Kimin savaşı?

0
201

Ardan Zentürk yayımladığı bir video yorumda “Batı, öyle böyle değil, sonuna kadar savaşmaya karar verdi. Almanya’nın Weisbaden kenti savaşın komuta merkezi olacak” diyerek, ABD’nin Ukrayna’da kullanılmak üzere verdiği silahların, Liman kentinde, Rus güçleri üzerinde nasıl bir yıkım yapacağından keyifli bir şekilde bahsederken örtülü, “Batı” destekçiliği yapıyor! RUSYA İÇİN YIKIM… LİMAN KENTİ KUŞATILDI, 5 BİN RUS ASKERİ TESLİM OLMAK ÜZERE… İLHAKA AĞIR DARBE – YouTube

Zaman zaman Rusya Federasyonu yetkililerinden nükleer silah tehditleri haberleri geçilirken Putin yanlısı, Çeçenya lideri Ramzan Kadirov kısmi nükleer silah kullanılması talebinde bulunarak Ukrayna’da askeri harekâtı yöneten generalleri beceriksizlikle itham ediyor. Putin için ağlayan Kadirov: Sıkı yönetim ilan edilip, nükleer silah kullanılsın – karar.com Bir Rus televizyonu kanalı “nükleer kıyamet” uyarısına atıfta bulunarak, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer çantasındaki kırmızı düğmeye basması halinde nasıl bir kıyamet senaryosunun devreye girebileceğine dair video görüntüleri yayımlıyor. Rus televizyonundan ‘nükleer kıyamet’ uyarısı (cumhuriyet.com.tr)

ABD’de eski CIA Direktörü David Howell Petraeus, aynı tondan, Batı’ya nükleer uyarıda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i “Tüm birliklerini yok ederiz” diye tehdit ediyor. Eski CIA direktöründen Putin’e uyarı: Tüm birliklerini yok ederiz! (cumhuriyet.com.tr)

Dünya halkları ince bir zıvanadan irade dışı geçiriliyorlar…

Çanlar kimin için çalıyor?

Bizim için…

Biz; insan…

Öncelikle ve öncelikle biz dünya insanları için…

Sonra Ukrayna ve Rus halkı için…

Özelde de biz Kuzey Kafkasyalılar; Çerkesler için…

Tarihte Rus-Çerkes karşılaşması Kiev kroniklerine göre 950’li yıllarda, bir Çerkes şehri olan Azak önlerinde olmuş. Rus lider Svyatoslav “Kozok ve Alanları yendim, Kiev’e götürdüm” diye kayıtlara düşmüş. Sonra 1000’li yıllarda meşhur Ridade-Mstislav karşılaşması var. Kısaca, bilinen, 950’den 1864’e kadar, Çerkesler Ruslarla, son 150 yılı (1714-1864) kesintisiz olmak üzere sürekli savaşmışlar, soykırım ve sürgün sonucu, üstelik bir de yurtlarından olmuşlar. Bugün Ukrayna için “ağlayan” dünya, o gün Çerkeslere “mutlulukla” bakmış, hâlâ da “yok” diye bakıyor…

Bugün Ukrayna’da ne oluyor?

“Savaş kavramı, yazılı tarihten bu yana birçok evrim geçirdi. Günümüzdeki en yaygın olanı dolaylı savaştır. Yani közü tutarken maşa kullanmaktır. Her dolaylı savaş, içinde mutlaka doğrudan savaş unsurlarını da barındırır. 

Rusya-Ukrayna savaşı iki ülke için doğrudan savaş iken küresel güç mücadelesi açısından dolaylı savaştır. Savaşın bir yanında ABD ve Batı, diğer yanında Rusya vardır. Alanı Avrupa’dır. Rusya’nın yanlışı hem dolaylı hem de doğrudan savaşa girişmiş olmasıdır. Bu, onun gücünün üstünde bir tercih yapmasıdır ki Putin’in iradesinden kaynaklandığı giderek daha çok açığa çıkmaktadır.” Ahmet Yavuz: Dolaylı savaş (cumhuriyet.com.tr)

Olan bu!

Ukrayna’da iki yönlü örtülü bir savaş var.

Birincisi, Ukrayna ile Rus halkı arasında. İkincisi, ABD + İngiltere öncülüğünde, AB’nin “Eh işte, ben de sizi destekliyorum” kısmi desteğinde, “Batı”, yani kapitalist anlayışla, Rusya Federasyonu’nun, komünist, sosyalist, demokrat olmayan, az kapitalist, devletçi, kendi halkına otoriter olan anlayışı arasında. Emperyalist anlayışın asıl hedefi ise “Doğu”nun yıkılışını sağlamak ve dünya liderliğini, ABD-İngiltere müttefikliğinde dünyaya onaylatmak.

Bu iki yaman “boksör”, Ukrayna dolayısıyla dünya ringine çıktılar. Bu “boks” maçında maalesef raunt yok! Maç, ancak biri düşüp ölene kadar sürüp gidecek; çünkü karşılıklı salvolar ve tehditler, hazırlıklar, hemen hepsi bunu gösteriyor. 

İki “dünya devi” güç, ki nükleer silahların en gelişmişlerine sahipler, öyle ki yalnızca bir bomba Hiroşima’ya, Nagazaki’ye atılan ilkel atom bombalarının binlerce katı nükleer başlıklara sahip. Yani birkaçının karşılıklı kullanılması insanlık tarihi için geri dönülemez felaketlerin de başlangıcı demek.

Bu savaş, klasik savaşlara hiç benzemeyecek, etkileri binlerce yıl sürecek, belki de insanlık, dünyamız yok olacak…

“Güçler oyunu kurmuş, elimizden bir şey gelmez!” diye bir köşede dünyanın, insanlığın ve de kendimizin ölümünü mü beklemeliyiz?

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var; hiçbir halkın yok sayılmasını, yaşadığı toprakların bir başka halk tarafından işgalini bu çağda asla kabul etmiyor, reddediyoruz.

İnsanın özgürlüğü nasıl tescillenmiş ise, halkların özgürlüğü de özgür insanlardan oluştuğuna göre, hiçbir halk, başka bir halkın kullanacağı uydu veya “köle” olamaz. 

Halklar, birbirlerinin kültürüne, diline, yaşam alanlarına ve sosyokültürel yapılarına karşılıklı saygılı olmak zorundadırlar. Dünya barışı ve mutluluğunun temelinde bu saygı yatar.

Bu yüzden Rus halkı, Ukrayna halkı fark etmeksizin birbirlerinin özgürlüklerine, yaşam alanlarına saygılı olmasını tabii ki bekliyoruz.

Hem de bunu, Putin’in şimdi “ulus-devlet” anlayışı ile Sovyet Devrimi’nin Kuzey Kafkasyalılara; Çerkeslere kazandırdığı haklar tek tek budanırken, Kafkasya’daki “cumhuriyetler”e “başkan” tayin ederken, onları aynı çarlık zamanındaki gibi Krasnodar ve Stavropol bölge valiliklerine bağlarken, anadili Türkiye’deki gibi dilekçeye bağlı seçmeli ders haline getirilirken bekliyoruz.

Biz, Rusya Federasyonu’nun yaptıklarına elbette bakacağız! Asıl bakacağımız yer ise Rus halkının özgür, insani vicdanı olacak… Sonsuza dek sürse de kendilerine hak gördükleri özgürlüğü bize de hak görmelerini, bıkmadan isteyeceğiz.

Bu örtülü “Dünya Savaşı”nda Biz Çerkesler;

Rus düşmanlığı mı yapmalıyız, tarihsel vatanımızdan ettiği için?

ABD + İngiltere taraftarlığı mı yapmalıyız, “Hür Dünya” (?) oldukları için?

Her iki gücün de bize bir hayır getirmeyeceğini aklımıza “1” numara olarak kaydetmeliyiz.

Bunun için iki nedenimiz var;

  1. ABD emperyalizmi dünyaya özgürlük değil “Hür Dünya” (?) adı altında bağlılık andı ihraç ediyor.
  2. Rusya Federasyonu’nun dağılması bölge için bir felaket, karmaşa ve yeni yerel çatışmaların kaçınılmaz olarak başlaması demek.

Bu iki belirsiz seçeneğin biz Kuzey Kafkasyalılara; Çerkeslere verebileceği hiçbir şey yok, ancak vereceği daha fazla feryat, gözyaşı ve ölüm olacaktır.

Ne Rusya Federasyonu’nun dağılmasına hazırız, aynı SSCB’nin dağılmasında olduğu gibi, ne de ABD’nin bölgeye biçtiği yeni düzen ve senaryonun bilincindeyiz.

ABD bölgeyi kiminle dizayn edecek; Türkiye, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan? İran’a nasıl bir senaryo uygulanacak? Belirsizlik öyle çok ki!

Kesinlikle bildiğimiz bir şey var , o da bu savaşın bizim savaşımız olmadığıdır…

Taraf tutmak gibi bir zorunluluğumuz yok, savaşı arzulayan ve uygulayanlar iki “dev”, bize bir fikrimizin olduğunu sormadıklarını biliyorum, biz yalnızca seyirci veya ölüme gönderilebilecek birey…

Tek seçeneğimiz savaşa karşı çıkmak ve barışı savunmaktır.

Savaş; gözyaşı, kan, ölüm demek ve her ölüm acıdır…

Bu kaosta bizim gözyaşlarımıza bakarlar mı?

Zerre kadar acımazlar!

Analarımız ağlayacak, çocuklarımız ölecek!

Ölmeye başladı bile, Kadirov’un gönüllü sevk ettiği ve Putin’in ilan ettiği seferberlik ile…

İşte o yüzden savaşa, en çok savaşmış bir halk olarak en çok biz Çerkesler karşı durmak ve barışı savunmak zorundayız.*

 

Dünyadaki tüm anneler, İran’da olduğu gibi, barışa öncülük etmeli, seslerini yükselterek savaşı lanetlemelidirler.

Savaşa hayır.

“Yurtta barış, dünyada barış!”

Hemen şimdi…

Yaşamak için…

Çok geç olmadan….

 

* KAFFED, tüm kurumların katılımı ile bir “Kriz Komitesi” oluşturmuş, yerinde ve anlamlı bir hareket. Beklentimiz, halkımız adına doğru adımlar atılmasıdır.

Önceki İçerikNeler oldu?
Sonraki İçerikЖИМЧУХ ХУЬЛУ ВОККХАНИГ
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz