Emzirme süreci sabır, eğitim ve deneyim gerektirir

0
50

Merhaba,

1-7 Ekim günleri Türkiye’de Emzirme Haftası olarak kutlanmakta ve toplumun emzirme konusunda bilinçlenmesi amaçlanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı doğan her bebeğin doğumdan sonraki ilk yarım-bir saat içinde emzirilmesini, ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmesini, 6 aydan sonra ek gıdayla birlikte 2 yaşına kadar anne sütüne devam edilmesini önermektedir.

Genel olarak hepimiz anne sütünün faydalı olduğunu biliyoruz, peki ya ayrıntıları…

Emzirme anne- bebek arasındaki psikolojik bağın kurulmasında en etkili iletişim yoludur. Anne ve bebeğin psikolojik gelişiminde etkilidir. Anne sütü, bebeği astım, alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklardan, karın ağrısı-kabızlık gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarından korur. Bebeğin ruhsal, bedensel ve zekâ gelişiminde etkilidir.

Anne sütü, enfeksiyonlardan korunmayı, immün olgunlaşmayı, organ gelişimini, vücudumuzda bulunması gereken mikrobiyal ajanların düzenlenmesini sağlayan biyoaktif moleküller, insülin-leptin gibi metabolizma ve vücut kompozisyonunu belirleyen hormonlar içerir. Anne ve bebeğe özgü, bebeğin yaşı ve gereksinimlerine göre içeriği değişen, dinamik ve biyoritmik bir süreçle salgılanır.

Anne sütü, anne ve bebeğe özeldir. Yani bebeğin mide kapasitesine, yaşına ve gereksinimine göre içeriği ve miktarı değişir. Genel olarak ilk süt, geçiş dönemi sütü ve olgun süt olmak üzere 3 dönem tanımlanır:

“Ağız sütü” dediğimiz “kolostrum”, doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde salgılanır, kıvamı ve rengi daha koyudur. Büyüme hormonu gibi bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlayan maddeler, bağışıklık sistemini düzenleyen immünoloijk faktörlerden zengindir. İçeriğindeki laktoz ve yağ oranı daha ileriki dönem anne sütünden daha azdır. Bu nedenle kolostrum bir nevi aşı kabul edilmektedir.

Doğumdan sonraki ilk günler bebeklerin mide kapasitesi 1 çay kaşığı kadardır, üretilen kolostrum kolaylıkla emilir ve bebeğin doyması için yeterli olur. Ancak bu dönemde bebek çok sık acıkır, sık sık emzirilmelidir. Bu, bebeği beslemenin yanı sıra anne sütü salgılanmasını da artırır. Bebeğin büyümesiyle birlikte anne sütünün içeriği de onun gereksinimlerini karşılamak üzere farklılaşır. Örneğin bebeğin mide kapasitesi arttıkça, sütün kıvamı azalırken miktarı artar.

Geçiş dönemi sütü, doğumdan sonraki 5- 14 gün aralığında salgılanır.

Olgun süt: Doğumdan 4-6 hafta sonra salgılanır. Kolostruma kıyasla daha fazla laktoz, karbonhidrat ve yağ içerir. Bebeğin ilk 6 ay protein, yağ, demir, vitamin gibi tüm besin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterlidir.

Anne sütü üretimi dinamiktir, yani depolanmaz, her emzirme bitiminde süt meme içinde baştan üretilir. Emzirmenin başlangıcındaki süte “ön süt”, bitmeye yakın olana “son süt” denir. İçerikleri aynı olmakla birlikte genellikle ön sütte su, son sütte yağ oranı daha fazladır. Bebek emerken, memedeki süt kanallarına yapışık olan yağlar ayrılarak süte karışır. Yani emzirme sürecinde sütün yağ içeriği kademeli olarak artar. Yapılan araştırmalarda bebeklerin sık veya uzun aralıklarla emzirilmesinin aldıkları total süt ve yağ miktarını etkilemediği gösterilmiştir. Sonuç olarak bebek etkin bir biçimde emdiği sürece emzirme düzeninden bağımsız olarak gün içinde aynı oranda yağ alacaktır. Yani bebeğin kilo alımında asıl önemli olan içtiği günlük süt miktarıdır. Bununla birlikte süt salgısını artırmak için sık emzirme önerilir.

Biyoritmiktir, günün değişen ritmi ile uyumludur. Örneğin süt şekeri olarak bilinen laktoz, sabah sütünün temel bileşenlerindendir, bebeğin gün boyu enerji ihtiyacını karşılar, beyin gelişimini destekler. Sindirimin daha hızlı olduğu sabah saatlerinde kolaylıkla sindirilir. Sabah sütünde sıvı miktarı fazla olduğundan bebeğin su ihtiyacını da karşılar. Anne sütündeki su oranı gün içinde düşerek akşam sütünde su oranı düşük, yağ oranı yüksek süt üretilir. Gece sütünde laktoz oranı düşüktür. Bu durum, yavaşlayan sindirim sistemiyle uyumludur. Gece sütündeki yüksek yağ oranı, bebeğin gündüze kıyasla gece daha kısa sürede emerek doymasını ve gece boyunca tok kalmasını sağlar.

Gece annenin uykuya geçtiği saatlerde anne sütünde artan melatonin hormonu, bebeğin uyuma-uyanma dengesini düzenler, sindirim sistemini dinlendirir. Bebeğin daha iyi ve verimli uyumasını, daha çabuk uyanmasını, gece ve gündüz uyku-beslenme-uyanık kalma aralıklarının düzenli olmasını sağlar.

 

Anne sütü, anne ve bebeğe özeldir

Anne sütünü artıran en temel etken emzirmektir! Bebeğinizi sık sık emirin (bebek ağladıkça ve mümkün olduğunca sık). Süt yapımını uyaran temel hormon olan prolaktin, bebeğin anne göğsüne temas etmesi ve emzirmeyle daha fazla salgılanır. Özellikle ilk günler bebek her istediğinde emzirilirse birkaç gün içinde süt miktarı artar. Erken doğumlarda bebeğin sık emzirilemediği durumlarda pompa yardımıyla sık sık süt sağılmalı ve buzdolabında saklanmalıdır. Anne ile bebeğin baş başa kalacağı daha sakin ve fazla ışık içermeyen ortamlarda emzirmek hormon salgısını ve süt üretimini artırır.

Bebeğinizi emzirdiğiniz halde sütün artmadığını düşünüyorsanız her emzirme sonrası makine ile 15 dk sağma yapın.

Bol bol su için! Günde 2.5-3 lt su içmek önemli. Bunun yanı sıra östrojen ve prolaktin üretimini destekleyerek, süt yapımını artırdığı düşünülen anason-rezene çayı günde 1-2 bardağı geçmemek üzere içilebilir.

Çemenotu tohumu (süt üretimini sağlayan hormonları artırır, protein ve vitamin içerir), kimyon (demirden zengindir, özellikle gaz şikâyetinde etkilidir), kuruyemişler – kuru meyveler (fındık, ceviz, badem, susam, hurma, kuru incir, kuru kayısı) ve yeşil yapraklı sebzeler annenin sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Baklagillerin de faydalı olduğu bilinmekle birlikte gaz oluşturursa kimyonla birlikte tüketilebilir.

Bitki çayları ve baharat çeşitleri, içerdikleri kimyasal bileşenler nedeniyle özellikle alerjik bebekler için tehlikeli olabilir. Belirli bir yiyecek veya içeceğin süt üretimini artırdığına dair elimizde kesin veri olmamakla birlikte geri bildirimlerden edinilen tecrübelere dayanarak sadece tavsiyede bulunuyorum. Bu nedenle lütfen doktorunuza danışmadan kullanmayın!

Annenin 3 ana, 3 ara öğün şeklinde sık sık, kalori değerinden çok besin değeri yüksek gıdaları alması önemlidir.

Yazının başında da belirttiğim gibi anne sütü anne ve bebeğe özeldir. Bu nedenle deneyerek ve gözlem yaparak size ve bebeğinize neyin iyi geldiğini belirleyin.

Anne sütünü azaltan nedenler:

Süt üretimi annenin psikolojik ve hormonal dengesiyle ilişkilidir. Stres ve kaygının oksitosin salınımını baskılayarak süt üretimini azalttığı bilinmektedir. Çoğu anne, sütünün bebeğe yetmeyeceği endişesini taşır ve strese girer. Buna hiç gerek yok, zamanla anne sütü miktarı bebeğin ihtiyacına göre artacaktır. Bu arada yaygın olan “Sütün yetiyor mu?” sorusunun da bir stres faktörü olabileceğini unutmayalım.

Günlük yaşamda annenin bebeğini emzirmesi için emzirme odaları ve çalışan anneler için süt izinlerinin ayarlanması son derece önemlidir. Çünkü bebeği emzirmekten kaçınmak, anne sütünü azaltan nedenler arasındadır.

Çalışan annelerin ücretsiz izin almaları özellikle özel sektörde kolay olmuyor ve çoğu emziren anne, bebeği 6 aylık olmadan işe dönmek zorunda kalıyor. Bu konuda yapılan son düzenlemeye göre süt izni süresi, ilk 6 ay için 3 saat, son altı ay için 1.5 saat olmak zorundadır. Süt izninin kullanıldığı süre boyunca, özel sektör annenin maaşını eksiksiz olarak ödemek zorundadır. Benim bu konudaki bilgim sınırlı, yasal haklarınızı konunun uzmanlarından öğrenmenizi öneririm.

Yetersiz beslenmenin ve emzirirken bebeği doğru pozisyonda tutmamanın da anne sütünü azalttığı düşünülmektedir. Bebeğiniz doğru pozisyonda emmezse süt tam olarak bebeğe ulaşmaz ve gün geçtikçe sütünüz azalır. Annenin de yanlış pozisyon kaynaklı şikâyetleri gelişir ve her emzirme seansı eziyet haline gelir. Doğumdan sonra hastaneden çıkmadan bebek hemşiresinden doğru pozisyonda emzirme eğitimi almak önemli. Emzirme esnasında anne ve bebeğin en rahat olacağı doğru tutma teknikleri, hem psikolojik bağı artıracak hem bebeğin beslenmesini kolaylaştıracaktır. Bebeğin çene kasları tam gelişmediği için çabuk yorulacaktır. Doğru teknikle ve sabırlı davranarak bebeğin sütü emmesini sağlamak gerekir. Bu konuda İstanbul Aile Hekimleri Derneği’nin tavsiyelerini içeren linki aşağıya yazıyorum (1), Türk Neonataloji Derneği’nin sağlıklı beslenme rehberine (2) de göz atmanızı tavsiye ederim.

Bunların yanı sıra unlu gıdalar, mısır gevreği, maydanoz ve nanenin, aşırı çay-kahve tüketiminin süt üretimini olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. Emzirme döneminde alkol ve sigara tüketilmemelidir.

İçerikleri belirsiz karışık bitki çayları, korucuyu katkı maddeleri, şekerli karışımlardan uzak durun! Şekerli içecekler ve tatlılar, sağlıklı gıdaların emilimini engellediği için süt üretimini olumsuz etkileyebilir.

Soğan, sarımsak da sütü artırdığı iddia edilmekle birlikte sütün tadını değiştirebileceğinden dikkatli tüketilmelidir.

Ayrıca biberon, yalancı emzik ve hazır mama, süt üretimini azalttığından uzak durulmalıdır.

Emzirmenin anne sağlığına da koruyucu etkileri vardır. Annenin psikolojik olgunlaşmasına katkı sağlar. Emzirirken salgılanan oksitosin (mutluluk hormonu), anneyi doğum sonrası depresyondan korur, doğum öncesi fiziksel formuna kavuşmasına destek olur. Doğum sonrası kanamalarını azaltarak anemiden korur, meme-yumurtalık kanseri, kemik erimesi risklerini azaltır.

Son söz; emzirme sürecinin sabır, eğitim ve deneyim gerektirdiğini unutmayalım! Bu süreçte anneye destek olalım. Hepinize sağlıklı, huzurlu günler diliyorum.

Not: Süt yapımında etkili ana hormon prolaktin emzirdikçe salınır. Sütün süt kanallarından bebeğe ulaşmasını oksitosin hormonu sağlar.

 

Kaynaklar

1- https://www.anneligeadimadim.com/makale.php?id=3

2- https://www.journalagent.com/tpa/pdfs/TPA-57689-BILGEN.pdf

3- https://www.researchgate.net/publication/318003402_Human_milk_composition_and_health_benefits

4- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3586783/

5- https://www.researchgate.net/publication/10898453_Emergence_and_Evolution_of_the_Circadian_Rhythm_of_Melatonin_in_Children

6- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16510619/

7- Mohrbacher, N. Breastfeeding Answers Made Simple: A Guide for Helping Mothers. Amarillo, TX: Hale Publishing, 2010.

8- Mohrbacher, N. and Stock, J. The Breastfeeding Answer Book, 3rd edition. Schaumburg, IL: La Leche League International, 2003.

Önceki İçerikAntik köy canlanıyor
Sonraki İçerikAbhazya’dan sanatçılar BursaFotoFest’te
Dr. Hajbeviko Fatma Yılmaz
20 Ocak 1977’de Kayseri Pınarbaşı’nda doğdum. İlkokulu Kayseri Ahmet Paşa İlkokulu’nda, orta-lise eğitimimi Kayseri Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’nde aldım. Tıp eğitimimi 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Türk Kızılayı - Alman Kızılhaç Teşkilatı ve Sağlık Bakanlığı’nda pratisyen hekimlik, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı’nda asistanlık yaptım. Uzmanlık eğitimimi, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’nda 2014’te tamamladım. Mecburi hizmetimi Tokat Turhal Devlet Hastanesi’nde yaptım. Radyoloji uzmanı olarak devlet ve özel sektörde çalıştım. 2019 yılında Türk Nöroloji Derneği Nöroradyoloji Diploması’nı aldım. Halen İstanbul Sultan 2. Abdulhamid Han EAH’de çalışmaktayım. Türk Tabipler Birliği, Türk Nöroradyoloji Derneği ve KAHEV üyesiyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here