Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Dersim olayları protesto edildi

4 Mayıs 1937’de başlayan Dersim olaylarının 75. yıldönümünde Tunceli’de beyaz giysili, elleri bağlı ve çıplak ayaklı yürüyüşle protesto edildi. Olaylar sırasında ölenler için öldürüldükleri yer olan Gole Çeto Mevkii’nde mum ve ağıtlar yakıldı.
Avrupa’da faaliyet gösteren Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu’nun Tunceli Cemevi’nde düzenlediği etkinlikte Dersim Harekatı sırasında ölenler törenle anıldı. Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Yaşar Kaya, hükümetin Dersim’de yaşanan 1938 olaylarıyla ilgili yaptıklarının yetersiz kaldığını söyledi.
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu’nun çağrı metninde şu talepler yer aldı:
Dersim Halkının Çığlığını Duyun:
4 Mayıs resmen Dersim acılarını anma günü ilen edilmelidir iş başında hangi hükümet olursa olsun bir açıklama yapılmasını, üzüntülerin dile getirmesini ve katliamda hayatlarını kaybedenlerin hatırlanarak, anılarına saygı gösterilmesini istiyoruz.
15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Dersim Seyitlerinin mezar yerleri açıklanmalıdır.
1938 tarihinde evlatlık verilen, Çocuk Esirgeme Kurumu yurtlarına verilen ya da dönemin yetkililerince kendi üzerlerine kaydedilen Dersimli yetim çocukların tam listesini açıklanmalıdır.
TBMM’de ‘Dersim 1937-38 Tertelesini Araştırma Araştırma Komisyonu’ kurulmalıdır.
Dersim’i yok etmenin bir parçası olarak planlanan Munzur, Harçik ve Peri Vadileri’ndeki baraj inşaatlarını durdurulmalı, Dersim halkının çığlığına kulak verilmelidir.
Erzincan il sınırları içinde yer alan köylerden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 100 kadar Alevi’nin kemikleri DNA’ testi ile tespit edilerek tek tek ve dini törenler ile defnedilmeleri sağlanmalıdır.
Dersim 1937-38 Tertelesi için “Dersim 1937-38 Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulmalıdır.
Dersim bugünkü “Tunceli” olarak değil tarihi sınırları ile tanınmalı ve başta Dersim ismi olmak üzere değiştirilen bütün yer isimleri iade edilmelidir.
Dersim halkının kendi topraklarında kendi dilleri, inancı ve kültürü ile güven içerisinde yaşayabilmesi güvence altına alınmalı ve bu güne kadar uğradıkları zararlar tazmin edilmelidir.
 
 
 
 
 

Sayı : 2012 05

Yayınlanma Tarihi: 2012-05-01 00:00:00

Yazarın Diğer Yazıları

Genç ve cesur: Kuzey Kafkasya’nın modacıları

Nalçik'ten üç genç tasarımcı, günümüz tüketicilerinin nelere değer verdiğini ve küçük etnik markaların kârlı hale gelip gelemeyeceğini anlatıyor Farklı DNA’ya sahip Lalina Saralp’ın konsepti, Kuzey Kafkasya’nın...

Açlık ve yoksulluk sınırında vahim tablo

TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının nisan ayı sonuçlarına göre Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img