Anadolu’ya Göçmen Gelen Hint-Avrupalı Luviler

0
2831
Luvi dilini yapı bakımından inceleyen bilim adamları Hint-Avrupalı yapıda olduğu konusunda görüş birliği içerisindedirler. Diğer taraftan bu dil, yine Hint-Avrupalı karakterli Hitit (Nesa) diline lehçe düzeyinde bir benzerlik gösterir (Brandau ve Schickert, s.16-32 ). Bu konuda büyük ölçüde uzlaşma olduğu söylenebilir, bu görüşlere ben de katılıyorum.
Görüş ayrılığı bu noktadan sonra başlar.
Luvi Halkını Anadolu’nun Yerlisi Sayan Görüş  
A. Götze ve Forrer Luvi halkını Güney Anadolu’nun yerli halkı sayarlar. Onların düşüncesine göre Anadolu’nun yerlisi olan Hint Avrupalı Luvi halkı, Hint-Avrupalı olmayan bir dil ve kültürle ilişkiye girmeden; Ege Adaları, Mora yarımadası, Balkan yarımadası, Sicilya ve İtalya’ya kadar yayılmıştır. (Umar-1999, s. 47-48)
Luvi Halkını Anadolu’nun Yerli Halkı Sayan Görüşün Eleştirisi
Luvilerin Hint-Avrupa kökenli yerli Anadolu halkı olduğunu savunan bu yazarlar, aynı zamanda en eski çağlardan beri Anadolu’da (bu yazarların kabulüne göre Kapadokia’da) Hint-Avrupalı olmayan bir dil konuşan ve Anadolu’nun yerlisi olan “Hatti” adlı bir halkın yaşadığını, Hint-Avrupalı Hititlerin bu halkın dilinden ve kültüründen pek çok şey aldıklarını (Umar-1999, s. 25- 34), böylelikle Hitit dilinin “kırma bir dil” haline geldiğini ama bu “kırma dilin” Luvi diline çok benzediğini kabul ettiklerine göre, şu soruyu da yanıtlamak durumundadırlar: Hiçbir dille etkileşmeden varlığını koruduğunu iddia ettiğiniz saf Hint-Avrupalı Luvi dili, Hatti diliyle etkileşerek değişen Hint-Avrupa asıllı kırma Hitit diline nasıl bu kadar çok benzeyebilir?
Bu görüşü savunan yazarların yukarıdaki soruya verebilecekleri mantıklı bir cevap yoktur. Çünkü, pek açıktır ki böyle bir benzerlik, Luvi dilinin de Hitit dilinin gelişimine benzer bir evrim geçirmesiyle mümkün olabilir. O nedenle bu görüşü savunan yazarlar bu sorunu görmezlikten gelir ya da küçümserler.
Oysa sorun görmezlikten gelinerek ya da küçümsenerek geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Shachermeyr de konunun önemine dikkat çeker:
“Luwice üzerine varılacak yargı bakımından; onun, çivi yazısı hititçesi, HH dili ve Pala dili ile aynı Hint-Avrupa dilleri topluluğuna girmekte olması önem taşır. Bu diller arasında, gerek dilbilimsel kuralları gerek sözcük dağarcıkları bakımından o kadar yakın bir hısımlık vardır ki, bu dilleri ilk kullanan istilacı kitlelerin tarihsel yazgılarının da birbirine benzediği, yani aşağı yukarı aynı çağda, aynı yöreden gelmiş olmaları gerektiği pek açıktır. Belki Lykia dili de bu dil topluluğuna giriyordu. Ancak, ilk kez Ugnad’ın benimsediği, Luwi dilinin Lykia diliyle aynı olduğu görüşünün kabulünü kesinlikle olanaksız sayıyorum.
Bu böyle olunca, Luwi dilini diğer kardeş Hint-Avrupa dilleri (örneğin Hitit, Phryg, Hellen, Illyrialı, Ermeni, Arialı dilleri) gibi Hint-Avrupalı alt katmanlar ile Hint-Avrupalı bir ya da birkaç üst katmanın karışması sonucu oluşan bir dil saymamız aslında, tutarlı düşerdi. ” (Umar-1982; s.293)
Luvilerin Anadolu’ya göçmen olarak geldiğini savunan yazarlarda bu tutarlılık vardır,   bu görüşü desteklememizin nedenlerinden biri de budur.
Luvi Halkının Anadolu’ya Göçmen Olarak Geldiğini Savunan Görüş
James Mellart, Fritz Shachermeyr, Nauman,  Dinçol ve Bilgiç gibi yazarlara göre; Luviler, Anadolu’ya dışarıdan gelen ve Hint-Avrupalı dil konuşan bir halktır. Dilleri ve kültürleri, Anadolu’daki yerli halklarla etkileşmiş, böylelikle Luvi dili ve kültürü oluşmuştur (Umar-1999, s. 26-43-47-48-54; Umar-1982, s.292…308; Memiş, s. 45-46). Bu yazarlara, “M.Ö. 2500-2000 tarihleri arasındaki uygarlıkları Hattilere ait sayan” Akurgal’ı da eklememiz gerekir (Akurgal, s.27-31).
Bu görüşün baskın görüş olduğu söylenebilir.
Luvi diliyle etkileşen yerli Anadolu dilini Güney ve Batı Anadolu’da konuşulan bir Hatti lehçesi saydığımızı, Luvi dilinde görülen ve Fritz Shachermeyr’in Luviler öncesi Hint-Avrupalı olmayan bir dil konuşan halklara ait saydığı subrast ekleri, (-ssa, -ssos, -nda, -ndos, nthos bitişleri bulunan tarihsel coğrafya adlarını)  bu Hatti lehçesiyle ilişkilendirdiğimizi belirterek bu görüşü destekliyoruz.
Araştırmacı Yazar Umar’ın Bilim Dışı Eleştirileri
Türkiye’de yukarıdaki görüşleri inceleyen en önemli eserler, araştırmacı yazar Bilge Umar’ın yukarıda belirttiğimiz eserleridir. Luvileri Anadolu’nun yerlisi sayan Umar, görüşlerine katılmadığı Fritz Shachermeyr ve İsmail Berkok gibi yazarları- dramatik bir şekilde ırkçılık suçlamasında da bulunarak- bilimsel olmayan bir tutum ve ırkçı bir görüşle eleştirir.
Umar’ın bilim dışı yöntemi ve ırkçı görüşleri gelecek yazımızın konusu olacaktır.
KAYNAKÇA
1. Bilge Umar, Türkiye Halkının İlkçağ Tarihi, 1, 1982.
2. Bilge Umar,   İlkçağda Türkiye Halkı, 1999.
3. Birgit Brandua, Hartmut Schickert, Hititler, 2003.
4. Ekrem Akurgal, Anadolu Uygarlıkları, 1989.
5. Ekrem Memiş, Eski Çağ Türkiye Tarihi, 2001.

Sayı: 2011 07
Yayınlanma Tarihi: 2011-07-01 00:00:00