‘Çerkes Manifestosu’ Hayal Ediyorum

0
1458
Tarihin en kötü acılarını yaşamış bir halkın fertleri olarak bizler daha fazla acı, kan, gözyaşı istemeyiz. Düşmanlıklarla işimiz olmaz. Ama gerçekleri dile getirmek, kimliğimizle yaşamak ve kimliğimizi geleceğe taşımak isteriz. Göz göre göre halkımızın yitip gitmesine kayıtsız kalamayız. Tarihe karşı sorumluyuz. Çocuklarımız ve torunlarımıza dünden daha kötüsünü bırakmamalıyız. Olması gerekeni demokratik yol ve yöntemlerle talep etmek ve bunun için dünya örneklerinden yararlanarak örgütlenmek ve pozisyonumuza uygun en geniş cephe ile işbirliği yapmak durumundayız.
Ülkeler ve uluslar arası ölçekte, temel sorunun analizinin yapıldığı, sorunun çözümü için yol haritasının oluşturulduğu, yaşanabilecek güncel sorunlara da bu temel çerçeve üzerinden çözüm oluşturabilecek, kitlesel katılımlı, demokratik, özgürlükçü, merkezi siyasi bir yapılanma gerekli. Yani; dünyayı ve özelde Kafkasya’yı tahlil ederek strateji oluşturacak bir siyasi irade gerekli. Kültürel ve diğer örgütlülükler ise tartışmasız gereklidir ve siyaseten ulaşılması hedeflenen çözüm için önemlidir.
Genel çerçevede; yaşadığımız her yerde, anavatan dahil demokratikleşmede öznelerden biri olmak için gerekeni yapmak, kimlik bilincini yükseltmek, dönüş ve çifte vatandaşlık haklarını tescillemek, planlı-programlı dönüşler için alt yapıyı hazırlamak ve gerçekleştirmek, kısaca kendi geleceğimizi yazmak hedef olmalı.
İç dinamiklerle oluşan, habzeden aldığı güçle toplumsal iradeyi bölgesel olarak örnekleyen düğün ve silah konusundaki inisiyatifi de örnek alarak, bir Çerkes manifestosu hayal ediyorum:
Yerleşim yerleri yoğunluklarına göre iller ya da bölge bazında ülke birimleri oluşturulur.
Yerleşim yerlerinin her birinde toplantı organize edilerek köy ve ilçe bazında temsilciler seçimi yapılır. (Her yerleşim yerinden asgari bir temsilci olmalı; yaklaşık nüfusa göre sayı düzenlemesi yapılabilir.) 
Yerleşim yerleri temsilcilerinin katılımı ile il ve/veya bölge bazında toplantılar düzenlenerek temsilciler seçilir. (Sayının belirlenmesi için yöntem oluşturulabilir.)
İl ve/veya bölge temsilcilerinin katılımı ile ülke bazında Kongre toplanır ve ülke genelinde Koordinasyon ve Yürütme Kurulları oluşturulur. Diyaspora genelinde bir uzlaşı ile belirlenmiş sayıda ülke temsilcileri seçilir.
Her toplantıda ülke bazında ve diyaspora genelinde oluşturulacak strateji için görüş alış-verişi yapılarak, tartışma ve ikna ile ortaklaşılan konuların netleşmesi sağlanır.
Ülke bazında ortak strateji belirlenir. Uluslararası arena ve anavatana dair düşünceler, Uluslararası Diyaspora Kongresi için taslak kabul edilir.
Ülke temsilcilerinin katılımı ile Uluslararası bir Kongre gerçekleştirilir. Uluslararası Koordinasyon ve Yürütme Kurulları oluşturulur. Diyaspora geneli için ortak strateji belirlenir. Dünya kamuoyuna “Çerkes Manifestosu” deklare edilir.
Diyaspora, eş zamanlı organizasyonlar, etkinlikler, yerine göre protestolar yapabilecek merkeziliğe ulaşabilmeli. Kendi içinde tartışan, daha doğru şeyler için eleştiren, ama birlikte de üretebilenler bir güç odağı olabilmeli. Güçlü Çerkes diyasporası anavatanın elini güçlendirecek, RF üzerinde de etkili olacaktır.
Nereden nereye geldi dünya. Kaç devlet vardı, sayılar son yıllarda nasıl arttı? Çekoslovakya, Yugoslavya ve SSCB’yi anımsayalım hemen. Tahmin edebilir miydik bütün bu olanları? Biri tahmin yürütse idi “hayal kurma” mı derdik acaba? Uzağa gitmeden bağımsız Abhazya’ya bakalım. Düşünür müydük Abhazya’nın bir gün bağımsız olacağını? Dengeler alt üst oluyor.
Birçok konuda farklı düşünüyor olabiliriz. Ama bir gerçek var; hazır bir çözüm reçetemiz yok, ya da herkesin reçetesi kendine gibi bir durum var. Bıkmadan usanmadan tartışarak ve birbirimizi ikna ederek, bunu şeffaf bir şekilde yaparak, ortaklaşmayı zorlayarak yol haritamızı yapmalıyız. Dünyayı yönetenlerin senaryolarını okumaya çalışırken, onların senaryolarında figüran olmak yerine kendi senaryomuzu oluşturmak hedefimiz olmalı. Bizim Kafkasya için, Çerkesler için istediğimiz şeyler ‘hayal’ olarak değerlendirilebilir. Varsın hayal edelim, evet, ‘gerçekçiyiz ama imkânsızı istemek’ durumundayız.
Yaşar Güven

Sayı: 2011 04
Yayınlanma Tarihi: 2011-04-01 00:00:00

Önceki İçerikKAĞNILARIN SESİ*
Sonraki İçerik3 Fidan- 6 Mayıs
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.