Mızıkacının Şarkısı

0
410

Akhbpa Esat Özen

Abazalarda, Adıgelerde düğünlerde ücretli çalan çalgıcı olmamıştır. Tek çalgıları da mızıka, bazen de akordeon olmuştur. Eskişehir, Bilecik ve İnegöl yöresinde bulunan Abaza ve Adıge köylerinde düğünler ortak katılımla yapılagelmiştir. Bunun sonucu olarak düğünlerde oynanan oyunlarda bir sentez oluşmuştur. Eski ‘’kaafe’’ müzikleri uyarlanarak, Abaza oyun temposu ile çalınmaya başlanmıştır. Böylece zengin bir ‘’Eskişehir yöresi müzikleri’’ oluşmuştur.
Profesyonel çalan olmasa da, düğünlerde eskiden mızıka çalacak kişi bulmak çok da zor değilmiş. 50’lere kadar daha çok kızlar mızıka çalarken, sonrasında erkekler de çalmaya başlamışlar. Akordeon da uyarlanarak çalınır olmuş. 60’larda mızıka çalan delikanlılar o kadar çoğalmış ki ‘’çalmak için kapışırdık’’, diyordu Naci Hoca. Namık, Sami, Yılmaz, Naci dörtlüsü birlikte düğünlerden eksik olmazmış. Hepsi iyi çalıp oynasalar da; Namık’ın akordeonu, Naci Hoca’nın mızıkası, Gümrükçü Yılmaz’ın oyunu bir başka imiş. 90 sonrası tanıdığım Yılmaz Abi şöyle söylemişti bir gün. ‘’Habur sınır kapısına geçici tayinim çıkmıştı. Onbeş günde bir İstanbul’a arabamla bir günü aşkın bir sürede geliyordum. Naci’nin kasetini hiç çıkarmadan çala çala yol alıyordum hep.’’
Plağı yapılmış iki mızıka çalan var Türkiye’de. Adıge İsmet Kaya ve Abaza Bagapş Fehmi. İsmet Kaya’nın kasetlere aktarılan mızıka kaydı en çok bilinen ve dinlenen Abaza oyun müzikleridir denilebilir. 1980 yılında Bursa KKD’de bir kez dinleyebildiğim İsmet Kaya’nın gözlerindeki heyecanı kalın camlı gözlüğünün ardındanbile görmek mümkündü.
‘’Kara ceviz dalları da inceciktir belleri, ben Çerkeze varmıyacam cagıl cugul dilleri’’, diye başlayan Türkçe mani sözlerinin uyarlandığı oyun çıkış müziğini çalıp, bana sözlerini yazdırdığında 70 yaşında idi aneannem. Kimse gidip almayınca, tek başına hiç çıkmadığı evimizden kimseye söylemeden çıkmış, beş kilometre aşağıda bulunan Bilecik İstasyonu’ndaki bir evde atıl duran mızıkayı alıp gelmişti. Bedelini kendi harçlıklarından biriktirdiğinde 75 yaşında idi Şefika. Gençliğindeki düğünlerde mızıka çalıp oynayışını anlatırken sigarayı daha derin çeker, gözleri ışıldardı.
‘’Ne güzel zamanlardı, yazık oldu’’ demişti bir Adıge teyzemiz. Kendi de çalardı ama Günariye Teyze’nin mızıkasını anlatıyordu o anda. Şimdilerde çalan kız hiç yoktu. Çalınanlarda da eski tını, ahenk, yumuşak coşkuyu bulamıyordu. Hacca gidip gelmişti bu teyzemiz. Gözlerinde hüzün, sesinde acı vardı ‘’yazık oldu’’ derken.
Yeğenlerinin düğününde çalarken seksenine yaklaşmıştı Aşxara Nizamettin. Oynayan kardeşi Hayati de Hacdan yeni gelmiş sayılırdı. Tanıdığı tınıyı duyunca dayanamamış olmalıydı.
Bir temaya Abazaca şarkı sözleri yazmıştım kendimce. Ona yakın bir tema daha vardı. Abazaca başladım olmadı. ‘’Kara ceviz dalları’’ aklıma geldi. MusaözlüRamazan, gençliğinde Abaza gırtlağı ile çok güzel söylermiş bunu.

Anneannemi hatırladım, Naci Hoca’yı, Yılmaz Abi’yi. Şarkı sözleri aşağıdaki gibi çıktı ortaya.

MIZIKACILARIN ŞARKISI (veya MIZIKACILARA SAYGI)

Düğün olsun, kaygılanma, mızıkacı çok
Kim kaparsa o çalıyor, geç kalana yok
Naci Hoca mı çalıyor, ne güzel çalar
Ne zaman çalarsa çalsın, yer yerden oynar

İsmet Kaya aldığında mızıka susmaz
Sabaha kadar oynanır, danslar hiç durmaz
Sami abi, Namık abi, ah Yılmaz abi
Biri çalar, biri oynar, bir ayin gibi

Mezit’de Abgınba Mithat, bir hava patlat
Genci, yaşlıyı, cümleyi, yerinde oynat
Aşxara Hayati varsa, Nizamettin yok
O da çalar, merak etme, yazın düğün çok

İzmit, Düzce, Adapazar, Hendek, Akyazı
Bagapş Fehmi çalacaksa köy dünden razı
Mızıkanın kızlarda güzel duruşu var
Gözler Nezaketi, Günariye’yi arar

Eskiden düğün denince Şefika vardı
Gömcüğe heyet yollanır, onsuz olmazdı
Bu hikaye burada bitmez, devam edecek
Çalın, söyleyin, oynayın, hayat sürecek

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz