XX kromozomuna özgü

0
164

Merhaba…

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü”ne istinaden XX kromozomunun ele geçirdiği bu sayıda, daha kadınsal konulardan bahsetmek istedim.

Menopoz… Bazılarımızın her şeyin sonu, yaşlılığın başlangıcı gibi gördüğü, kadın yaşamındaki doğal süreçlerden biri, hatta olgunluk dönemine geçiş için önemli kilometre taşı.

Son âdet kanaması anlamına gelen menopoz, kadın hayatında üreme çağının bittiğine işaret etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), menopozu yumurtalıklardaki aktivite kaybı sonucunda âdet kanama döngüsünün kalıcı olarak kesilmesi şeklinde tanımlamakta ve 18 Ekim “Dünya Menopoz Günü” kabul edilmektedir.

Menopozu anlamak için önce âdet kanaması sürecini bilmeliyiz. Kadınların üremek için gerekli yumurtaları, yumurtalıklarda (over’ler) bulunur. Başta östrojen olmak üzere belli hormonların etkisiyle her ay bir yumurta olgunlaşarak, yumurtalıkları rahime bağlayan tüpler vasıtasıyla rahme atılır. Bu sırada rahim iç duvarı hormonların etkisiyle kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır. Yumurta döllenirse rahme tutunur ve gebelik başlar. Yumurta döllenmezse, rahim duvarındaki kalınlaşan tabakayla birlikte rahimden atılır ve âdet kanaması (menstrüasyon) başlar. Bu durum “menstrual döngü” olarak tanımlanır ve ortalama 28 günlük periyotlar halinde tekrar eder. Kanamanın başladığı gün, yeni döngünün ilk günü kabul edilir. Bu günü not etmeniz önemlidir. Kendi menstrual döngünüzü takip edebilir, jinekoloğunuzun size soracağı sorulara daha net yanıt verebilirsiniz.

Zamanla yumurtalıkların yumurta kapasitesi, dolayısıyla (başta östrojen olmak üzere) kadınlık hormonlarının üretimi azalır, menstrual döngüde düzensizlikler gelişir, âdet kanaması kesilir. Menopoz yaşı dünya genelinde 50-52, Türkiye’de 47-49 civarındadır. İlk âdet yaşı gibi son âdet yaşı da kişiye özgüdür.

Şimdiye kadar tanımladığımız gibi 45-55 yaş aralığında görülen son âdet doğal menopozdur.

Bunun dışında otoimmün hastalıklar, radyoterapi-kemoterapi, kürtaj-düşükler, aşırı şişmanlık-zayıflık, hipotiroidizm, aşırı stres, vejetaryen diyet gibi nedenlere bağlı olarak erken menopoz gelişebilir. Cerrahi menopoz ise yumurtalıkların ameliyatla alınmasına bağlı oluşur. 51 yaş sonrası âdet görme geç menopoz olarak tanımlanır. Genetik nedenlere, tiroit hastalıkları, obezite veya yüksek östrojen seviyesine bağlı görülebilir.

DSÖ’ye göre menopoz üç farklı döneme sahiptir:

Perimenopoz (menopoz öncesi dönem): Yumurtalıkların yumurta rezervindeki azalma, salınan östrojen hormon seviyesinde dalgalanmalara neden olur. Buna bağlı olarak âdet dönemlerinde atlamalar-düzensizleşme, kişide sıcak basmaları, halsizlik, vajinal kuruluk, uyku sorunları gibi belirtiler gelişir.

Menopoz: Son âdet kanamasının olduğu dönem.

Postmenopoz: Menopoz sonrası dönem. Bir kadının menopoza girdi kabul edilmesi için 12 ay boyunca hiç âdet kanaması görmemesi gerekir.

Menopoz yaşına etkili faktörler

Genetik: Sıklıkla ailedeki kadınların (anne-teyze-kız kardeş) aynı yaşlarda menopoza girdiği gözlenmekte.

Hormon düzeyi değişikline bağlı durumlar: Düzensiz âdet görenlerin daha erken menopoza girdiği bilinmekte. Bunun yanı sıra kişinin geçirmiş olduğu gebelik, emzirme süresi, ilk âdet yaşı, doğum kontrol hapı kullanımı da menopoz yaşında etkilidir.

Genel sağlık durumu: Kanser veya kronik hastalık tedavisi görmek, genetik sorunlar, enfeksiyon.

Psikolojik faktörler: Aşırı stres, savaş-göç gibi toplumsal olaylar.

Sigara: Yoğun sigara içenler, içmeyenlere kıyasla 1-2 yıl daha erken menopoza girmektedir.

Fiziki-çevresel şartlar: Soğuk iklimlerde yaşayan, kırsal-geleneksel toplumlarda ve ağır şartlarda çalışan kadınlarda menopoz daha erken görülmektedir.

Menopoz belirtileri

Menopoz yaşı gibi belirtiler de her kadında farklıdır. Bazıları bu dönemi hiç şikâyetsiz geçirirken bazılarında ciddi rahatsızlıklar görülebilmekte. Temel neden yumurtalıklardan salınan östrojenin azalması ve vücudun buna adapte olmaya çalışmasıdır.

Menopozda erken dönemde anormal kanama – atlamalar şeklinde âdet düzensizlikleri, vajinal kuruluk, sıcak basmaları (boyun ve göğüs kısmından başlayıp yüzün yukarısına yayılır) – terlemeler, çarpıntı, baş ağrısı, kas-eklem ağrıları, halsizlik, uyku düzeninde bozulma, unutkanlık, sinirlilik, konsantrasyon kaybı, depresyona eğilim gibi duygu durum değişiklikleri, cilt-göz-ağız kuruluğu, saçlarda incelme-dökülme gibi belirtiler görülebilir.

Uzun dönemde ise östrojenin azalması sonucunda kadın genital organlar – idrar yolları küçülür ve cinsel sorunlar, vajinal – idrar yolu enfeksiyonları, idrar kontrolünde sorunlar (ani sıkışma hissi, sık idrara çıkma, idrar kaçırma) gelişir. Kolajen miktarının azalmasına bağlı cildin esnekliği azalır, ciltte incelme, sarkmalar, yara iyileşmesinde gecikme görülebilir.

Yumurtalıkların düzensiz çalışmasına bağlı olarak kistler gelişebilir. Bunların bir kısmı takip edilir ve zamanla kaybolur. Perimenopoz döneminde rahimde miyomlar büyüyebilir, ultrasonla takip edilmelidir. Östrojenin azalmasıyla zaman içinde iyi huylu miyomlar küçülür. Menopoz sonrası devam eden yumurtalık kistleri ve boyutu artan miyomların daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.

Genel olarak 35 yaşından itibaren başlayan kemik mineral yoğunluğundaki azalma, menopozla birlikte hızlanır ve kemik erimesi (osteoporoz) gelişebilir. Bu da kemik kırıklarına eğilim oluşturur.

Bu dönemde iştah artışı-metabolizmada yavaşlama sonucu kilo almaya eğilim, kabızlık-basur, reflü, safrakesesi taşları gelişebilir. Ağız kuruluğu, ağızda kötü tat, diş ve dişeti sorunlarına neden olabilir.

Östrojenin kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkisi bulunmaktadır. Menopoz sonrası dönemde azalan östrojen nedeniyle kadınlarda kalp-damar hastalıkları ve inme riski artar. Damar sertleşmesi, yüksek tansiyon gelişebilir. Menopozla azalan metabolizma hızı, kolesterol artışı da riski artırır.

Menopoz tanısı

Erken tanı son derece önemlidir. Çünkü menopozdaki kayıpların çoğu ilk 1 yıl içinde gelişir. Âdet düzensizliği ve sıcak basmaları olan bir kadından âdetinin 3. günü alınan kanda kadınlık hormonlarının ölçümü yapılır. FSH düzeyi 25- 40 pg/ml aralığındaysa perimenopoz tanısı konur. Bu dönemde nadiren de olsa kadınların gebe kalabileceği bilinmektedir. FSH 40 pg/ml üzerindeyse menopoz tanısı konur. Ancak öncelikle gebelik ve düzensiz kanamaya yol açan hastalıkların araştırılması gerekir.

Menopoz döneminde önemli bir diğer konu rutin kontrollerinizi aksatmamanızdır. Düzenli Mamografi-meme ultrasonu, jinekolojik muayene ve PAP smear (rahim ağzı kanserinin erken tanısında önemlidir), tam kan sayımı, tiroit ve karaciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi, kemik yoğunluk ölçümü, kalp ve diş muayenelerinin yapılması son derece önemlidir.

Menopoz döneminde tedavi

Menopoz kadın yaşamındaki doğal bir dönem olduğundan tedavi edilmez. Öncelikle bunun bir süreç olduğunu ve östrojen başta olmak üzere hormonal seviyenizdeki dalgalanmaların düzene girmesiyle şikâyetlerinizin geçeceğini bilmelisiniz. Bu dönemde sosyal aktiviteleri artırmanız, yeni hobiler edinmeniz bedenen ve ruhen sağlıklı olmanızı destekler.

Kişinin şikâyetleri hayat kalitesini bozuyorsa belirtileri baskılamaya yönelik önlemler ve tedaviler uygulanabilir.

Metabolizma hızındaki azalmaya bağlı kilo almaya eğilimin arttığı bu dönemde özellikle dengeli ve sağlıklı beslenmek, spor yapmak önemlidir. Günlük kalori alımınızı 400-600 kalori azaltıp (özellikle doymuş yağ ve şeker oranını, tuzu azaltıp) aldığınız lif miktarını ve günlük adım sayınızı artırdığınızda, yoga ve nefes egzersizleri uyguladığınızda kilo alımını önler, ruh sağlığınızı dengeler, kemik ve kalp-damar sağlığınızı korumuş olursunuz.

Çay, kahve gibi kafeinli, kola gibi asitli içecekler ve çikolata, ateş basmalarını artırabilir, uyku sorunlarına neden olabilir. Bu dönemde papatya gibi sakinleştirici çayları tüketmek daha faydalıdır.

Uyku sorunları için doktorunuza danışarak sakinleştirici bitki çayları, Mg tabletleri veya melatonin kullanabilirsiniz.

Vücudunuzdaki değişiklikler ve hormonal dalgalanmalar, psikolojinize de etki edebilir ve duygusal stres oluşturabilir. Bu dönemde kalıplaşmış yaşlanma söylemlerine kulak asmayın, hayattan keyif almama ve depresyona eğilim varsa bir psikiyatr veya psikologdan destek alın.

Kemik erimesini önlemek üzere kalsiyumdan zengin ıspanak, lahana, brokoli, roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, balkabağı, kuru fasulye ve magnezyumdan zengin yeşil yapraklı sebze, kuruyemiş – sağlıklı tohumlar (kaju, kabak- ay çekirdeği), bitter çikolata gibi besinlerin tüketimini artırabilirsiniz. Bunlara ek olarak doktorunuzun önereceği kalsiyum, magnezyum ve D vitamini takviyeleri alabilirsiniz.

Sık tuvalet ihtiyacı, idrar kaçırma gibi şikâyetler, kişinin sosyal ve iş hayatını sekteye uğratan son derece önemli bir sorundur. Sık ve zor doğum yapanlarda, aşırı kilolularda daha sık görülmektedir. Bilinmesi gereken önemli nokta idrar tutamama yaşlanma ve menopozun doğal bir sonucu değildir.

Bu tarz şikâyetleriniz varsa lütfen bir jinekoloğa başvurun. İdrar tutamama ilaç, fizik tedavi ve cerrahi müdahaleyle (günümüzde 20 dk. süren kolay ameliyatlarla) düzeltilebilir.

Yukarıda belirtilen destek tedavileri şikâyetlerinizi azaltmıyorsa ve menopoza bağlı olarak yaşam kalitenizde bozulma seziyorsanız bir jinekoloğa danışarak hormon tedavisi alabilirsiniz. Genellikle ağızdan alınan tablet, cilde sürülen krem veya yapıştırılan yamalar, vajinal kremler şeklinde vücutta azalmış olan hormonun takviyesi yapılmaktadır.

Her tedavi gibi hormon tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Kadının kişilik özellikleri, şimdiki şikâyetlerinin şiddeti ve yaşam kalitesine etkisi, yaşam tarzı, geçirdiği hastalıklar gibi birçok değişkene bağlı olarak, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra hormon tedavisi düzenlenir. Lütfen yakınınız veya komşunuzun kullandığı hormonu doktora danışmadan kullanmayın. Hormon tedavisi, ateş basmaları, vajinal kuruluk gibi şikâyetleri, kemik kaybı-kırık riskini, kolon kanseri riskini azaltmaktadır. Ancak sadece östrojen içeren tedaviler rahim duvarını kalınlaştırarak rahim kanseri, meme-idrar torbası kanseri, kalp krizi ve inme riskini artırmaktadır.

Menopoz dönemini rahat geçirmek için öneriler

*Bunun hayatınızın doğal ve geçici bir dönemi olduğunu unutmayın, panik yapmak yerine keyfini çıkarın.

*Yaşam tarzınızda ufak değişiklikler yapın (hobi edinin).

*Diyetinize dikkat edin, rutininizden 400-500 kalori daha az tüketin, alkol ve kafeini azaltın.

*Sigarayla vedalaşın.

*Spor, meditasyon, günlük yürüyüş yapın, dans edin.

*Menopoz şikâyetleriniz başladığında bir hekime danışmanız, bu süreci daha bilinçli ve sağlıklı geçirmenize yardımcı olur. Unutmayın, menopoz sürecindeki kayıpların çoğu ilk bir yılda gelişmekte.

*Rutin kontrollerinizi aksatmayın.

Kadınların daha özgür ve özgüvenli olduğu bir dünyada, keyifli ve sağlıklı bir menopoz dönemi geçirmeniz dileğiyle.


Kaynaklar:

https://www.tjod.org/tjodden-aciklama-dunya-menopoz-gunu/

http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_12698/JTGGA-7-8.pdf

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/menopause/symptoms-causes/syc-20353397

Önceki İçerikBizim coğrafyada kadın olmak…
Sonraki İçerikPandemide kadın
Dr. Hajbeviko Fatma Yılmaz
20 Ocak 1977’de Kayseri Pınarbaşı’nda doğdum. İlkokulu Kayseri Ahmet Paşa İlkokulu’nda, orta-lise eğitimimi Kayseri Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’nde aldım. Tıp eğitimimi 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Uzmanlık eğitimimi, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’nda 2014’te tamamladım. 2019 yılında Türk Nöroloji Derneği Nöroradyoloji Diploması’nı aldım. Türk Tabipler Birliği, Türk Nöroradyoloji Derneği ve KAHEV üyesiyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here