Ülkü Yalçınkaya (HDP Milletvekili Aday Adayı): “HDP kendi kimliklerimizle varolma imkânının kendisidir”

0
172

-Neden HDP aday adayısınız?

-Öncelikle içinde yaşadığımız bu ülke artık bir insan olarak kendimizi özgürce yaşamamıza izin vermez hale geldi. Herşeyden önce kişinin kendini nasıl tanımlıyorsa tanımladığı şekilde ifade etmesi önemlidir. Bana göre insanca yaşamak budur. Kadınların kadın kimliğiyle, LGBTİ bireylerin kendi cinsel kimlikleriyle, Kürtlerin Kürt, Çerkeslerin Çerkes, Lazların Laz vb. insanların dinsel, cinsel, etnik kimliklerini özgürce yaşayabilmeleri en temel insani haktır. Bunun mümkün olabilmesi için gerçek demokrasinin olduğu bir ülke olmamız gerekiyor. HDP hepimize kendi kimliklerimizle varolma imkânının kendisidir. Gerçek demokrasiye sahip bir ülke kurma umudu HDP’dir.

-Diğer partileri veya bağımsız adaylığı neden düşünmediniz? Diğer partilerden Çerkes adaylığını ve bağımsız adaylığı değerlendirir misiniz?

-Öncelikle HDP dışındaki mevcut partilerin sisteme hizmet etmek dışında hiçbir gerçekçi politikaları yok. Oysa HDP kadına, özgürlüğe, halkların kendi kimlikleriyle kendilerini ifade etmesine, emek mücadelesine ve ekolojiye dair somut politikalar öneriyor. Bu konulardan hiçbiri diğerinden daha az önemli değildir. Bugün Türkiye’de her gün devlet korumasındaki kadınlar dahi öldürülüyor, iş cinayetleri yaşanıyor. Asgari ücret nasıl bir emek sömürüsü yapıldığının en açık göstergesi olarak ortada duruyor. Çevre katliamları yapılırken, kamuya ait alanlar parsel parsel peşkeş çekiliyor. Buörnekleri çoğaltmak maalesef mümkün. Bunlar sadece son hükümet döneminde değil, geçmişten bugüne yaşanıyor. HDP dışındaki AKP-CHP-MHP gibi partiler gerçekte bu sorunları çözecek partiler olamayacakları gibi, kendi ideolojik zeminlerinden dolayı da zaten sorunların her gün üretilmesinin parçası olmuşlardır. Bu şartlar altında doğal olarak doğru adresi HDP olarak gördüm.

Diğer partilerde de Çerkes aday adayları vardır. Öncelikle onlara da başarılar diliyorum. Kişisel olarak çabalarından şüphem olmasa da bu konuyu çoğunluk- çoğulculuk bağlamında konuşabileceğimizi düşünüyorum. Sistem partilerinde bir Çerkes adayına yer vermek ‘Benim de Kürt arkadaşlarım var’basitliğinde kalmaktadır. Önemli olan mahcup bir Çerkes olarak siyasette yer almak değil, Çerkes kimliğiyle, halkının taleplerini dile getirebileceğin bir siyasi platformda yer almaktır. Bağımsız adaylığa gelince bu seçim ortak bir mücadele hattını örmemiz ve güçlendirmemiz gereken bir seçim. Bu nedenle ben HDP’de yer almayı tercih ettim. Yine de diğer partilerden veya bağımsız seçime giren adaylara tekrar başarılar diliyorum.

-Gazete yayınlandığında muhtemelen netleşecektir ama soralım yine de, aday adaylığından adaylığa geçebileceğinizi düşünüyor musunuz?

-Bu ülkede artık demokrasi mücadelesinin en kritik aşamasındayız. Umuda sahip çıkan herkesin kendi gücü ve koşulları içerisinde bu mücadeleye katılması gerekiyor diye düşünüyorum. Bir kadın, bir Çerkes olarak kendi kimliğimle aday olduğumda yeni kesimlere HDP fikriyatını taşıyabileceğimizi düşündüm. Aslolan yeni insanlara ulaşıp bu hattı genişletebilmektir. Bu nedenle de hiçbir sıra kaygısı yaşamadan aday oldum. Benim adaylığım çok kimlikli yaşam kurma fikrini anlatma araçlarından biri olacaktır diye düşündüm. Dolayısıyla bu seçimlerde önemli olan aday olarak mücadele etmek değil, hangi arkadaşlarımız aday olursa olsun onlarla birlikte aynı inançla bu mücadeleyi yükseltmektir.

-HDP %10 barajı aşar mı? Aşamazsa HDP ne yapar, siz ne yaparsınız?

-HDP’nin barajı aşamayacağını düşünmesem de, aşamama varsayımında HDP Türkiye halkları adına yürüttüğü mücadeleye devam edecek, yine siyasette önemli olan konumunu sürdürecektir. Ben de dahil olmak üzere bütün HDP’liler bu mücadelenin içerisinde yer almaya devam edeceklerdir.

HDP sadece HDP’lilerin değil, diktatörlüğe gidişattan endişe eden, demokrasiden gün be gün uzaklaşmamızın verdiği haklı kaygıyı paylaşan vatandaşlarımızın da umudu olmuştur. Ciddi provokasyonlarla karşılaşmadığımızda ben bu barajın aşılacağına tüm kalbimle inanıyorum. Bugün AKP’nin tek başına iktidar olmasının karşısındaki tek güç HDP’dir. 8 Haziran’da daha iyi bir Türkiye’ye uyanmak için tüm halkımızı HDP’ye oy vermeye davet ediyorum.

-Mecliste Çerkes kimliğinizle yer alırsanız, HDP içinde nasıl bir siyaset izleyeceksiniz? HDP tüzük ve ilkeleri nettir, özelde Çerkes kimliği özelindedir sorumuz.

-Türkiye halklarından Çerkesler de Pomaklar, Gürcüler, Lazlar vb. halklar gibi asimilasyon politikaları sonucu kendi kimliklerinden koparılmakla kalmamış, kendi kimliğiyle yaşamanın bir suç olduğu algısının oluşturulmasıyla en milliyetçi kesimlerin arka bahçesi haline getirilmiştir. Ana dilde eğitim, kendi kültürünü yaşatabilmek, eşit özgür vatandaşlık talepleri gibi vazgeçilmez talepler vatana ihanet gibi görülmüş, Türk Milleti içerisinde belli belirsiz bir çeşni haline getirilmiştir.

Kürt Özgürlük Hareketi en ağır asimilasyon politikalarına karşı verdiği mücadeleyle bütün Türkiye Halklarına bir alan yaratmıştır. Bugün HDP bütün Türkiye Halklarının vereceği mücadelenin ortak bir zemini olmuştur. Çerkesler de sürgünve asimilasyon politikalarının sonuçlarını yaşamış bir halk olarak Kürt, Laz, Pomak vb. halklarla birlikte HDP çatısı altında daha da güçlenerek eşit ve özgür yurttaş olmak, ana dilde eğitim gibi olmazsa olmaz talepler için hep birlikte mücadele edecektir. Bir Çerkes olarak HDP’den beklentim, sadece Çerkesler adına değil, bütün Türkiye Halkları adına bu mücadelenin daha da büyütülmesi, daha da görünür kılınmasıdır.

-Okuyucularımıza mesajınız?

-Türkiye’deki sistem bireyi yalnızlaştıran, değersizleştiren, devleti yönetmeyi değil yönetilmeyi içselleştiren bir sistemdir. Bugüne dek sadece seçim döneminde halkla buluşan politikacılar; ‘sorunlarınızı sadece ben çözebilirim’ propagandası yapmışlar, sorunlar çözülmediği gibi gitgide içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Oysa ki HDP kurulduğu günden itibaren “Yeni Yaşam Çağrısı”yla yarınımızı hep birlikte kuralım demiş, başkalarından medet uman bireyleri sorunları hep birlikte çözmeye davet etmiştir. Dolayısıyla HDP Çerkeslerin sorunlarını çözecek bir parti değil, içerisinde yer alarak, güçlerimizi birleştirerek çözmek için yeni yollar arayacağımız bir çatıdır.


Ülkü Yalçınkaya

1972 yılında Sinop ilinin Ayancık ilçesinde doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Ayancık’ta tamamladım. 1995 yılında İzmir’e yerleştim. Araştırma sektöründe, çeşitli pozisyonlarda çalıştım. 2001 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Taş-Metal İşlemeciliği bölümünden mezun oldum. 2001 yılından bugüne kadar takı tasarımıyla uğraşıyorum. 2010 yılından beri yaz aylarında Kuşadası’nda kendime ait dükkânı işletmekteyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here