Аланты Хъæлæс – Osetlerin Sesi – Nisan 2020

0
169

Fændır-Фæндыр, Zilitı Zæraşşæ-Дзлиева, Дзерасса Майрамовна

Bu sayımızda SOIGSI Kuzey Osetya Beşeri ve Sosyal Bilimler Enstitüsü ile Kuzey Osetya gazetesinin ortak projesi olan “A’dan Z’ye Alanya” dizisinden çevirisini yayınlayacağımız makale, SOIGSI araştırma ekibi ile diasporayı araştırma amacıyla Türkiye’ye gelen değerli genç bir soydaşımıza ait. St. Petersburg Konservatuarı’nın bestecilik bölümünden mezun olup yaylılar orkestrası için bestelediği “Nartlar” ve Beslan kurbanları anısına Khoşta’nın şiirlerinden bestelediği Kantata gibi değerli eserleri olan ve “Beslan, Bir Dakika Sessizlik” projesinin fikir annesi, Sanat Eleştirmenliği ve Etno-Müzikoloji alanında doktorasını aldıktan sonra SOIGSI Folklor ve Etnografya Bölümü Kıdemlı Araştırmacısı olan Zilitı Zæraşşæ’nin Fændır / Фæндыр başlıklı makalesi.
Çevirimi düzelten Sayın Alikatı Elmira Alikaeva’ya teşekkür ederim.
Atsætı Ufuk Güneş

“Hepimizin hayatı bitse bile, bu fændır sonsuza değin yaşasın.
Bunu çalıp, bizim zaferlerimizi anan her kim olursa olsun bizden sayılacaktır!”
[Иууыл цагъды куы фæуæм, уæддæр ацы фæндырæн ма уæд фесæфæн.
Уый чи цæгъда æмæ мах чи мыса, гъе уый уыдзæн нæхион! ]

Oset Nart Destanları kuşkusuz İskit-Alan kültürünün en gözde unsurlarından birisidir ve Osetler arasında zengin efsaneler aracılığıyla korunmuştur. Oset Destanı’ndaki Nartlarda sadece Alanların birebir yansımaları vardır. Bu sonuca varmak için Destan’ın yapısına bakmak yeterlidir: Nart Destanı’nın oluşumunda iki aşama vardır. Birinci dönem, İskit-Sarmat dünyası ile bağlantılı olup Karadeniz kıyılarındaki ovalardaki coğrafi yapı ile ilişkilidir. Daha sonra gelen ikinci dönem ise Kafkasya ile bağlantılı olup dağlık coğrafya ile ilişkilidir. Tarihsel bağlam tamamen Sarmat-Alan tarihi ile bağlantılıdır (V.A. Kuznetsov).
“Fændır” kelimesinin müzik enstrümanı olarak anılmasına Destan’ta sık sık karşılaşırız, Destan’daki birçok kahraman bir “fændır yarışmasını” kazanır. Geleneksel olarak Fændır telli bir çalgıdır. Örneğin: Dıwwadeştænon Fændır (дыууадæстæнон фæндыр – дыууадæс: on iki, тæн: tel, yani “on iki telli saz”) arpa benzer bir çalgıdır; Qişın Fændır (хъисын фæндыр – хъис: saç (telleri at kılındandır – atın kuyruğundaki uzun kıllardan alınan teller UG)) kemana benzer bir çalgı; Qırnæg Fændır (хъырнæг фæндыр – хъырнæг: çığırmak, şarkıyla eşlik etmek) Qişın Fændır’a benzeyen telli bir çalgı; Dala Fændır (дала фæндыр – (dallı: Dig. ritm tutmak; vurmak, çırpmak) bu entrüman tel çekme tekniği ile çalınır UG) bir tür balalayka. Henüz 18. yüzyıl sonu ila 19. yüzyıl başlarında Oset müzik geleneğinde Asya Mızıkası (азиатская гармоника) olarak da bilinen tek sıra tuşlu (yarım sesleri olmayan UG) talyanka türü Vyatka Garmonu da yerini almıştır. Bu enstrüman geleneksel Oset Müziği’nde o denli yoğun kullanılmıştır ki diğer enstrümanların önüne geçip merkezi bir konum edinmiş ve temel “halk çalgısı” olarak kabul edilir olmuş, İron Qanzal Fændır’ı (ирон хъандзал фæндыр (хъандзал: tuş, yani İron Tuşlu Sazı UG)) ya da Oset Garmonikası adını almıştır. Dikkat çeken husus Osetlerin vurmalı ve nefesli sazlarından fændır diye bahsetmemeleridir. Örneğin: Wadınz, Waşen, Udævz (уадындз, уасæн, удæвдз – flüte benzer nefesli sazlar), Fidiwæg (фидиуæг – uyarı verme amaçlı boynuzdan yapılma nefesli saz), Dala (дала – tamburin türü vurmalı saz), Guımşæg (гуымсæг – çift taraflı davul tarzı vurmalı çalgı -doli), K’ærtsgænæn (къæрцгæнæн – çıngırdak tarzı vurmalı çalgı – phaçıç).
V.I. Abaev’e göre Fændır (fёndyr/fёndur) Anadolu Rum kültürüne ait bir çalgı olup buradan Kafkasya’ya ve Güney Rusya’ya yayılmıştır, örneğin: Çeçen Pandır’ı, Ermeni Pandir’i, Gürcü Panduri’si ve hatta Ukrayna Bandura’sı. Fændır kelimesinin Oset diline nüfuzu İskit dönemine kadar geri gidebilir. A. Tuallagov da bu görüşü benimser. Ona göre, fændır terimi Lidya dilinden gelir; Büyük olasılıkla Anadolu’ya yapılan İskit seferleri sırasında dillerine geçmiştir. Tuallagov, benzer müzik aletleri arasında, adı İran dilinden, ve hatta daha önce Akadça’dan, gelen Svan arpı Çang’ı gösteriyor.
Osetlerin ataları – İskitler Alanlar ve Sarmatlar – arasında en yaygın olan enstrüman 12 telli arp idi, bu arkeolojik çalışmalar ile doğrulanmıştır. 1947 yılında Altay’daki ikinci Pazırık kurganının kazılarında, iki ana bölümden oluşan telli bir müzik aleti bulundu – yuvarlak kenarlı uzun bir gövde ve bir tel tutucu. Tek bir tahta parçasından yontulmuş, içindeki gövde kısmı oyularak boşaltılmış, ortasına yakın daralan ve bu nedenle 8 rakamına benzeyen, her iki uçtan ahşap saplamalar (çiviler) ile duvarlarına tutturulmuş bir deri membran ile kaplanmıştır. Orta kısmın üzeri, desenli (çapraz şekilli) bir oyuğa sahip ince bir ahşap tahtadan sağlam bir plaka ile kapatılmıştır, kuyruk kısımlarındaki iki “bacak” parçası üzerinde deri membran duruyor ve bu bacakların üst kısmları arasında iki tel gerilmiştir (Rudenko SI). Dahası, bir arpçı Sakhnovsky Kurganı’nda bulunan altın bir plakada ve Aksyutintsy köyü yakınlarındaki bir kurganda bulunan M.Ö. dördüncü yüzyıldan kalma kemer plakasında da tasvir edilmiştir.


“İskit müzik aletinin anlamını açıklığa kavuşturmak için, onu diğer İran halklarının manevi kültürü bağlamında değerlendirmek gerekir. Nitekim, Nart Destanı’nda verilen fændır’ın efsanevi kökeni, ölüm fikri ve anma geleneği ile ilişkilidir ve şamanistik (rahibe dair) özelliklere sahiptir. Bu tezler, diğer şeylerin yanı sıra, 2. Pazırık Höyüğü’nde arp gibi bir telli çalgının kalıntılarının keşfi ile doğrulanabilir: bu çalgının şamanistik bir niteliği olarak görülür ve genellikle şaman-kralın kendisi tarafından yapılan ritüel eylemlerle ilişkili olması ile açıklanır (A.V. Vertienko). Arp tipi bir alet de Olvia’nın 10 km kuzeyinde, M.Ö. birinci yüzyılın sonundan kalma Soylu bir Sarmatyalı’nın, yine asil kökenli bir ozan eşliğinde, gömüldüğü kadim bir mezarda 1918’de bulundu. 1945 yılına kadar Berlin’deki Antikite Müzesi’nde saklanan bu cenaze gömüsü buluntuları arasında bir de arp vardı. Rezonatörün bir ucunda bir ayı figürini şeklinde bir kalem vardır ve karşı tarafta kare şeklinde delikli bir çıkıntı vardır. Alt kısmına doğru gövde üzerinde bir çıkıntı boyutuna genişleyen teli tutan ahşap bir çubuk yerleştirilmiş ve üst kısmı ise oyulmuş bir kuş figürüyle süslenmiştir. Rezonatöre uzanan beş tel, klavyeye (perde tahtasına) bağlanmıştır. Enstrümanın gövdesinin yanları da tamgalar ile süslenmiş, ayrıca ayı figürlü heykelciğin omuzlarına ve sağrılarına da uygulanmıştır”(A.V. Simonenko).
Oset Destanları’nda, Dıwwadeştænon Fændır’ın kökeni, Nartlar’ın ilk destan ozanı olan mitolojik kahraman Şırdon ile ilişkilidir. Efsaneye göre Şırdon, bu enstrümanı Xamıts’ın ineğini çaldığı için intikam almak üzere bir kazanda pişirdiği Şırdon’un çocuklarının kalıntılarından yarattı. Daha sonra çalgısıyla beraber Nartların yanına geldi. Arpı eşliğinde sözlerini söyledi: —Nartlar, bu benim size hediyem, ama müsade edin de ben de sizlerle birlikte yaşayayım. Nartlar cevap verdiler: — bunun gibi kıymetli bir şey elimize geçerse bu adam bizi elinde oyuncak eder! < … > Şırdon Nartlardan biri oldu. Nartlar bu enstrümanı icat ettiler ve birbirlerine dediler ki: Hepimizin hayatı bir tarafa olsun, bu fændırı kaybolmaktan koruyalım. Bunu çalan, bizi öven her kim olursa olsun bizden sayılacaktır!” [“Уыйфæстæ йæ фæндыр рахаста æмæ рацыд Нартæм. Ныхасы йæ ныццагъта æмæ фæндырæн йемæ ныззарыд: – Нартæ, ай уын мæ лæвар, æмæ мæ уемæ цæрын бауадзут. Нартæ загътой: – Айхуызæн хæзна нæ къухы куы бафта, уæд нæ ацы лæг цы баджидз дардзен! <…> Сырдон гъе уымæй сси Нартæй. Нартæ уыцы фæндыр рауагътой æмæ кæрæдзийæн загътой: – Иууыл цагъды куы фæуæм, уæддæр ацы фæндырæн ма уæд фесæфæн. Уый чи цæгъда æмæ мах чи мыса, гъе уый уыдзæн нæхион!”.] Dıwwadeştænon Fændır, Oset Nart Destanı’nda sıklıkla yer bulur. Batıraz ateşle çeliklenirken farklı melodiler çalar, alevleri fændırla yeller.
Ayrıca Nartı Soslan (Sojırıqo) ve Şæwwa da Dıwwadeştænon Fændır’da kendi çalma becerilerini ustaca sergilerler. “Şewwa, bıyıklı bir adam, Wurıjmæg’ın evine gidiyordu (Nærton erkekleri onun bıyıklarını gördükten sonra, bir yıl içinde, hepsi bıyık bıraktılar) atını atların bağlandığı yere bağladı, misafir evine girdi, evde Şatana ve kızından başka kimse yoktu, ev halkı davete gitmişlerdi. Şewwa için yapacak bir şey yoktu. Adam, duvardan Sojırıqo’nun on iki telli arpını aldı ve çalarak kadegleri (kahramanlık destanlarını UG) okumaya başladı.” Bana göre, burada misafire bakacak kimse kalmamış, bunlar mahvolmuşlar. (“Сæууа араст ис Уырызмæджы хæдзармæ æдрихи лæгæй (нæртон адæм афæдзмæ рихитæ уагътой), бæхбæттæныл йæ бæх бабаста, уазæгдонмæ бацыдис, хæдзары та Сатана æмæ йæ чызджы йеддæмæ ничи уыдис, куывды уыдысты. Афтæмæй Сæууамæ фæкæсæг ничи уыд. Уый къулæй Созырыхъойы дыууадæстæнон фæндыр райста æмæ дзы цæгъды йæ кадджыты хъарæг ныхæстæ. “Мæ заргæйæ, ам уазæгмæ фæкæсæг куы ничиуал ис, цæй бын баисты.)
Bu müzik aletinin bir prototipi ayrıca, Waştırci’nin atının yelesiyle oynadığı ve Dıwwadeştænon Fændır çalmayı taklit ettiği Şatana’nın doğuşu hakkındaki efsanede de yer almaktadır:
Ulu Waştırci, yükseklerden bakıyordu
Ve, alçalıp yere kondu
Atının ayak sesleri alkışlar gibiydi
Atının üzerinde fændır da çalıyordu
[Бæрзонд Уастырджи бæрзондæй касти
Æмæ ныллæгмæ зæхмæ æртахти,
Йæ бæхы къæхтæй къæрццæмдзæгъд кæнгæ,
Йæ бæхы барцыл фæндырæй цæгъдгæ.]
Geleneksel olarak, bu enstrüman iğne yapraklı veya sert ağaçtan yapılmıştır. Rezonatör kutusu sağlamdır, kullanılan yekpare ağaç parçasının içi oyulup boşaltılarak yapılır. Oset on iki telli arpın yapımı da mitoloji ile ilişkilidir. Çoğu zaman, alet gövdesi güneş sembolleri ile süslenmiştir ve yukarı uzanan kavisin başı, geleneksel Oset mitolojisinde güneş sembolleri olan, bir at veya kuş şeklinde yapılmıştır. “Eski Oset kültürünün temel unsurlarından biri Güneş Efsanesi idi. Güneşin prototipi resimlerde Waştırci, Soslan ve Batraz gibi figürlerle temsil edilirdi.” Muhtemelen bu nedenle Destan’ın yukarıda sayılan tüm kahramanları, güneşin doğasını simgeleyen bir enstrüman olan, Dıwwadeştænon Fændır çalmada çok maharetli idiler.
Osetya’da ozanlar Nart Efsaneleri’ni on iki telli arp eşliğinde anlatırlardı, ancak 20. yüzyıl başlarında bu gelenek tamamen kayboldu. Bugüne kadar sağlam kalmış enstrümanlar Rusya Federasyonu’ndaki çeşitli müzelerde korunmaktadır. Genellikle, halk arasında, müzisyenler enstrümanlarını kendileri yaparlardı, bu yüzden herkes gelenek ve tasarım özellikleri tarafından oluşturulan formları esas alsalar da aynı zamanda kendi [fiziksel yapılarını, UG] performans yeteneklerini de dikkate alıyorlardı. Bu nedenle, tasarım açısından en ilginç enstrüman, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti Ulusal Müzesi’nde sadece fotoğrafları bulunan bir çalgıdır. Enstrümanın gizemli tarihi hakkında fazla bir şey bilmiyoruz, sadece XVII. yüzyılda yapıldığı biliniyor ve 1800’lerin başında bir kan davasında barışma armağanı/tazminatı olarak Tomaytæ sülalesine verildiğini biliyoruz. Bu eşsiz enstrümanın son sahibi Oset destan anlatıcısı Gaxa Şlanov idi. “Томайтæ enstrümanı”’nın alışılageldiği gibi 12 telli olmayıp, büyük olasılıkla, sahibinin çok yüksek bir ustalık seviyesine dolaylı olarak işaret edebilen 14 (!) telinin olması gerçekten ilgi çekicidir.
Geçmişte, Dıwwadeştænon Fændır’ın sihirli gücü sesinin verdiği şifaya bağlanmıştı. Örneğin çiçek hastalığı, kızamık ve göz hastalıklarının efendisi Alarda’nın onuruna söylenen bir şarkı sadece bu özel enstrüman eşliğinde yapılırdı. Eski günlerde geleneksel olarak hasta bir kişiyi ziyarete bu enstrümanla gidildiğine dair bilgiler var. Bunun hastayı neşelendireceğine ve iyileşmesini hızlandıracağına inanılıyordu. Mitolojik bilinçte, Dıwwadeştænon Fændır göksel uyumu yeryüzünde ses düzeyinde üretir ve böylece sağaltıma katkıda bulunurdu.
19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başlarında Dıwwadeştænon Fændır kullanım dışı kalmaya başladı. Onun yeri Xişın Fændır (хъисын фæндыр) yaylı çalgısı aldı. F. Alborov’un belirttiği gibi, “basit bir çalgı, zamanımızda enstrümanın arkaik biçimleri hayatta kalmıştır. Sanatsal hayatta kullanımının öznelliği ve bazı doğaüstü özelliklerine atıfta bulunulması, Qişın Fændır’ın da kadim zamanlardan beri Oset toplumu içerisinde var olduğunu gösteriyor” (Alborov, F.Ş.).
Bu enstrümanın yaratılması Oset Nart Destanları’nda, bir versiyona göre, ünlü Soslan kahramanı ile ilişkilidir: Çok seneler beraber yaşadılar ve bir gün Aguındæ öldü. Sofiya’nın kriptinin (mezar evinin) yanına götürdüler, Sojırıqo da yanıbaşına oturdu. Saçından teller kopardı ve bundan qişfændır yaptı ve bununla kendini sakinleştirdi, kahramanlık destanları söyledi (qışfændır o zamandan bu zamana gelmektedir) [Бирæ азты иумæ фæцардысты, æмæ йын Агуындæ амарди. Софиайы зæппадзмæ йæ бахастой, æмæ Созырыхъо дæр уым ысбадти йæ цуры. Йæ дзыккуйы хъистæй йын æртыдта æмæ дзы хъисфæндыр ыскодта æмæ уымæй йæхи ирхæфста, кадджытæ кодта (Хъисфæндыр уæдæй нырмæ баззад).] Diğer taraftan – Batıraz şalının üzerinden kollarını sıkı sıkıya tutarken kızın dudakları titredi ve dişleri boğazına doldu, sonra saçlarını kesti /sıyırdı dedi ki: babanın dediğine göre ölümcül hastalığa tutulmuş, bu saçlardan bir qişfændır yapacağım. Boyun-çıbanını deşti, Şaynæg Ældar’ın (feodal beyin) kızının saçlarının tellerinden çalgısını hazırladı, yayını yaptı, sağ kolunu şalından sıkıca tutarak ve fændır çalarak geldi. (“Батырадз Хызы фидары цонгæй чызгы былтæ нырриуыгъта, æмæ йæ дæндæгтæ йæ хъæлæсы айдзаг сты, стæй йын йæ дзыккутæ ракодта æмæ зæгъы: – Дæ фыды фæдзæхстмæ гæсгæ удхарæй мæл, а дзыккутæй хъисфæндыр æз скæндзынæн. Бæрз-бызычъи ракъахта, Сайнæг-æлдары чызгы сæры хъуынтæй тæнтæ ацарæзта, æрдын æскодта, Хызы фидары рахиз цонг йемæ рахаста æмæ фæндырдзæгъдгæ рацæуы”.) Destanda Qişın Fændır başka bir adla da belirtilir: Domuz Başı Fændır’ı: Soslan misafir odasına girdi ve sandalyenin üzerine oturdu. Duvarda bir domuz başı fændır asılı idi, Soslan onu aldı ve olağanüstü ezgiler çalmaya başladı. O kadar güzel çalıyordu ki tüm vahşi hayvanlar ve ölüler başına toplandı, toplandıkları avlunun duvarları oynamaya başladı, dağlar bile dile gelip eşlik ettiler. (– хуыйысæр фæндыр: Бацыдис Сослан уазæгдонмæ æмæ бандоныл æрбадтис. Къулыл ауыгъд уыдис хуыйысæр фæндыр, райста йæ Сослан æмæ диссаджы цæгъдтытæ кæны. Афтæ рæсугъд цагъта, æмæ йæ цагъдмæ сырдтæ æмæ мæргътæ æмбырдтæ кодтой, галуаны къултæ змæлыдысты, хæхтæ йын хъырныдтой.)
Buna ek olarak, Qişın Fændır “Çanza’nın görkemli oğlu – küçük Suai” efsanesinde de anılır ve aynı zamanda kurnaz Şırdon’un bir enstrümanı olarak da adlandırılır.
Geleneksel Oset kültüründe, bu enstrüman her yerde yaygındı ve hem ritüel hem de günlük işlevleri yerine getirirdi. Bilgi kaynaklarına göre, hemen hemen her ailenin evinde bir Qişın Fændır’ı vardı. Enstrüman sahipleri bu enstrümanı çalamıyor olsalar bile, misafirlerden herhangi birinin müzik yapmak istemesi durumu için onu evlerinde bulundururlardı. Qişın Fændır’daki melodiler Nartlarla ilgili destansı şarkılara ve æxşævbadæn ritüelindeki (æхсæвбадæн — komşu ve akrabaların geceleyin ölen kişinin cesedinin başında oturmaları) ölenlerin tabutu başında seslendirilen, aynı Dıwwadeştænon Fændır gibi, dini şarkıların performansına eşlik etti. Qişın Fændır, kar yağışı (çığ UG) altında ölülerin cesetlerini ararken de kullanıldı. Hava değiştiğinde Qişın Fændır’ın sesinin donuk ve cansız hale geldiğine inanılırdı, böylece enstrümanı çalanlar hava durumunu tahmin edebiliyorlardı. Ayrıca bu enstrüman geleneksel eğlencelerde danslara da eşlik etti.
Tipik olarak, Qişın Fændır kâse şeklinde yuvarlak bir gövdeye sahip iki veya üç telli yaylı bir enstrümandır. “Üst kısım, merkezde birkaç rezonatör deliği bulunan gerilmiş keçi derisi (bazen koç veya buzağı mesanesi) ile kaplanmıştır. Teller at kılından yapılmıştır. Tellerdeki kıl sayısı 5 ile 10 arasında değişmektedir” (F. Alborov).
Qırnæg Fændır (хъырнæг фæндыр) ve Dala Fændır (дала фæндыр) gibi enstrümanlara gelince, büyük olasılıkla kökenleri daha geç bir dönemdedir ve Alanların kültür dünyasıyla bağlantılı değillerdir.
Geleneksel Oset inancına göre, müzik aletlerinin sesi Farn’ı (göksel rahmet, bolluk, mutluluk, huzur UG) eve çekerdi. Fændır’ın sesi her zaman evlerinizi doldursun!
Farn ile dolun ve İrışton halkının evlerini Farn doldursun! [Фарнæй дзаг ут, æмæ фарн уæ хæдзæртты Ирыстоны адæм!]

Not: Ælbægatı Murat Elbeg’in “Geleneksel Oset Müziği ve Müzik Aletleri” sunumunu aşağıdaki web adresinde bulabilirsiniz:
http://www.kafdav.org.tr/documents/oset-muzigi.pdf

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here