Abhazlardan NATO’ya

0
10

ABD’nin son dönemde Gürcistan’ı yeniden bir askeri üsse dönüştürme girişimi ve NATO kanalıyla Gürcistan’ı silahlandırma politikalarını devam etttirmesi Abhaz diasporasında tepkiyle karşılandı. Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi yaptığı açıklamada “Kafkaslardaki sorunların çözümü çabalarına NATO’nun müdahil olması ancak Abhazya’nın rızası, desteği ve katılımıyla söz konusu olabilir” diyerek, “Abhazya’yı hala Gürcistan’ın toprak bütünlüğü içinde değerlendiren yaklaşımın iflas ettiği artık görülmeli ve kabul edilmelidir” değerlendirmesi yaptı. Komite adına İrfan Argun imzasıyla yapılan yazılı açıklamanın tam metni şöyle:   
ABD NATO’yu alet ediyor
Uluslararası güvenliği sağlamak amacıyla kurulan ve bu yönde faaliyet gösterdiğini iddia eden, büyük Batılı güçlerin neredeyse tamamının üye olduğu NATO’nun güvenliği sağlamak adına son dönemde yaptığı bir takım girişimlerin yarattığı sonuçları hayretle izliyoruz. Ağustos 2008 Rus-Gürcü Savaşı’nın da açıkça gösterdiği biçimde, Kafkaslarda kurulmak istenilen askeri dengeler bölgeyi istikrara kavuşturmak yerine büyük sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. NATO’nun herkesin bildiği bu gerçeğe rağmen, Gürcistan’ı silahlandırmaya devam etmesi yeni tehditlerin doğmasına neden olmaktadır.
NATO’nun ana gücü durumundaki ABD’nin, NATO’yu da alet ederek 2004-2008 yılları arasında Gürcistan merkezli olmak üzere Kafkaslarda uyguladığı politikanın sonuçlarının Ağustos 2008 Savaşıyla anlaşılmış olması beklenirdi. Oysa ABD’nin bu politikasını devam ettirme yönünde ısrarcı olduğu ve Gürcistan’ı yeniden bir askeri üsse dönüştürmeye çalıştığı görülmektedir. Çevresinde yaşayan halklara ve devletlere müsamaha göstermeyen, tahammülsüz ve saldırgan bir Gürcistan’ın Kafkaslarda sebep olduğu yıkımın unutulmaması, sürekli biçimde hafızalarda tutulması gereklidir. ABD’nin yeniden sorunlara neden olacak politikalarının, NATO üyesi ülkeler tarafından anlaşılması ve başta ABD olmak üzere tüm müttefiklere anlatılması zorunludur. Gürcistan ve destekçisi ABD’nin tek taraflı politikalarının müttefiklerce reddedilmesi, bu yaklaşımlar karşısında çok taraflı bir bakış açısının geliştirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu çok taraflı sürecin göz ardı edilemeyecek en önemli tarafı durumundaki Abhazya’nın gerçeklerinin ve beklentilerinin farkında olunmalıdır. Abhazya’yı hala Gürcistan’ın toprak bütünlüğü içinde değerlendiren yaklaşımın iflas ettiği artık görülmeli ve kabul edilmelidir.
Abhazların, en temel insan hakkı olan kendi kaderini tayin hakkının farkında olunarak küresel ve bölgesel politikalar tanımlanmalı ve uygulanmalıdır. Kafkaslardaki sorunların çözümü çabalarına NATO’nun müdahil olması ancak Abhazya’nın rızası, desteği ve katılımıyla söz konusu olabilir.
Abhazya bağımsızdır
Abhazya’nın içinde olmadığı hiç bir karar gerçekçi, adil ve sonuç yaratıcı olmayacaktır. Abhazya ile Gürcistan arasında bağlayıcı bir hukuki ilişkinin kalmadığı akıllarda tutulmalıdır. Bilinmelidir ki Abhazya Devleti her türlü tarihi, siyasi ve hukuki norma göre bağımsızlık unsurlarının tümüne sahip; vatandaşlarının haklarını koruyabilecek uluslararası alanda tanınmış bir ülkedir. Abhazya bu kimliğiyle Cenevre görüşmelerinde taraf olarak yer almaktadır ve uluslararası alanda kendini temsile yetkili ve yeterlidir.
Abhazya’da yaşayan Abhazlar ve her şartta sonuna kadar ve tüm imkânlarıyla canları pahasına vatanının yanında duran ve durmaya hazır olan biz diasporadaki Abhazlar bu bilinçle toprağımızı işgalden ve soyumuzu kırımdan korumaya çalışıyoruz. Uluslararası güçlerin çıkarlarını bizim toprağımız ve canlarımız üzerinden tanımlamalarını ve mücadeleye girişmelerini kabul etmiyoruz. Bu mücadele sadece Abhazya’ya değil başta Gürcistan olmak üzere tüm Kafkasya’ya ve çıkar kavgasına giren Büyük güçlere zarar verecektir. Bunun anlatılması ve anlaşılması gereklidir. Bölgesel barışa giden yol Kafkasya’nın özellikle Kafkasya’da bulunan saldırganlığı teyit edilmiş devletlerin silahlandırılmasından geçmez. Dünya barışını tesis etmeyi amaçlayan bir savunma örgütünün görevi, bölgenin silahsızlandırılması ve saldırmazlık anlaşmalarının imzalanması çerçevesinde olmalıdır. NATO’dan beklentimiz ancak bu olabilir. Aksine bir süreç sadece Kafkasya’nın yeniden ateş topuna çevrilmesine, on binlerce insanın kanlarının dökülmesine ve yeni yıkımlara sebep olacaktır.
Bağımsız Abhazya devletinin doğal vatandaşları olan ve Anavatanlarından sürülen Abhaz diasporasının temsilcileri olan bizler, ırkımızın yaşamına devamından ve vatanımızın sonsuza kadar varlığını sürdürmesinden sorumluyuz. Bu sorumluluğumuzun bir gereği olarak Abhaz ulusuna ve devletine yapılan ve BM’nin 1993 raporlarıyla da belgelenen haksızlık ve vahşetin tekrarıyla sonuçlanacak hiç bir çabayı kabul etmiyor, kınıyoruz.

Sayı : 2010 11

Yayınlanma Tarihi: 2010-12-01 00:00:00