Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Ağustos 2013

Bahçede bir kuş var…

Kaç gündür kanadı kırık, bir ağaç dalında…

Sesi çıkıyor çaresizce…

Kediler dönüyor etrafında…

Kanadı kırık ama yaşama tutkun…

***

Bir elinde bastonuyla dimdik yürüyor…

Sondan başlayalım

Seksen yaşında…

Abıstayı karıştırırken…

Mezarın başında duran sardunyanın yanına, bastonu koymuşken…

Bir dua gönderiyor, onun aziz hatırası için…

Önceden diyorum, mektup yazacağım diye…

Tedirgin oluyorum, önceden dediğim için…

***

Aslında tek bir resim istedim. Kıyamadım, hepsi bir başka güzel…

Bir şelale önünde, bir su gibi geçirilen yaşamın, en coşkulu anı, bu olsa gerek…

Seksen yaşında…

Seksen kış geçiren bir ana…

Ana bildiği bir toprak üstünde…

Ana, evladına tarhana kurutuyor…

***

Tarhanayı neden kuruturlar, o kışı daha rahat geçirmek için…

Kırk dereden su gelirken…

Bu ay bitmeden, bu ay on dört olduğunda, o çoktan seksen olmuş…

***

Yazın tarhana kurutmuş, kışın içebilmek için…

Ihlamur gibi, masaya serilmiş tarhana…

Bilmedikleri tarhana, bilmedikleri ıhlamur…

Gidenlerle anlam kazanıyor…

***

İzin istedim, hangisini kullanayım dedim…

Ayı ile olan…

Şelale ile olan…

Okaliptus ile olan…

Bilemedim hangisini…

Tek ortak yanı hepsinin, bir elinde bastonuyla bir ana var hepsinde…

Anıtın yanında, bir bahçede, bir masada…

Çiçek dolu bir bahçeden, gül masalı kahvaltı masasına…

***

Oğlunu yalnız bırakmamak için, bir ana, birilerinin ana dedikleri canlar ülkesinde…

Bir can o, canlar ülkesinde…

Çok hayali var, yazın tarhana kurutuyor, kışın içmek için…

Gelin, bu kış bir tas tarhana içmeye, onun elinden…

Patska ocağında, ‘belağı’ elinde, bir tur çevirirken gülüyor…

***

Sessiz akan şelalenin yanında, düşen suyun kokusunu alıyor…

Denize bakıyor derinden…

***

Merdiveni dışarda bir evin, bahçesinden geçiyor…

Bir at ile gezmediği kalmış…

 

Seksen günde devri alem yapmış…

Saati tıkır tıkır çalışıyor, kazanacağını bildiğinden…

***

Daha vaktimiz var, öğreniriz bir gün tarhanayı nasıl kuruttuğunu…

İçinde, mayalanmış yoğurt vardı, değil mi ?

***

Kanadı kırık kuş…

Nasıl olmasın, sekseninde hiç kanadı kırılmaz mı o kuşun…

Kuş misali uçmuş oraya, romanı bozarcasına, sekseninde…

 

Sayı: 2013 08

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Oubykh Mektupları Ocak 2026

Bir atlının hikâyesidir, dolunay gecesi yol göstericidir ay… Nehir kenarında su sesi yol gösterir, soğuk içine işlemiştir… Bir ilmek rüzgârı geçirir ama deri geçirmez, keser rüzgârı… … Oğulların...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img