Ah be çocuk

0
1952

Ah be çocuk

Yazık

okuyamayacaksın şiirlerimi

ürpererek çam ormanı kokan özlemlerim

ile yazdığım

Musa gibi umarsız

bırakıp gittin firavunlara

kendine ağuladın yurdumun günahsız göklerini

prese girmiş tavlı bir cevher gibi

yokluğa mühürlettin

Ah çocuk

senin çıra bakışlı sevdaların vardı

ardına bakmadan koyup gittiğin

dağların vardı

Be çocuk

daldın

koyun sürüsüne kurt dalar gibi

döndün mü çığlıklarla

Brezilya platosunda sambalar gibi

Saldın dalyürek korkusuzluğunu üstlerine

Petrol susuzu canavarların

Ve yatırdın yaşamaya tutkun susuzluğunu

Umursamazlığın vahşi vahasına

Neydi uçarken sonsuzluğa ünlediğin son özlem

Kafkasların ince yanık bir türküsü mü

Onulmaz çekişi mi Uzunyayla’nın kavruk topraklarının

Toroslar, İnce Memed, Şeyh Şamil

Belki bir poyraz tüttü gözünde/ düşmanlı

Bir göl kıyısında tütün içmişliğin

Bulutlara sarılmış bebek ağlamaları

Ve sorgu dolu gözbebekleri cümle çocukların

Ah, isyan ediyorum ve sana da pay var

Be çocuk bizden ne istedin

Bak tel örgüler çekildi gözlerime

Saçlarıma ak çizgiler

Görmedin

Şimdi

Yanık buğday ağıtları uğunuyor ardından

Ağıt ve sen/ hey çelişkinin doymaz tanrısı!?

Pankartlarla yürüyecektik sokaklarımızda

Keskin rüzgârlara karşı kılıçsız

Sesimizi aynı gök gürültüsüne uğratıp

Solo türkülerle halaya duracaktık İtilmiş gibi ellerim

Boşlukta ve sen Yazık istemedin seslerimi Soylu

Çerkez atları gibi

Koşumsuz atladın ölüme

Öpüp başıma koyuyorum anını ve yönümü

dönüyorum

hücreme.

Çok değerli Jıneps okurları, beş yıldır severek sürdürdüğüm köşe yazarlığına, hayalini kurduğum yeni kitabıma odaklanabilmek adına ara vermek durumundayım. Sizlere Hasan Öğren’e ait bir şiirle hoşça kalın demek istedim.

Yuzinşeyo fıgane.

""

 

Sayı: 2019 12
Yayınlanma Tarihi: 2019-12-01 00:00:00