21 Mayıs direniş günüdür!

0
8

Çerkes sürgün ve soykırımının 148. yıldönümü, başta Türkiye’de olmak üzere anavatanlarda, ve çeşitli ülkelerde Rusya Federasyonu temsilcilikleri önünde yapılan protesto gösterileriyle anıldı. İstanbul’da Rus Konsolosluğu önünde yapılan basın açıklamasında, “İnsanlık suçu olan soykırıma ve sürgüne inat yaşama tutunuyor, mücadeleyle varolmayı tercih ediyoruz. Yaşanan trajediye karşın, tarihi düşmanlıkları hatırlatma ve diriltme anlamı yüklemeden soykırımın birinci derece sorumlusu Çarlık Rusyası ideolojisini mahkum edip, varisi Rusya Federasyonu ve Dünya kamuoyu nezdinde adalet arayışını yükseltiyoruz” dendi.
***
Çerkes sürgün ve soykırımının 148. yıldönümü, başta Türkiye’de olmak üzere anavatanlarda, ve çeşitli ülkelerde Rusya Federasyonu temsilcilikleri önünde yapılan protesto gösterileriyle anıldı.
İstanbul, Taksim’deki May21 Platformu’nun organize ettiği eylem,  20 Mayıs Pazar günü İstiklal Caddesi Rus konsolosluğu önünde gerçekleştirildi.  İstiklal caddesi Tramvay Durağı önünden yürüyüşle başlayarak, Rusya konsolosluğu önünde basın açıklamasıyla tamamlanan protestoya üç binin üzerinde kişi katıldı.
 Saat 13:00’de Tramvay durağı önünde toplanarak yürüyüşe geçen kortejde yol boyunca, soykırıma yönelik sloganların yanı sıra, 2014’de Soçi’de gerçekleştirilecek Kış Olimpiyatları’na karşı sloganlar da atıldı. Türkçe, Rusça ve İngilizce pankartların taşındığı ve çok sayıda örgütün katıldığı gösteriye, İstanbul dışından da katılım yoğundu. Bir buçuk saat süren ve Çerkes olmayan çok sayıda kişinin katıldığı HDK’nın destek verdiği yürüyüşte “21 Mayıs Direniş Günüdür!”, “Soykırım Sizin, Direniş Bizim!”, “Soçi’de Olimpiyat İstemiyoruz!”, “Katil Rusya, Kafkasya’dan Defol!”, “Soykırımı Dünyaya Haykıracağız!” sloganları atıldı.
Rusya konsolosluğuna 20 metre mesafede kurulan polis barikatları önünde yapılan basın açıklamasını platform üyesi Cankat Acı okudu. Metinde,  21 Mayıs 1864 tarihinin sembol seçilmesinin nedeni,  Çarlık Rusyası’nın bütün bir Kafkasya’ya yönelik işgal harekatını tamamlamak adına gerçekleştirdiği bu soykırımda yüz binlerce insanın katledildiği,  sağ kalanların da yüzde 90’nının sürgün edildiği belirtildi.
Basın açıklamasında özetle şu değerlendirmeler yapıldı:
Öfkeliyiz çünkü, uğradığımız haksızlığın telafisi yönünde atılmış tek bir adım olmadığı gibi, değişen çağlar ve rejimlere rağmen Rusya’nın Kafkasya siyasetinde hiçbir şey değişmedi.  Bugün hala ilkel kolonyal bir politikayla yönetilmeye çalışılan Kafkasya’da, en temel insan haklarından bağımsızlık arayışına kadar her türlü talep, yıldırma ve sindirme yöntemleriyle karşılanıyor.
Öfkeliyiz çünkü, itirazlarımıza rağmen, Çerkesya’nın başkenti, Çerkes soykırımı’nın sembol şehri Soçi’de 2014 yılı’nda gerçekleştirilecek olan kış olimpiyatları, yine Rusya tarafından tarihi bir çarpıtmanın aracı olarak kullanılıyor. Soçi’yi bir Rus şehri olarak dünyaya tanıtan Rusya, şehrin Çerkes kimliğini, tarihini ve soykırımı perdeleyen kampanyasını ısrarla sürdürüyor.
Öfkeliyiz çünkü, 2009 yılından bu yana giderek güçlenen mücadelemiz,  Kremlin’e yerleşmiş çete tarafından karalama kampanyalarıyla yıpratılma çabasıyla karşı karşıya. Bu çete, halkımızdan ve tarihimizden aldığımız güçle ve demokratik değerlerle sürdürdüğümüz haklı mücadelemizi, terörizm ve dış dinamiklerin oyunu olma iddialarıyla kıskaca alma çabası içinde.
“Ve bütün bunlara rağmen umutluyuz” Çünkü;
İnsanlık suçu olan soykırıma ve sürgüne inat yaşama tutunuyor, mücadeleyle varolmayı tercih ediyoruz.
Yaşanan trajediye karşın, tarihi düşmanlıkları hatırlatma ve diriltme anlamı yüklemeden soykırımın birinci derece sorumlusu Çarlık Rusyası ideolojisini mahkum edip, varisi Rusya Federasyonu ve Dünya kamuoyu nezdinde adalet arayışını yükseltiyoruz.
Tarihin en pahalı Olimpiyat projesi üzerinden Çerkes Soykırımı’nı, 150. yılında, Soçi’de tarihin kara deliğine yollama hayali kuran Rusya’ya, tam da karşısında dikilerek haykıracak gücü kendimizde buluyoruz:
“21 Mayıs direnişin ve dirilişin günüdür. Unutmadık, unutmayacak ve unutturmayacağız”
Yaşadığımız dünya ülkelerinin her birinde, soykırım mirasını devralan Rusya Federasyonu’na, ülke ve dünya kamuoyuna sesleniyoruz:
“ Çerkes Soykırımını tanıyın!”.
Beşiktaş’ta devam etti
Anma etkinlikleri, May21 Platformu’nun düzenlediği Taksim yürüyüşünün ardından, Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun organize ettiği Beşiktaş’taki etkinlikle sürdü.  Beşiktaş’taki anma saat 15.30’da Dolmabahçe’den yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüş, grupların ve derneklerin attığı sloganlara sahne oldu. Yürüyüşün ardından, saat 16.00’da, Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa Meydanı’nda toplanan Çerkesler burada bir miting gerçekleştirdi. Mitingde ilk olarak Kaf-Fed Başkanı Vacit Kadıoğlu sürgünün ve asimilasyonun yakıcı bir sorun olduğunu ifade eden bir konuşma yaptı. Etkinlik, Kadıoğlu’nun yaptığı konuşmanın ardından Gülcan Altan ve çeşitli müzik toplulukları tarafından seslendirilen ağıtlar ve şiir dinletileriyle sona erdi.
Ancak buradaki etkinliğin en çarpıcı anekdotlarından biri, İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin tasarladığı, simgesel soykırım mezarıydı. Çerkes gençleri, etkinlik boyunca üzerinde aile sembollerinin olduğu, simge mezar taşlarının başında nöbet tuttu.  
*****
HDK’nın mesajı
Bünyesinde farklı etnik kökenden ve siyasal eğilimden, partiler, sendikalar, platformlardan aktivist barındıran Halkların Demokratik Kongresi de yayınladığı basın açıklamasıyla Çerkeslere destek verdi. HDK’nın açıklaması şöyle:   
Soykırımın ve Sürgünün Çocukları Çerkes Halkını Selamlıyoruz.
Kafkasya halklarından Çerkesler, Çarlık Rusyası tarafından dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda bıraktırılmış mazlum halklardan biri. İnci taneleri gibi dünyanın dört bir yanına dağılmış Çerkes halkının acılarını paylaşıyor, tüm halklarımızı Çerkes halkıyla dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz.
Onuruna ve özgürlüğüne düşkün bir halk olan Çerkesler, bir halklar hapishanesi olan Çarlık Rusya’sına karşı yurtlarının bağımsızlığını savundukları için defalarca katliamlara uğradılar. Bugün hala yaralarını saramadıkları soykırıma uğradılar, yurtlarından sürüldüler.
21 Mayıs 1864 tarihinde direndikleri Çarlık ordusuna yenik düşen Çerkesler, insanlık tarihinin gördüğü en kanlı ve acımasız soykırımlardan birine tabi tutuldular. Kıtalararası bir sürgüne tabii tutulan ender halklardan biridir Çerkesler. Rus, Osmanlı ve Britanya İmparatorlukları’nın işbirliğinde yurtlarından, dünyanın dört bir yanına sürgün edildiler. Ürdün’e, Suriye’ye, Mısır’a, Filistin’e, Lübnan’a, Balkanlara dağılan Çerkesler tarihin büyük acılar çekmiş halklarından biridir. Çerkes halkı, kuşaktan kuşağa aktarılan ağıtların, direncin çocukları…
Sürgünden sonra denizleri, dağları aşarak yaşam savaşı veren Çerkesler’den yüz binlercesi yollarda hayatını kaybetti. Açlık, susuzluk ve sefalet yüzbinlercesinin can vermesine neden oldu. Sürgün edilen halkın bir bölümü de bugün Türkiye yurttaşı. Bugün Türkiye’de yaşayan 5 milyon dolayında Çerkes yurttaşımız var.
Ancak Çerkesler de birçok halk gibi inkârın, asimilasyonun ve baskının kurbanı oldu. Türkiye’nin tekçi zihniyetinin, “tek dil”, “tek kimlik”, “tek ulus” kurbanlarından biri de Çerkes halkı. Dil, kimlik, kültür, anadilde eğitim haklarından mahrum bırakılan Çerkesler, asimilasyondan en fazla etkilenen halklardan biri. Dillerini, kültürlerini ve kimliklerini kurdukları dernekler, vakıflar, çıkardıkları gazete ve dergilerle yaşatmaya çalışıyor.
 “İleri demokrasi” ile yönetildiğimiz söylenen Türkiye’de Çerkesler de tüm hak ve özgürlüklerinden yoksunlar. “Yeni Anayasa Süreci”nde Çerkesler’in de adı yok!
*****
Yenişehir gölüne karanfiller atıldı
Reyhanlı Çerkes Derneği’nce organize edilen eylemde yaklaşık 200 kişi, ellerinde Türk ve Çerkes bayraklarıyla Atatürk Caddesi’nden Atatürk Meydanı’na kadar yürüdü. Meydanda sürgünde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulduktan sonra Yenişehir Gölü’ne Ruslara karşı verilen savaşta ve sürgün yolunda ölenler anısına suya kırmızı karanfiller bırakarak eylemlerini sonlandırdı.
*****
Çanakkale’de şelame dağıtıldıDört yıldır her ayın ikinci Pazar günleri bir araya gelen Çanakkale Çerkes Aileleri Topluluğu, bu kez sürgün ve soykırım anması için, Çanakkale Kordonu Belediye Sosyal Tesisleri önünde bir araya geldi.
Biga Kafkas Kültür Derneği Harun Şiren’in de katıldığı törende, basın açıklamasını Sinem Orhan Erhan yaptı. Nurettin Çalışkan’ın denize çelenk atmasından sonra, savaşta ve sürgün yollarında yaşamlarını yitirenler için şelame dağıtıldı.
 

Sayı : 2012 06

Yayınlanma Tarihi: 2012-06-01 00:00:00