Bir Anı, Haxtekoe Tsej Gelirse…

0
11

Hacıkara Köyünün merasına İnegöl tarafı girişinde sulak, verimli, düz, geniş bir ekenek bulunmaktadır. Bütün köy arazisinin tarıma en elverişli bölgesi burasıdır. İşte bu bölge, köyün ilk kurulduğu yıllarda Hacıkaralılar’ın komşu köylerden biriyle zaman zaman çatışmasına neden olmuştur.
O yıllarda bu bölge, mera komşusu köy tarafından sürekli taciz edilmekte ve sahiplenilmek istenmektedir. Bu nedenle Hacıkaralılar köylerinin batısında bulunan arazilerini sürekli gözetim altında tutmak durumundadır. Aynı zamanda köyün 3 km. doğusunda bulunan ve adına Doğanyeri denilen bölge de, doğudaki başka bir köy tarafından tehdit edilmekte ve kontrol altında tutulmaktadır.
Dönemin mera koruyucusu Sehute Haxtekoe Tsej adında biridir. Uzun boylu ve iri yapılı biri olan Tsej, köyün bir batısına, bir doğusuna gidip gelerek meraları korumaya çalışmaktadır.
Günlerden bir gün köyün batısındaki verimli ekenek, komşu köy tarafından işgal edilir. Kadın, erkek bütün köylü Hacıkara merasına girerler, üstelik başlarında yörenin ünlü eşkıyası Kör Efe olmak üzere. Kör Efe kızanlarıyla birlikte sınırda nöbet tutarken, diğerleri tarlaları sürmektedir. Durumu haber alan köy muhtarı birkaç kişi ile birlikte yanlarına gider, kendisini karşılayan Kör Efe’ye:
-Burada ne yapıyorsunuz, burası bizim yerimiz, der.
Kör Efe kısaca yanıt verir:
-Bundan sonra burası bu köylülerin. Siz başınızın çaresine bakın.
Bunu üzerine muhtar, bozuk Türkçesiyle Hacıkara ve çevre köylerde deyim halini almış olan cevabı verir.
-Veeey Neşujiy Neşujiy Haxtekoe Tsej gelirse şhavbat yapar. (Hey küçük kör hey, Haxtekoe Tsej gelirse kafanı patlatır.)
Kör Efe umursamaz. Muhtar geri döner ve Doğanyeri’ndeki merada nöbette olan Tsej’e haber salar. Tsej haberi duyar duymaz çok sinirlenir ve oranın en yüksek tepesine çıkarak karşıya bakar. Belli belirsiz beyazlı alacalı öküzlerin sabana koşulu vaziyette tarlada çalıştıklarını görür. Anlatılanlara göre karşıya doğru öyle bir bağırır ki, dağları tepeleri aşan Tsej’in sesi tarlayı sürmekte olan köylülerin kulaklarında yankılanır ve korkuya kapılırlar. Silahlı olmalarına ve Kör Efe’nin varlığına rağmen kaçmak için toparlanmaya başlarlar. Kör Efe kendilerine korkmamalarını söylese de onlar artık Tsej’in sesini duymuşlardır. Tsej vakit kaybetmeden tepeleri ve dereleri aşarak yanlarına gelir ve umursamaz biçimde bağdaş kurmuş beklemekte olan Kör Efe ve kızanlarının başına dikilir, zamanına göre iyi Türkçesiyle sorar:
-Neler oluyor, nedir bu vaziyet?
Kör Efe aynı umursamazlıkla yanıt verir:
-Buraları artık bu köylülerin, böyle olacak.
Bu cevabın üzerine Tsej, elindeki Çerkeslerde sofe denilen ucu küt kısa kılıcı ile efe ve kızanlarına saldırır. Neye uğradıklarını anlayamayan eşkıyalar yaralı halde kaçmaya başlarlar. Durumu gören köylüler zaten hazırlıklıdır ve kaçırabildikleri öküzleri ve sabanlarını alarak yöreyi terk ederler.
Bu olayda 22 çift öküz ve saban Hacıkaralılar’a “hediye” olarak kalmış ve köylüler arasında paylaştırılmıştır.
Bu yöre Hacıkara’da halen Tırku Sıne olarak adlandırılmaktadır ve köylünün arazisi dahilindedir.
Tsej, daha sonraki bir yıl içerisinde diğer tartışmalı yer olan Doğanyeri’ni taciz eden köylüleri araziden sürüp köye dönerken, çalıların arkasına saklanmış biri tarafından saldırıya uğrar ve başına baltayla vurulur. Anlatıldığına göre başından ağır yaralanan Tsej, hiç arkasına bakmadan köye kadar gelir, bir ay yattıktan sonra ölür. Doğanyeri de halen köy arazisi dâhilindedir.
Kahramanımızın görüntüsü gerçekten anlatıldığı kadar korkunç, sesi de o kadar gür müydü bilemeyiz. Ama Hacıkara’da bir Haxtekoe Tsej gerçekten yaşamıştır. Ve yakın zamana kadar çevre Türk köylerinde dahi yaşlılar, birisi yapmaması gereken bir şeyi yapıyorsa hemen cevabını verirler:
-Haxtekoe Tsej şhavbat yapar.
Sehute Zeki’nin anlatımından derleyen; Filiz Çelik.
Sehute Zeki’nin Notu: Hacıkara Köyü, kurulduğu yıllarda yaşadığı sıkıntıları unutmuş, komşu köylerle dostluğunu geliştirmiştir. Bu nedenle diğer köylerin isimlerine yer verilmemiştir ve bu olay bir anıdır. Aslolan birlikte barış içinde yaşamaktır.
 

Sayı : 2009 08

Yayınlanma Tarihi: 2009-08-01 00:00:00