Gençlik, geleceğin öncüsü olma sorumluluğundadır

0
42

Son yıllar çok çalkantılı geçti. Neşeyi ve öfkeyi, mutluluğu ve hüznü kısa zamanlar içerisinde en yoğun halleriyle yaşadık. Toplumun iki uç bölümü arasında bir yarılma oldu ve hızlıca karar vermek zorunda kaldık açıkçası; biz bu yarığın hangi tarafıyız diye. Gördük; görerek, yaşayarak ve hissederek anladık ki; iyileşmesi mümkün olmayan toplumsal yaralarımız var ve onları iyileştirmek mümkün değil. Onları yok saymak elbette haddimiz değil; onlar geçmişine parantez açıp “Çerkeslik” taslarken, bizler geleceğe parantez açıp “Çerkeslik” yaşamak konusunda bu yarık iyice derinleşinceye kadar birlikte bir süre geçirmek zorundayız. Yaptığımız herşey doğruydu diyecek kadar kendini beğenmiş olmadığımız gibi, yaptığımız doğruları yok sayacak kadar da mütevazı olmayacağız.
Her şeye rağmen; geleceğimizi tertiplemek isteyenlerin, tertiplemek istedikleri Çerkese razı gelmeyecek, kendi tarihinden güç alan ve kendi değer yargılarıyla hareket eden, aydınlık bir geleceğin kodlarını kendi genç akranlarımıza kendimiz hazırlayacağız. Şairin dediği gibi; Türkiye’de Kürt, Kürtler de Ermeni, Ermeniler de Süryani olacağız, Almanya’ya gidip Türk olacağız ama, en başta Çerkes olduğumuzu asla unutmayacak, Çerkesliğin bugün yok edilmek istenen alametlerine sımsıkı sarılacak ve gelecekte; haksızlık karşısında mazlumun, yalanlar karşısında gerçeklerin, silahlar karşısında çiçeklerin, savaşlar karşısında barışların tarafında, kim o tarafı savunuyor ve o tarafa yürümek için çaba sarf ediyorsa, işte onun yoldaşı olacağız. Birileri, söyledikleriyle kendilerini kandırmış olabilirler. Daha da vahimi, bir çıkar ilişkisinden dolayı, kendilerini değil de halkını kandırıyor olabilirler; ancak biz, birileri bize onurunu ve karakterini bir kenara bırakıp bir etiket takacak diye, susacak değiliz.
Vizyonumuzu merak edenler bunu açıkça anlamalıdır, misyonumuzu araştırmaktan üşenmemelidir. Bizimle ya da değil; Çerkes gençliğinin bir misyonu olmalı, bu misyon birlikte yaşadığı halkları ıskalamadan, onlarla birlikte yaşayacağı bir dünyayı da algılamalı ve bu algıyla bir vizyonu büyütmelidir. Nasıl ki geçmiş, atalarımızın sorumluluğundan kaçınmadan öncülük ederek bize ulaştırdığı somut bir şeyse, gelecekte gençliğimizin öncülük edeceği somut bir şey olacaktır. Gençler, bugünlerde birileri tarafından çekilmek istendikleri hizalara ve cephelere karşı dikkat etmek için aciliyetle bir misyon sahibi olmalıdır. Bunu sadece; kendi varlığını başkalarına armağan etmiş, bir kap yemek uğruna, bin yıllık onurunu ayakları altında ezenlerin Çerkes halkının geleceği üzerindeki kodlama atakları karşısında değil, aksine bugün benim ve arkadaşlarımın, Demokratik Çerkes Kongresi’ni oluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren yapıların da oluşturdukları kodlama hareketleri açısından da yapmalıdır. Düşünmeden, niteliksiz ve cahilce olduğu sürece, kimin tarafında kullanıldığınızın hiçbir önemi yoktur. İyi ve kötü; ne için kullanışlı görüldüğünüzün hiçbir anlamı yok. Çerkes gençleri; iyilerin ya da kötülerin hiç fark etmez, hiçbir tarafın oyuncağı olmayacak kadar onurlu bir geçmişin bugünkü taşıyıcıları olduklarını fark etmeli, hangi hareketin içerisinde mücadele yürüyor olursa olsun, yaptığı şeyin bilincinde olmalıdır. İşte bu yüzden, Çerkes gençliği bir misyon sahibi olmalı ve bu misyonu kendi tarihine ve kültürüne yakışır biçimde vizyonla ileriye taşımalıdır. Bu sorumluluktan kaçmanın bahanesi olmadığı gibi, gelecekte hiçte huzurlu olacağı öngörülemeyen günlere bir misyon ve vizyon ile girme zorunluluğunu fark etmelidir. Bu halkı, bugün konuşmaktan öteye, misyonsuz biçimde veya kendi misyonu olmadan, başkalarının misyonları üzerinde kodlayanların neferi olmuş büyüklerin temsil etmesi imkansız.
Ey Çerkes halkının gençleri! Tarihin sizlere yüklediği sorumluluktan kaçmayın! Geleceğe öncülük edecek misyonu oluşturun ve o vizyonda tüm diasporada ve yurtta birleşin! İnsanlığa, adalete, eşitliğe sarılın. Bir mücadele oluşturun, o mücadeleyi savunun. Eğer biz tarihin bizi öncü kıldığı geleceğin sorumluluğuna sarılabilirsek, bu rezil günlerin kölesi olmak zorunda olmadığımızı anlayacak ve bize rezil bir geleceği reva gören egemenlerin yörüngesinden sapacağız. Gücünü, kültüründen alan ve kendini insanlığa eşitleyen halkımızın vicdanı; adaletin en hassas terazisi olarak bize durmamız gereken insanlık saflarını işaretledi. Bugün, sorumlu olma vakti!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here