Tobil TALUSTAN

0
361

Kafkasya’nın Adige, Abaza ve tüm Çerkes halkları karakter bakımından, yaşam benzerlikleriyle derin ortak bağlara sahiptir. Abazinlerde; Kabardey, Abzeh, Şapsığ, Bıjeduğ gibi Adigelerle aralarında bir yakınlık vardır. Adige edebiyatına konu olan sözlü gelenekler, Abazin edebiyatının da kaynağını oluşturmuştur. Çerkeslerde en çok da folklor ile sözlü edebiyat iç içe girmiştir. Masallar, söylenceler, halk destanları, ortak temalar üzerine kurulmuştur. Abaza ve Adigelerde olduğu gibi tüm Kafkasya’da Huhaho (temenni sözleri) bile ortak benzerlikler üzerine kurulmuştur. Tobil Talustan, Abazinlerin edebiyat ünlülerini Adige dilinde yazmıştır. Daha sonra yazdıklarını Abaza diline çevirmiştir.
Talustan, 1879’da bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Karaçay – Çerkesk’te bir köyde öğrenimini Arapça olarak tamamladı. Daha sonra medresede okutmanlık yaptı. Kuran üzerine çalıştı. Medrese yıllarında laikliği savundu. Sonraki yıllar laik düşüncesi yüzünden Çerkes bağnazlarının, gericilerinin hedefi oldu. Eğitimini halka mal etmek için büyük çabalar harcadı. Medreseyi, yaşamın gereksinimi olan; coğrafya, matematik, tarih, tabiat bilgisi eğitimi alanına çevirdi. Öğrencilerine bu dersleri verdi.
Kendisine; “Puşkin, Lermantov, Neguma Şore, Adilceri gibi klasiklerin çalışma yöntemlerini örnek almış, Arap harflerinden adapte ederek Kabardeyce ve Abazince için alfabeler hazırlamıştır. Ancak bu çalışmaları günümüze ulaşmamıştır. Bu çalışmaları Çarlık yönetimince kuşkuyla karşılanmış ve sık sık yurdundan uzak sürgüne yollanmıştır.
Çalışmalarını 1915 yılında Teberda kentinde toplanan Eğitim Kurultayı’na bir bildiri halinde sununca, büyük tepkiyle karşılaşmıştır. Kurultayda çoğunluğu oluşturan din adamlarının saldırısına uğramış, sürgünde gizlice kaçıp yurduna döndükten sonra kırlarda, ormanlarda gizlenerek çalışmalarını sürdürmüştür. Ormanların kuytu köşelerine toplayabildiği gençleri okutmaya devam etmiştir.” (*)
1917’de gerici Çarlık yönetimi yıkılınca, Tobil Talustan iktidarı ele geçiren sosyalistler döneminde sürgünden köyüne geri döner. Çağdaş bir okul kurar. Çalışmalarını kurduğu okulda sürdürür. Abazin edebiyatının piri olan Gulya Dırmıt ve başka Çerkes yazarları olan Tsağo Nuri, Şocentsuk Aliy gibi yazar ve edebiyatçılar sadece kendi dillerinde yazılar yazarken Tobil Talustan, Adige, Abaza ve diğer halklarının dilleriyle ortak çalışmalar yürütür. Ortak Çerkes kültürünü geliştirmek için çabalar içine girer. Kabardey bölgesinde Kabardey alfabesiyle, Çerkesk bölgesinde Abazinlerin alfabelerinin günümüz düzeyine eriştirilmesinde Talustan’ın katkıları büyük olmuştur. Tobil Talustan’ın ilk eseri Zuli ve Zarila’dır. Bu eserde; mollaların önderliğindeki karanlık eğitim dönemindeki Çerkes kadınının yeriyle, 1917 Sosyalist Devrimden sonra, sosyalist yeni yaşam döneminde, kadının toplum içerisindeki sosyal konumunun karşılaştırılmasını yapmıştır.
Kitabın Zuli bölümünde: “1920’lerden önce, eğitim görmemiş, kişiliği oluşmamış, ekonomik bağımlılığı olan, erkeğin elinde neredeyse ticaret metaı haline gelen, başlık kurumunun tutsağı olmuş, katı ve çağ gerisinde kalmış geleneklerin baskısı altında olan Çerkes kadının acıklı durumunu vurgulamıştır. Zarila bölümünde ise; eğitim görmüş, haklarının ve ödevlerinin bilincinde olan, başlık verilerek alınmamış, sevgi ve saygıya dayanan bir evlilik yapmış, kocası ve ailesi tarafından saygınlığı kabul edilmiş, mutlu bir Çerkes kadının, tolumdaki yeri, toluma sunduğu hizmetler anlatılmıştır.” (Age)
Abazin kültüründe ve edebiyatında Tobil Talustan’dan sonra gelen diğer yazarlarda Çerkes edebiyatının ortak özelliği olan süslü söz söyleme geleneklerini, Adige yazılı ürünlerinde olduğu gibi Kabardey ve Abazin edebiyatına yansıtmışlar.
Şocentsuk Aliy, Tobil İsmail, Jır Hamit gibi ünlü yazarlar, edebi ürünlerde Çerkes insan güzelliklerini eserlerine konu etmişler. Şocentsuk Aliy ünlü romanı Kambot ile Latse’de; Tobil İsmail Azamat, Dağların Karanlığı ve Dağlardaki Aydınlık adlı eserlerinde bu ortak özellikleri sürdürmüştür. Adige, Abaza, Kabardey ve tüm Çerkeslerde olduğu gibi, edebiyatın kökü Çerkes sözlü söylenceleri, Abazin yazılı edebiyatına da yol gösterip kaynak olmuştur. Abazin edebiyatının zenginliği söylencelerden gelmektedir. Bu söylenceler, efsaneler, halk hikâyelerine dönüşmüştür. Kolektif halk destanlarına konu olan kahramanlar, halkın mücadelesi içerisinde yaşamış, mücadeleye önderlik etmiş kişiler üzerinedir.
Abazin edebiyatında Tobil Talustan’dan sonra en ünlü yazar Jır Hamit’tir. Jır Hamit, 1912’de Çerkesk’te Huıj Du Köyü’nde doğdu. Tobil Talustan’ın öğrencisiydi. Onun edebiyat geleneğini sürdürdü. Kafkasya’da tüm edebiyatçılar, araştırmacılar Jır Hamit’in, Kabardey dilini büyük bir ustalıkla kullandığını savunurlar. Onun, ürünlerine yüreğindeki insan sevgisini yansıttığını herkes kabul etmektedir. En ünlü eseri Özgürlüğü Olmayan Kadınlar adlı çalışmasıyla, ölümünden sonra 1972’de yayınlanan Güneşin Uyandırdıkları adlı romanıdır. Kitabın önsözünde: “Satırlarıyla, harfleriyle halkına bilgi, uygarca ve insanca yaşam mesajı götürebileceğine inanan, varlığını bu yolda adayanlardandır. Köyü’nün kırlarında düzgün pulluk çizgileri ile halkın üretim savaşına önderlik eden en büyük insan, kalemiyle de halkın yaşamına doğru ve kestirme yollar çizmiştir.” (Age)

* Dünden Bugüne Kuzey Kafkasya, Özdemir Özbay, Kafder Yay. Takav Mat. Ankara.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz