Büyük-küçük elçiler ve Çerkesler

0
1868

Geçtiğimiz günlerde efendisine şirinlik yapmak için şirazesinin ayarını kaçıran Rusya büyükelçisi Yerhov’a demediğiniz kalmadı, bir Çerkes olarak utandım sayenizde. Niye kızıyorsunuz adama; kızmayın…

O bir hizmetli…

Ne farkı var bizim içimizdeki hizmetlilerden? Bulunduğumuz her ülkede hizmetlerimizle övünür dururuz biz. Bugüne kadar kimleri yok saymışız, kimlerle dövüşmüşüz, kimlerle barışmışız biz yahu! Kendi içimizde; efendisinin görüşüne yan çiziyor birbirimize demediğimiz-yapmadığımız kalmadı ya bizlerin de. Yerhov’u en iyi bizim anlamamız lazım..!

Yerhov da efendisinin hizmetlisi olan biri. Onun ne farkı var ki bizim içimizdeki Kabardeyleri Çerkeslerden ayıran, herkesi Çerkes yapıp, Çerkesi Çerkes yapamayan Rus “küçükelçi”lerinden? Rusya’nın Çerkes politikasına hizmet eden belki son kişi o. O da muhtemelen son zamanlarda içimizdeki “küçükelçi”ler ortalığı yeteri kadar velveleye veremediği için üstüne vazife edindi bu işi.

Okuldaki hademeden ne farkı var ki onun? Ne farkı var derneklerimizdeki, örgütlerimizdeki, sülalelerimizdeki, sokaklarımızdaki, düğünlerimizdeki “küçükelçi”lerden? İşi neyse, defterde ne varsa; işini defterine göre yapan bir hizmetli. Sözleri Rus iktidarının Çerkeslere bakış açısından bir kesit. Çerkeslere inandırılmak istenen, Çerkeslerin dostlarına öğretilmek istenen bir tarih dökülüyor o diplomatın dudaklarından. Vücut onun, isim onun, dil onun ama sesi Rusya’nın sesi. Anlattığı Rusya’nın tarihi; hani şu Şıxımız Bakunin’in yıllar önce söylediği tarihten Rusya’nın meşhur tarihi de “…tarih kazananların propagandasıdır”. Yerhov’un şahsı kim ki? Emeklilik hayalleri kuran, aylık maaşlı bir memurdan başka kim? Onun şahsının da, fikrinin de bir değeri yok Rusya’da. Şimdi bize konuştuğu değerliymiş gibi gelen sözleri bile kendi sözleri değil. Kendi fikrini açıklayabilecek kadar özgür birisi bile değil üstelik.

Hadi o belgeli, makamlı, maaşlı açık açık Rus memuru… Gizlisi saklısı yok; ağzını açtığında düşenler belli ağzından… Eee, ya bizim içimizdeki “küçükelçi”ler? Gizli kapaklı, süslü-püslü sözleriyle milleti zehirleye zehirleye, Türkiye’de Çerkesliği bir tavuğa hapseden; tarihini üretemeyen, yabancılık tüketmekten herkese benzeyip kendisine acayip gelen bir Çerkesliğin mimarları ya da böyle mimarların müritleri?

Sanki dünkü mesele Rusya’nın Çerkeslere karşı “dağlı, eşkıya” bakışı ve dünyaya bunları pompaladığı politikaları. Mesele eski mesele de, haberin hızı ve ulaşılabilirliği yeni mesele. Kimseden gizlenecek hali kalmadıya hani bazı şeylerin, hani sesi-soluğu çıkıyorya artık insanların… İnsanlar görüyor, duyuyor artık; kimin ne dediğini de, kimin ne yaptığını da… Ortada bir hesap meselesi var.

Bilgi kontrolsüz olunca, hesaplar inceye döner…

Geçen gün sosyal medyada #özürdileyin etiketiyle bir araya geldi insanlar bu meseleyle ilgili ve örgütlerin birçoğu destekledi bu etiketi… Çerkeslerin sağı-solu, orta yolu; kısaca ömrü hayatında ne Çerkeslikte ne başka işte omuz omuza gelemeyen kesimler, tweet tweete geldi. Büyük bir iş… Bu birkaç seferdir böyle… Bir dizide, bir karakterin tarihinden çarpıtılarak Türk resmi tarihine göre işlenmesi sırasında şirazeyi tutturamayan senaristin yazdıklarından sonra da böyle bir durum oluşmuştu derken; Ruslan Guaşo meselesinde perçinlendi ve birkaç defa daha sosyal medyada hareketlilik sağlandı. Bugün de bu mesele…

Ve sonunda sonra örgütler hem sosyal medyadaki bu hareketliliğe katıldılar hem de basın açıklaması yaptılar…

#özürdileyin dedik eş-dost, sağ-sol, Çerfed-Kaffed, Müminkafir geçen akşam. Yeni yeni öğrendik sosyal medyayı, gündemi.

Şimdi mesele şu:

Neden bazı istisnalar hariç herkes memurun şahsına seslendi? Sonuçta Yerhov, Rus politikası neyse, onu söylüyor. Sonuçta işi bu! Belki Çerkeslerin ne kadar medeni bir toplum olduğunu bizden daha iyi biliyordur, eğitimli-donanımlı bir insan sonuçta. Mücadele edilmesi gereken Yerhov mu gerçekten, özür dilemesi gereken Yerhov mu hakikaten? Yoksa yıllardır gerek küçükelçileriyle, gerek büyükelçileriyle, gerek valileri, hâkimleri, askerleriyle Çerkesleri kendilerine yabancılaştırmak ve Çerkeslere yazdıkları tarihe dünyayı inandırmak isteyen Rus politikası mı? Kendimizi yeniden tanımak, kendimizi insanlara ve dünyaya anlatmak için neden bir memurun röportaj vermesini bekliyoruz ki hep?

Şimdi oturup bunu düşünelim birlikte.

Sağıyla-soluyla, orta yoluyla. Korkmayın, düşününce omuzlarımız birbirine değmez.

Sayı: 2020 03
Yayınlanma Tarihi: 2020-03-01 00:00:00