 2 saatlik bir mesafede oluşu şüphesiz ki adetlerin yitirilmesi sürecini hızlandırmaktadır. Gençlerde dil bilen sayısı çok az olmasına karşın diğer adetler, köyde kurulan dernek ve gençlerin bu noktadaki ortak tutum ve istekleri ile yaşatılmaya çalışılmaktadır. Son yıllarda göze çarpan dış evliliklerin nihai sonucu önümüzdeki yıllarda kendisini gösterecektir.
Bir arkadaşımızın Sosyoloji bölümü lisans tezi çerçevesinde kapsamlı bir araştırma yapılmış ve anketler düzenlenmiştir. Tezin sonuç kısmında özellikle gençlerde okuma oranının yüksek olduğu (üniversite okuyan, bitiren veya üniversiteye hazırlan gençler ağırlıkta) ve gençlerin kültürel değişimin farkında olarak buna karşı ortak bir tavır biçimlendirme eğiliminde olduğundan söz edilmektedir. Aynı araştırmaya göre köylüler gençlerden oldukça umutlu ve köylerinin onlar sayesinde yaşayabileceğine inanmaktadırlar. İlginç ve dikkat edilmesi gereken bir diğer sonuç da 55 yaş ve üzerinin geleneklerde tutucu ve gençlerin geleneklere tekrar sarılma eğiliminde olmalarına karşın 30 ve 40’lı yaş grubunun bu konuya duyarsız kalmalarıdır.
2000 yılında yöresel çapta bir festival düzenlenmiş, Kaf-Der Manisa şubesi ile birlikte köy gençlerinin özverili çalışmaları sonucunda 2001 yılında Türkiye’nin dört bir yanından gelen konuklar ağırlanarak Ege Kafkas Şöleni yapılmıştır. Bu tarz etkinliklerin köyde gelenekselleşerek her yıl yapılması için yoğun talep vardır.
Adiğe konukseverliklerinden şüphe duymadığımız Yeni Osmaniye Köyüne, İzmir – İstanbul karayolunda seyahat eden hemşerilerimizin uğramalarını tavsiye ederiz. Zamanın Yeni Osmaniye Köyüne ve diğer köylere mutluluk getirmesi dileği ile…
Kaynak: Nart Ajans

Sayı : 2008 03

Yayınlanma Tarihi: 2008-03-01 00:00:00