30 Dairelik bir Çerkes ‘Köyü’

0
29

Röportaj: Enver Sağlam
Eylül sayımızda, “Ankara’da Çerkesler bir arada”  başlığı ile yayınladığımız röportajdan sonra güzel bir haber de Tokat’tan geldi. Gerçi konu yeni değildi ama en azından Jıneps olarak bizim yeni haberimiz olmuştu. Ankara Sincan’daki Çerkes sitesinin bir benzeri Tokat’ta hayata geçirilmişti. Sitenin kurucularından Yakup Bayer bize kendi sitelerinin macerasını anlattı.
-Böyle bir siteyi kurma ihtiyacını neden hissettiniz?
-Ben Tokat merkez ilçeye bağlı Pınarlı Köyündenim. Çerkesçe ismi Elekohable olan köyümüz Kabardey köyü olup şu anki nüfusu bütün Çerkes köylerinde olduğu gibi oldukça azaldı. Biz büyükler köyümüzden hâlâ kopmadık. Ama yeni jenerasyon için köyler cazibesini yitirdi. Gençlerin kültürel anlamda kaybolmalarının önüne geçmenin çarelerini düşünürken böyle bir projeyi hayat geçirmek istedik. Şehir merkezinde de olsa bir ‘köycük kuramaz mıyız’ sorusuna cevap ararken, Recep Bay -ki kendisi o dönem Tokat Dernek başkanı idi– ve Metin Bakar’la kooperatif kurmaya karar verdik. Önce bir arsa bulduk ve arsa sahibine bir bina yaparak teslim ettik ve kalan arsayı olduğu gibi kendi mülkümüz yaptık.
İlk önce Nart sitesi isimli binayı yaptık. Beş kat üzerine üçer dairelik binanın bir kapıcı dairesi ve iki dükkânı mevcuttu. Dükkânları daha sonra dernek binası ve lokâl olarak düzenledik ve tapularını da dernek üzerine yaptık. Daha sonra şartlar gelişince aynı proje ile Seteney isimli binayı yaptık. Seteney’in çatı katını da kız öğrenciler için öğrenci evi olarak düzenledik. Hemşerimiz öğrencilerden cüzi elektrik-su gibi giderlerin dışında ücret almayarak onların eğitimine de ayrıca katkı vermeye çalıştık. Şimdi Sırada Nart’ın çatı katını erkek öğrenci evi olarak düzenlemek için çalışıyoruz. Bodrum katındaki düzenleme ile burada düğün-nişan gibi organizasyonlar yapıyoruz. Derneğimiz gençleri ve minikleri de bu bodrum katındaki salonda Kafkas Dansları çalışmalarını yapabiliyorlar. Ayrıca binanın arka bahçesindeki açık kullanım alanı da bu tür etkinlikler için kullanılabiliyor.
-Bu ‘köycük’ istediğiniz işleve kavuştu mu?
– Elbette kavuştu. Bir defa bu site ile şehrin merkezinde resmen bir köy oluşturduk. Otuz hane bile kalmayan köylerimizden sonra burası bizim için resmen bir köy. Biz büyükler gerek lokalde ve gerekse dernek binamızda sık-sık bir araya geliyoruz ve dili bilenler anadilleri ile sohbet edebiliyorlar. Bilmeyenler için de kulak dolgunluğu oluyor. Gençlerimiz ve çocuklarımız da bu ortamda yaşayarak Çerkeslik bilincine, Adıge diline ve kültürüne vakıf oluyorlar. Xabze (Khabze / Habze) görerek duyarak yaşayarak özümsenmeye çalışılıyor. Tam yeterli olmasa da en azından bu ortamı görüyorlar.
Binalarda oturan hemşerilerimiz mümkün mertebe evi satacak veya kiraya verecek olsa da yine bir başka hemşerimizi arıyor. Böylece bu ortamı korumaya çalışıyoruz. Binamızı genel görünüm itibarıyla çevre binalardan her anlamda farklı kılarak bu “köy”ün farkını ortaya koymaya çalışıyoruz. Değişik yerlerden derneğe gelenler, çocuklarını çalışmalar için derneğe teslim eden anne-babalar güvenle hareket ediyorlar. Bu az şey mi? Şehir hayatında bunun rahatlığını siz büyükşehirlerde yaşayan insanlar olarak daha da takdir edersiniz umarım. Ayrıca dışarıdan gelen bir hemşerimiz için de burası bir merkez oluyor. Bir barınma sıkıntıları olduğunda yardımcı olmaya çalışıyoruz.
-Okuyucularımıza söylemek istediğiniz başka şeyler var mı?
-Her şeyden önemlisi önce bir şeyi yapmak istemektir. Devlet Su İşleri’nde elektrik teknikeri olarak çalışmaktayım. Bu işleri hiç bilmediğim ve de çok paramız olmadığı halde benzer düşünceleri olan arkadaşlar ile önce bir araya geldik. Başta üye sayımız daha çok olsa da zamanla azaldı. Ama sabredemeyenler yaptıklarımız ortaya çıkınca eminim pişman olmuşlardır. Biz Çerkesler olarak her şeyi çok iyi biliriz, çok da güzel konuşuruz ama önemli olan bir araya gelebilmek ve bir işi beraberce yapabilmektir. Biz bunu yapabildik sanıyorum. Bizim yapabildiğimizi neden başka hemşerilerimiz de yapmasın.
Jıneps sayesinde öğrendiğimiz Ankara Sincan’daki benzer bir organizasyon da diğer bölgelerde yaşayan hemşerilerimize örnek olmalı ve Wunafe’den biraz zaman ayırıp bu tür işlere de yönelmeliyiz diye düşünüyorum. Biz bu siteyi kurarak sadece kendi içimizde yaşamayı değil yeri geldiği zaman yaptığımız etkinlikler ile burada Çerkesler yaşıyor dedirtebiliyorsak ne mutlu bize. Mesela 21 Mayıs Sürgünü’nü anma toplantısında Nart Ateşi’ni sokağımızda yakıp çevreye de gereken mesajları verdiğimizi düşünüyorum.
-Son bir soru ve teşekkürlerimizle bu söyleşiyi noktalayalım. Ailenizden hiç bahsetmediniz.
-Evliyim. Eşim hemşirelik yapıyor. İki oğlum var. Nartan üniversite eğitimini yapıyor. Jankat ilköğretim altıncı sınıfa gidiyor. Ben de size teşekkür ederim. Yaptıklarımızla hemşerilerimize yol gösterebilirsek ne mutlu bize.
Wunafe: Karar toplantısı

Sayı : 2011 10

Yayınlanma Tarihi: 2011-10-01 00:00:00