Kobane; geleceğe açılan pencere!

0
298

Başbakan Erdoğan;
“Filistin davası bizim davamızdır. Çanakkale’de şehitleri bulunan Filistinlilere asla sırtımızı dönmeyecek, onları zulme teslim etmeyeceğiz.” (http://www.yeniakit.com.tr/haber/erdogan-filistin-davasi-bizim-davamizdir-23724.html)
“Çok açık söylüyorum: Mısır’daki mağdurların davası bizim davamızdır. Libya’daki mağdurların davası bizim davamızdır. Irak’taki mağdurların davası bizim davamızdır. Suriye’deki mağdurların, mazlumların davası bizim davamızdır. Myanmar’daki, Pattani’deki mazlumların davası bizim davamızdır. Biz bunlara duyarsız kalamayız….Bizim tüylerimiz bu olaylar karşısında diken diken olmalıdır.” (http://www.aa.com.tr/tr/haberler/354971–vekil-degil-asil-sececek)
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
“Kobane ile Türkiye’nin ne alakası var, İstanbul’un ne alakası var, Ankara’nın ne alakası var?” (http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/erdogan-rizede-konustu-Kobane-ile-turkiyenin-ne-alakasi-var)
Tesadüf bu ya, tren hattı Suruç’tan geçmiş, kasabayı ikiye bölmüş, ana Suruç’ta kızı Kobane’de, yeğen burada amca orada, teyze burada hala orada, nene orada dede burada; bir elmanın yarısı gibi, yarısı Suruç’ta yarısı Kobane’de…
Kürt halkına birileri diyor ki; gözünü kapa, kulağını kapa, vicdanını kapa, görme orada olanları…
Biz Çerkes olarak Abhazya’ya sessiz kalabildik mi?
Biz Çerkes olarak Güney Osetya’ya sessiz kalabildik mi?
Biz Çerkes olarak Çeçenya’ya yüreğimiz yanmadı mı?
Biz Çerkes olarak nasıl Kafkasya’da olanlara seyirci kalamıyorsak, Kürt halkı da Ortadoğu’da kendi halkı üzerine oynanan oyunlara sessiz kalamaz, kalmayacaktır.
Koca Dünya’yı görüp sahip çıkan AKP iktidarı burnunun dibini görüp sahip çıkmıyor…
Neden? Cevap çok basit; Onlar hak arayan Kürt halkı!

***

13 Ekim günü Ahmet Hakan’ın CNN’deki Tarafsız Bölge programında AKP’den Galip Ensarioğlu, CHP’den Sezgin Tanrıkulu, HDP’den Meral Danış Beştaş ve STK’den Şahismail Bedirhanoğlu, dört Kürt, üçü farklı farklı siyasetten, biri sivil; demokrasiye, Kürt meselesine ve Kobane’de meydana gelen olaylara farklı yaklaşım sergiliyorlar, tek bir ortak noktada birleşiyorlar; “Kobane Kürtlerin namusudur.”
Yerden göğe haklılar. Kafkasya nasıl bizim namusumuz ise, Kürdistan coğrafyası da Kürt halkının namusudur.

***

Kürdistan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanı Salih Müslim:
“Ortadoğu yeniden yapılanıyor. Halkların baharını çalmak isteyen güçler var. Özgürlük ve demokrasi isteyen halklara çıkar grupları müdahale ediyor. Örneğin Mısır, Tunus ve Suriye… Oysa devrim halkın devrimi olmalı. Biz Suriye’de, Kürtler bu sefer başkalarının askeri olmayacak dedik. Eski rejimi, yeniyi ve arkasındaki güçleri biliyoruz. Biz kendi kendimizi yönetmeye karar verdik”diyor. (http://www.yeniulkehaber.com/Detay.aspx?gn=658)
Biz Çerkes halkı; Abhazya, Adıgey, Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkesk, Çeçenya, İnguşya, Kuzey Osetya, Güney Osetya ve Dağıstan’da nasıl kendi kendimizi yönetiyor, yönetmeye çalışıyor isek, Kürt halkı da kendini yönetme hakkına sahiptir.
Kürtlerin kendi kaderlerine sahip çıkma hakkına saygı duyuyorum; bu hakka sahip çıkmayan hiçbir Çerkes Kafkasya’da kendi kendini yönetme hakkına, kendi kaderine sahip çıkamaz, ancak çıkıyormuş gibi yapar.
“Kafkasya’ya özgürlük” deyip burada devekuşu gibi başını kuma gömüp hak arayanlara, Kürtlere, ”Kahrolsun bölücüler” diye bağırmaz, buna hakkı yok.
“Kürtler bu sefer başkalarının askeri olmayacak” sözü Çerkesler için de geçerlidir.

***

Tarih 3 Ocak 1922
Mustafa Kemal;
“…Bütün mazlum milletler zalimleri bir gün mahv ve nâbut edecektir. O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan bir halet-i içtimaiyeye mazhar olacaktır…” (http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-01/ataturk-cagdaslasma-ve-dis-dunyadaki-etkileri)
Evet ! Çok doğru bir söz; Tüm dünyada ezilen halklar kendi kaderlerine her gün yeniden sahip çıkma savaşı veriyorlar ve bir gün sahip çıkacaklar.

***

AKP iktidarının demokrasi getireceğine inananlar şu sözlere bir baksınlar;
Efkan Ala:“Şiddet misliyle karşılık bulur.” (http://sozcu.com.tr/2014/gundem/efkan-aladan-Kobane-aciklamasi-616985/)
Bülent Arınç: “Dünyayı başlarına yıkarız.” (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27389415.asp)
Ahmet Davutoğlu: “Yakılan her tomanın yerine, 5 TOMA,10 TOMA alınacak.” (http://www.haberturk.com/gundem/haber/999333-basbakan-ahmet-davutoglu-talimat-vedim-1-toma-yerine-5-toma)
R. Tayyib Erdoğan: “Bingöl’de nasıl bedel ödedilerse yine ağır ödeyecekler.” (http://www.radikal.com.tr/politika/bingoldeki_gibi_bedel_odeyecekler-1218339)
Söylenen sözlerde adalet ve hukuk hiç yok.
Demokrasi, AKP’nin elinde bir bal kavanozu; arasıra ortaya çıkartıp halkların ağzına bir parmak bal çalıyor, sonra mızıkçılık edip arkasına saklıyor.
Yazık ki ne AKP, ne CHP, ne de MHP bu ülkede demokrasiye taraftır. Varsa yoksa devletin bekası için icraatın elini insan hak ve özgürlükleri aleyhine güçlendirmek ve demokrasiyi “halkımız hazır değil” diyerek, hep bir başka bahara ertelemeye çalışmaktalar.
Dolayısıyla demokrasi saati Türkiye’de donmuş bir kum saatine benziyor. Hepimiz bir ümit, don çözülecek, demokrasi saati işleyecek diye ümitsizce bekleşiyoruz.
Bu bekleşmenin bitmesi için, Türkiye’de gerçek Müslümanlar, Aleviler, demokratlar, Türkler, Kürtler, Çerkesler ve diğer halklar demokraside ve devletin laikliğinde birleşmek ve anlaşmak zorundadırlar.
Anlaşamazlar ise sürüp gitmekte olan kaos büyümeye devam edecek.
Demokrasi’yi kurmayı becerebilirsek bu ülkede yaşayan herkese, beraberinde de bölgeye barış ve huzur gelecektir.
Biz şunu gayet iyi biliyoruz; Kürt halkı için Kobane geleceğe açılan penceredir!
Ve Kürtler asla Kobane’den önceki Kürtler olmayacaktır.
Her konuşulan, tartışılan konuda şöyle diyecekler;
Kobane’den önce…
Kobane’den sonra…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz