Kafkasya -Çerkes- “Baharı”

0
191

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), 2001 yılında ABD’de ikiz kulelerin vurulması sonrası tasarlanan bir proje idi. 2004 yılında ete-kemiğe büründürüldüğü, sonradan daha geniş bir coğrafyayı kapsayacak şekilde değiştirildiği söylenir.

Ülkenin Başbakanı Erdoğan BOP Eşbaşkanı olduğunu gururla dile getirmişti. Bu açıklama ile projede Türkiye’ye önemli bir görev verildiği anlaşılabilir. Zaten BOP kurgulanırken, ABD bütün yükü taşımak istemediği de belli etmişti. Nitekim özellikle Libya ve Suriye’de diğer ülkelerin “katkılarını” açıkça görmek mümkün.

SSCB› nin dağılması ve soğuk savaş döneminin sona ermesi ile iki kutuplu dünya, Çin ve Rusya faktörü ile devam ediyor gibi görünse de asıl olarak Dünyayı tek merkezden yönetmek için oluşturulmuş bir senaryonun varlığı görülebiliyor. BOP bunun bir parçası. Müslüman ülkeleri demokrasi ile tanıştırmak gibi bir sevimlilik maskesi de var BOP’un. Onbinleri öldürerek, iç dinamikleri parçalayarak, kaynakları yağmalayarak ilerleyen proje, hiçbir maskenin ardına saklanamayacak canavarlıkta aslında.

Türkiye; Balkanlar – Ortadoğu- Kafkaslar arasında. Bu üç bölge her daim istenen senaryoların uygulanabildiği bölgeler. Provokasyona açık. Çok halklı, çok dinli, çok dilli coğrafyalar. Her an kaşınmaya, kızıştırılmaya ve kanatılmaya uygun geçmiş anlaşmazlıklar söz konusu. Kısaca, egemen anlayışların kendi çıkarlarına uygun girişimleri için gerekçe yaratmak istediklerinde malzeme çok. Balkanlar duruldu, istenen herşey yapıldı. Eski Doğu Bloku ülkeleri AB üyesi, eski Yugoslavya param-parça ve oluşturulan yeni devletler yine AB üyesi. Sisteme entegre edildiler.

Afrika’nın kuzeyi ile Ortadoğu ve Kafkasya, enerji kaynakları dikkate alındığında önemleri büyüyor. Balkanlar’dan biraz daha farklı. Tunus, Cezayir, Mısır ve Libya’da proje tamamlandı. Geriye dönüp bir bakmalı, diktatörlerden sonra ne oldu, didiklenmeli. Belki bazı yerlerde sorun devam edecek ve projede minik değişiklikler olacak. Mısır bunun ipuçlarını veriyor gibi.

Arap “Baharı”nın sakız edildiği Ortadoğu özelinde, ana unsur Araplar olsa da Kürtler bölgesel yoğunluk, nüfus, geçmiş birikimler vb. bir dizi nedenle satranç oyununda ön planda. Libya, Mısır vd. yerlerden farklı olarak Irak, Suriye ve İran ve hatta Türkiye oyunlarında Kürtler senaryonun bir parçası olarak ön planda. Irak özelindeki sonuç durum dikkate alındığında daha anlaşılır olan senaryoda yer almak durumu, Suriye oyununda devam ediyor.

Mezopotamya’nın renkli halklar yumağında “diğer” halklar uç bir olay olmadıkça görmezden geliniyor. Bölgeyi dizayn eden küresel güç Kürtleri senaryosu içinde gördüğünü her davranışı ile belliediyor. ABD Irak kartını oynarken bölgedeki Kürt liderler her daim ABD Başkanı ile görüşebiliyor. Yıllardır sürüyor bu görüşmeler aslında. Suriye için Esad’ın senaryosunda da Kürtlerin yer aldığını gördük. Esad, Türkiye’ye işaret parmağını sallarcasına kuzey bölgesini Kürtlere bıraktı. Muhtemeldir ki bu durum zaten küresel gücün senaryosuna da uygundur. Kafkasya (Çerkes)“Baharı” nda ne olacak?

Önce Ukrayna ve Gürcistan’ı hatırlamalı. 1991’de SSCB dağıldı, Rusya ve 14 bağımsız Cumhuriyet daha oluştu. 2004 yılında önce Gürcistan’da “Gül devrimi”, sonra Ukrayna’da “Turuncu devrim” yaşandı.Bir süper güç yerine diğerine biat etmenin adı “devrim” olarak yorumlanmıştı.

ABD uydusu olmayı tercih eden Sakaşvili, 2008 Pekin Olimpiyatları sırasında Güney Osetya’ya saldırdı. Başarılı olsa idi sırada muhtemelen Abhazya vardı. Kravatını kemirecek duruma gelen lider, biat ettiği küresel gücün Gürcistan’ı, Suriye ve bir sonraki senaryonun uygulanacağı İran için pazarlık masasına koz olarak atabileceğini de düşünüyor olmalı. Ülkesine ve Gürcü halkına reva gördüğü bu onur kırıcı durum genç liderin utancıdır.

Olası pazarlıkların sonucunda Sakaşvili gider, Rusya yanlısı bir lider iktidara gelirse ne olacak? Özellikle Abhazya’nın bu durumu senaryonun bir parçası olarak düşünmesi ve bir projesinin olması gerekir. Asıl özlenen ise Gürcistan’ın iç dinamikleri ile iktidarı değiştirmesi ve geleceğine özgürce karar vermesidir.

Kuzey Kafkasya’ya yönelik olası senaryolarda, Ortadoğu’daki Kürtler örneği Adıgelerin yer alacağını öngörmek için müneccim olmak gerekmiyor. Sadece Gürcistan’ın Adıge politikasına bakmak yeterli. Çerkes Soykırımını tanıyan ilk ve tek ülke Gürcistan. Çerkes Soykırımı Anıtı dikildi Anakliya’da. Bunlar tek başına Gürcistan’ın Rusya karşıtı politikaları ile açıklanamaz.

BOP içinde nedir Kafkasya’nın yeri? Çerkeslere biçilen rol nedir bu senaryoda? Bilemiyoruz ama tahmin yürütebiliriz. Yaşananlara bakıp değerlendirme yapabiliriz.

Yıllarca hazırlanan Ortadoğu senaryolarında, 5 bin civarı Çerkesin yaşadığı Irak ve yaklaşık 70 bin Çerkesin yaşadığı Suriye için Çerkesler senaryo dışında diyebiliyoruz. Suriyeli Çerkeslerden bir kısım ailenin Kafkasya’ya yerleşmesine kim ne kadar önem verdi? Kafkasya söz konusu olduğunda durumun farklı olacağı rahatlıkla söylenebilir.

Kafkasya “Baharı” için düğmeye basıldığında ne yapacak Çerkesler? Kabaca bir yaklaşımla; BOP senaryosunu uygulayan ABD ve BOP Eşbaşkanlığını yürüten yani ABD’nin yanında yer alan Türkiye’nin politikalarını benimseyen Çerkesler ya da Rusya politikalarını destekleyen Çerkesler olarak mı karşılayacaklar senaryoyu?

1967 yılı, Arap-İsrail savaşı (6 gün savaşları) sonrası, Golan tepeleri çevresinde yerleşik Çerkesler, bir kez daha yer değiştirmek zorunda kalmıştı. Büyük çoğunluğu ABD’ye gitmiş, bir kısmı Hama, Humus ve Şam’a yerleşmişti. ABD, Ürdünlü Çerkesler üzerinden, muhtemeldir ki bir kısım Suriyeli Çerkesi de etkileyerek oluşturduğu “Tolstoy” kuruluşu ile örgütlü bir göç hareketi başlattı. Bütün giderleri ABD nin karşıladığı organizasyonla GolanÇerkeslerinin büyük bölümü önce Ürdün’e, sonra Yunanistan’a ve nihayetinde ABD’ye götürüldü. Giden Çerkeslere “Gelecekte Golan’da yer/hak talep etmeyeceklerine” dair evraklar imzalatıldı.

ABD bir yandan İsrail’in işgal ettiği Golan’dan hak talebini engelledi ve İsrail’in elini güçlendirdi; diğer yandan Suriye’de yerleşime devam edebilecek Çerkesleri ABD’ye götürdü. ABD’nin buna benzer operasyonları dünyanın çeşitli yerlerinden, çeşitli halklar için yaptığı bilinir. Zaman gelir bir işe yarayabilir.

Çerkeslerin kendi senaryosu olmayacak mı? Küresel oyunda piyon konumunda olmayı engellemek olası mıdır?

Olası bir Kafkasya“Baharı”, Arap “Baharı” örneğinde görüldüğü gibi kan ve vahşet getirecek. Senaryo Çerkesler üzerine kurulacak.

Herşey Çerkeslere bağlı değil ama Çerkesler irade göstermeli. Göstermeliyiz.

2012-08

Önceki İçerikSuriyeli Çerkesler için protesto
Sonraki İçerikTürkiye Diasporası Yayınlarından Seçmeler Ağustos 2012
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz