“Ç” Joker

0
288

Nur topu bir partimiz olalı beri, bir grup arkadaşımızın bakışları değişti üzerimizde. Azdan değil suçumuz hani. Parti fetişizmine tutulan zevatın bizi bir dövmediği kaldığı ya; yine de ben onları gönül defterimden sil(e)medim.

Malumunuz kuranlarca Çoğulcu Demokrasi Partisi, bence Çoğunlukçu Demokrasi Partisi kamuoyumuzdaki ismiyle de Çerkes Demokrasi Partisi… Anlayacağınız ÇDP’nin “Ç”si joker. “Ç”ye herkese göre farklı bir anlam yüklenmesi hoş. Bulan ve kullananları tebrik ederim.

Partiye karşı olmamızı ‘kişisel bir husumet değildir’ diye bir kez daha bu sayfalardan açık seçik ifade edelim. İtirazımızın ana kaynağı “etnik” temeller üzerine bir partinin kurulmasıdır. Bunu öncelikle belirtmem lazım. Yazılı olarak kayıtlara geçmiş olsun ki ileride “ben demiştim” demek için lazım olur.

Kurucuları ve sempatizanlarının önemli bir kısmı zaten arkadaşımız. Geçmişte teşrik-i mesaimiz olmuş hemşerilerimiz. Dolayısıyla kimse ile alıp veremediğimiz yok. Derdimiz etnik temelde sürüp giden tartışmalara ÇDP üzerinden dahil olacak olmamız. MHP ve BDP üzerinden şekillenen ve Türk/Kürt çatışmasına bir de ÇDP körüğü ile gitmek zaten “ürkek ve çekingen” Çerkes camiasını siyasetten tamamen soyutlayacaktır diye düşünüyorum. Bundan da yine en büyük zararı Çerkesler görecektir. Zaten “Çerkes” duyarlılığı olan bir avuç insanız. Kırılgan da bir yapımız var. Bütün bunların üstüne bir ÇDP projesi bence gereksizdir.

Öncelikle insan israfıdır. Sonra ekonomi, sonra da zaman…

İddia ediyorum; bu yapı değil seçimlere girecek kadar örgütlenmeyi; beş ilde, on ilçede bile örgütlenemez. (Ya da teşkilatlanamaz mı gerek demek acaba?)

Yapılan toplantıda sorduğum soruya cevaben; hamasi söylemlerle otuz kırk kişiyi alkışlatmak ise komiktir… Zaten hepi topu bütün gövde gösterisi de budur.

Bir düşüncemi daha belirterek bu konuyu kapatayım. O da kayıtlara geçmiş olsun ki gün gelir lazım olur. Eminim ki partinin içerisinde “benim ne işim var bu partide” diyenler var ve her geçen gün çoğalacaktır da. Seçimlerden sonra da yaprak dökümü hızlanacaktır. Balayı bir geçsin hele…

Yapılacak iş behemahal partiyi feshetmektir.

Hülasa:

Ulus devlet projeleriyle bir türlü durulmayan sular ülkeleri kan gölüne çevirdi. İki dünya savaşı yaşandı. Altta kalanın canı çıktı. Hal böyle iken ve Türkiye’de sular bir türlü durulmazken, yangına körükle gitmenin alemi yok.

CHP kapatılmalı!

Ara başlığı böyle atalım ki hemen zıplasın birileri. Zaten CHP ileri gelenleri kendi kurguları yalanın üzerinden “mağduriyet” devşirmeye çalışıp duruyorlar. Bunu üzerine, CHP’nin kendi inisiyatifi dışında kapatılmasını isteyip, ifade edecek kadar salak değiliz elbet. Yahu ben iktidar mensubu olsam, yakalamışım böyle keklik gibi bir CHP’yi ne diye kapatayım? Yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali her seçimde iktidar(lar)ın oluşturduğu gündem üzerine savrulup duran bir yaprak misali uçuşan Ce Ha Pe’nin ne diye kapatılmasını isteyeyim. Bilakis; ama kendi inisiyatifleri, ama başka bir kanalla oluşabilecek kapatma tehdidini hemen bertaraf etmeye çalışırım.

AK Parti’nin yaptığı da budur aslında. Hemen kanun teklifini dayandılar meclise. Kapatmayı engelleyecek kanun teklifine CHP yanaşmadı her ne hikmetse.

Ama kolaylarına geliyor CHP’lilerin. Nasılsa “Atatürk’ün kurduğu parti” miti ile yüzde yirmi oy çantada keklik. Kendi içlerindeki iktidar kavgaları da onlara yetip artıyor. Kitle partisiyiz masalı ile vatandaşı uyutup duruyorlar. Seçim sonrası da sandığa saygı duymaktansa; ‘sandık katakullileri’ efsaneleriyle mağduriyet şampiyonluğuna koşuyorlar. Eh ne de olsa bu konuda epey bir tecrübeleri var. Siyaset tarihine geçmiş “açık oy gizli tasnif” gibi bir garabetin hamisi olmak ayıbı bile yüzlerini kızartmıyor hala. İşin garibi, özünde tam bir dikta partisi olan CHP’ye, hala bazı aymaz solcuların sempati duyup oy vermeleri.

Bence yapılacak olan şey bu ülkenin temel değerlerini algılayıp, saygı duyan; adam gibi gerçek bir sol – sosyalist – sosyal demokrat parti kurup CHP’yi feshetmek. Nasılsa her seçim yenilip duruyorlar. Bu seçimler bittiği gibi bu işi yaparlarsa bir sonraki seçimlere kadar kendilerini biraz toparlar; 2023 seçimlerinde de belki iktidara alternatif olurlar.

İş Bankası hisselerini de kurdukları CHP Siyaset Vakfı’na aktarırlar, olur biter.

Oyum ve emeğim Yalçın Karadaş’a

Biliyorsunuz Yalçın Karadaş, İstanbul ikinci bölgeden “TAM BAĞIMSIZ” milletvekili adayı. Hemşerim ve dostum Yalçın Karadaş’ın bu çıkışını gönülden destekliyorum. Öncelikle bu böyle biline ve de yine kayıt altına alına… Yalçın Karadaş ile Demokrasi İçin Çerkes Girişimi (DİÇEG) sürecinde muhabbetimiz ilerledi. Bu süreçteki yoldaş ve arkadaşlığımızdan edindiğim izlenim odur ki; Yalçın toplumumuzun gerçek thamadelerindendir. Her ne kadar kendisi bu konuda tevazu gösterse de işin aslı budur. Her şeyden önce gösterdiği Çerkes Duruşu; üstüne üstlük bu duruştan neşet eden demokrat tavrı ile camiamızın örnek insanlarındandır. Okumalarını taçlandırdığı yazı ve yayınları ile literatüre de katkı yapmış; müktesebatı ile Çerkes kamuoyunda hak ettiği yeri almış kardeşimizin, Türkiye kamuoyunda da hak ettiği yeri alması bu çalışmasının neticeye ulaşması ile mümkündür. Bu dönemdeki çalışması yetersiz kalsa bile; topal karıncanın hac yolculuğu misali, bir sonraki dönem için yatırımdır diye düşünüyorum. Özünde ‘demokrasi talepkarı’ olan bu çalışması, başkaları için de emsal teşkil edebileceğinden; onun bu çıkışını sonuna kadar destekliyorum.

Oyum onundur!

Emeğimle de yanındayım!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz