Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Sana senin toprağını getiriyorum

“Ben inat bir adamım. Bu konuda benimle çarpışma Nartan” diyorum “her türlü abi! “ diyorsun…

Bu fotoğrafta gördüğünüz bina Türkiye, Ürdün, Suriye ve Dünya Çerkes diasporasından gelen Çerkes öğrencilerin ilk olarak yerleştirildiği Nalçik’teki 5. yurttur.

Kimileri yeni gelen öğrencilere yer açmak için kimileri ise değişiklik olsun diye farklı yurtlara geçer.Fakat Nartan geldiğinden beri 5. yurtta kalmıştır.

Bu kaldırımlarda taban eskitmiş, gelenini bu ağaçların altında beklemiş, gidenini bu kapı önünde yolcu etmiştir. Beni de az yolcu etmedi.

Ne zaman geç vakitte Nartan’ı yurda bıraksam bir inatlaşma bu noktada vuku bulur.

– Hadi Nartan’cım iyi geceler.
– İyi geceler abi.
– Hadi git bekliyorum ben, içeri gir sen.
– Abi sen git, girerim ben.
– Hadi ciğerim uzatmayalım yine, hadi gir içeri.
-Yok abi sen buyur.
– Yau girsene içeri büyük lafı dinle.
– Abi önce sen!
– Oğlum inatlaşmayalım bak!
-(Gayet ciddi bir halde, bir adım yaklaşıp pencereye eğilerek) Abi sence bizdeki bu inadın sebebi ne?
– Ben annem Abaza diyorum inadımı soranlara. – Hah! işte bendeki de o. Hadi güle güle abicim!
– La havle… Hadi iyi geceler o zaman.
– (İnadının galip gelmesinin verdiği gülümsemeyle birlikte göz kırparak) İyi geceler abi!

İşte böyle bir ADAM NARTAN!. Saygıda kusur etmemek için inadını kullanmaktan geri kalır mı hiç? Nartan bu!.

Çok seversin Vatanını. Sadece duygu ile değil, verimli topraklarını ve yeşilini de seversin.

Dayından bahsedersin.. Dayının bir kaç defa yaktıkları orman içerisindeki evinden… Mezit’ten… O ormanın doğasından… Cennet dersin orası için… Orayı bana anlatmak için de “işte şu Sosrukho’nun arkası var ya, tam oralar gibi abi” dersin. Düşündüm. Sosrukho’nun oradan getireyim. Oşhamahue’den getireyim sana toprak diye. Ama böyle bir durum karşısında yüzünü ekşiterek söyleyeceğini biliyorum; “Çok klişe be abi!”. Sen de olsan benim gibi düşünürsün biliyorum. Senin üzerinde yürüdüğün, adım atmadık yer bırakmadığın toprağı getiriyorum sana. Sevdiklerini uğurlarken üzerinde el salladığın toprak. Nalçik’te yıllarını geçirdiğin, çocuklarla top oynadığın 5. yurt önündeki toprak. Benimle inatlaşırken üzerinde durduğun toprak.. Ellerimle hazırladım… İçinde, güneşte beklerken gölgesine sığındığın ağaçtan bir yaprak…

Biraz da çimen…

Hemen yeşerir zaten…

Bilmez misin buranın toprağı gibi yoktur…

Sana senin toprağını getiriyorum…

Bir de Adige Wune’den Jane’nin sana gönderdiği bayrak…

Marem Gökhan Şen-Nalçik

Yazarın Diğer Yazıları

Şahdağ halklarının anadilinde eğitim hakkı

Şahdağ halklarının Türk kökenli olduklarına dair çeşitli geç dönem versiyonların bilimsel bir değeri yoktur Lezgi dili, Güney Dağıstan ve Kuzey Azerbaycan’ı birleştiren benzersiz bir kültürel...

Yeni çıkan kitaplar

Etnografik makaleler Fransız asıllı etnograf ve dilbilimci Leonti Yakovleviç Lyulye’nin yazdığı “Çerkesya, Tarihi-Etnografik Makaleler (1857-1862-1866)”, Murat Topçu’nun çevirisi ve Koyusiyah Yayıncılık etiketiyle raflarda... 19. yüzyılın ortasında...

Diaspora araştırmaları

İngiltere’deki Routledge Yayınevi’nden çıkan “Şiddet Dolu Geçmişi Hatırlamak ve Üstesinden Gelmek-Diasporik Deneyimler ve Ulusötesi Boyutlar” savaş, soykırım ve zulüm anılarıyla boğuşan diasporik toplulukların yaşamlarına...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img