Derin Çerkesler-2

0
8

Kip Fuat Aydemir
 ‘Derin Çerkesliğin’ de bir çizgisi vardı tabi ki. ‘Suya sabuna dokunmamak’ diye genelleyebileceğimiz bu çizgiyi izlemek öyle kolay sayılmazdı. Kolay değildi tabi ki, derneklerimiz, örgütlerimiz solcu sağcı yuvası haline gelmişti

Türkiye’de çalkalanmaların hızlandığı şu günlerde biz Çerkesler’de de gözle görülür bir hareketlilik başlamış durumda. Artık tv’den seyretmeyi bırakıp siyaset sahnesinde öyle ya da böyle görünmek isteyen insanlarımızın sayısı hızla artmakta.
Oysa eskiden ne kadar rahattık. Akordeonlar susmaz, danslar devam eder, geceler heyecanla beklenir ve günün sonunda gene de dernek kirası bir araya getirilemezdi. Ve derneklerin demirbaş elemanları kapı kapı kira dilenmeye çıkardı. Siyasetsizliğin siyasetimiz olduğu günlerde derneklerimize bırakın başka halklardan insanları, Çerkeslik dışında bir konu sokulamazdı. Yoksa parçalanırdık. Zaten siyaset yapmak solcuların oyunuydu. ‘Siyaset yapmayın, sağcı solcu olmayın, futbolcu olun’ diyen büyüklerimiz ve onların sözcüleri sinsi siyasetlerine devam ederlerdi doğal olarak. Çünkü artık dünya siyasi literatüründe kapitalizm, emperyalizm, faşizm, sağ, sol, demokrasi, liberalizm gibi kavramlara "Çerkesçilik" diye yeni bir kavram dahil edilmişti. Ve bu kavram çerçevesinde birleşen Çerkesler’in sayısı oldukça fazla idi. İşte ‘Derin Çerkeslerimiz’in ataları bu kesimden gelmektedir.
 ‘Derin Çerkesliğin’ de bir çizgisi vardı tabi ki. ‘Suya sabuna dokunmamak’ diye genelleyebileceğimiz bu çizgiyi izlemek öyle kolay sayılmazdı. Kolay değildi tabi ki, derneklerimiz, örgütlerimiz solcu sağcı yuvası haline gelmişti. Temizliğe ihtiyaç vardı. Ayrıştırmak gerekiyordu. Bu da göründüğü kadar zor olmamalıydı. Çünki Çerkesler sözle bile kolayca birbirine girebilecek bir halklar bütünüydü. Derinlerimiz nerden başlasak derken ilk metot olarak 12 eylüllerin şablonundan esinlenerek "Rusçu Çerkesler" kavramıyla başladılar işlerine. Bunu doğal olarak "Birleşikçiler", "Birleşmeyecekçiler" izledi. İki Çerkes’i bir araya getirip bir çizgi oluşturamayacağını anlayan gruplar "Yaw biz en iyisi işe tepeden başlayalım" diyip Kuzey Kafkasya’yı birleştirelim dediler. Nasıl olsa herkesin yüzü Mekke’ye bakmaktaydı. Ortak noktadan hareket ederek büyük Orta Asya projesine nispet, Büyük Kuzey Kafkasya idealini ortaya çıkardılar ve Ruslar’ı ortadan kaldırarak yerlerine yerleştirecekleri Kuzey Kafkasyalılar’la kafa sayısı sorununu da çözüp o görkemli proje için yola koyuldular. Yola koyuldular da bizim Çerkesler de rahat durmadı bu süreçte. "Nasılsa Kafkasya’da birleşeceğiz, bari Türkiye’de ayrışalım" diyip dernek sayımızı normal seviyenin üstüne çıkarma yarışına girdiler. Abhaz – Çeçen – Osetler "Biz kendi aidatlarımızı başkalarıyla paylaşmayız yaw" diyip ayrı dernekler kurdular. Zira artık Türkiye’de derneklerimize gelen "yüzbinlerce!" insanımız bu ayrışmayı dayatmıştı. Derneklerimize sığmaz hale gelmiştik. Hatta nöbetleşe gidilir olmuştu derneklere.
-Ya nibjoğ senle görüşemicez bu hafta sonu di mi?
-Evet ya benim dernek saatlerim 2-4 arası, sen 3-5 de yer bulmuşsun.
-Neyse inşallah gelecek sefere.
arkadaşlarla yönetim kurulundan arkadaşlar sorunları rahatça masaya yatırıp tartışabiliyorlardı artık.
Bir sabah uyanınca.. "AA kalk Elbruz kalk, bak hep Adigeler kalmış derneklerde, yahu biz ne diye bi Adige derneği kurmuyoz ki" diyen bir dernekçimiz "alın bi tane de bizden" diyerek derinliğimizi artırdı.
Biz Çerkesler’in en karakteristik özelliği hepimizin "general" olmasıdır. Bir de kimse erlikten generalliğe yükselmez, herkes general doğar. Herkes yönetmek ister. Çünkü hepimiz muhakkak en haklısıyızdır, her çalışmaya bu kafayla başlarız. Eli taşın altına koymak yerine "elinizi taşın altına koyun" demeyi severiz. Dernek yönetimine giremez isek derneği yönetimimize sokarız, gene de gireriz. Bu nedenle yeni dernekler açmaktan geri kalmayız. EE ille de yöneteceğiz.
Sene 2020, Adige derneğinde bir gün "yaw biz Kabardeyler de neden bi dernek açmıyoruz" diyen bir grup KABDER kurulduğunu ilan eder, Şapsığlar ve Abzexler’den sonra Kabardeyler de derneklerini kurmuştur.
Sene 2030, KABDER’de oturan bir grup, “yav Şogenler, Nogeyler dernek kurmuş, biz de kuralım” diyip KİPDER i kurarlar, KİP lerin de bir derneği olmuştur artık.
Sene 2040, “dernek kuracağım, kimse yok muuuuuuuuuu…”
12.06.2008

Sayı : 2008 06

Yayınlanma Tarihi: 2008-06-01 00:00:00