Bir seçim döneminin ardından

0
395
(Fotoğraf: Berkcan Zengin)

Kim kazandı, kim kaybetti tartışıladursun, mayıs seçimlerinin ardından Cumhur İttifakı yoluna devam ediyor.
Millet İttifakı’nın yolu nereye çıkacak göreceğiz.
Emek ve Özgürlük İttifakı’nın derin bir hesaplaşma ile yüzleşmesi gerekiyor.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve elbette Halkların Demokratik Kongresi…
Bizimse; kazanmak istediğimiz bir hayat, yaşamak istediğimiz bir adalet var! Bizler birbirimizi anadillerimizden, renklerimizden, şarkılarımızdan tanırız. Bizler birbirimizi ezildiğimiz yerden, bizi ezen elden tanırız! Gözyaşından, alın terinden ve yasaklardan, baskılardan tanırız birbirimizi! Seçimlerde üstüne oturamadığımız koltuklar ya da kazandıramadığımız adaylar; bize mücadelemizi, birlikteliğimizi ve daha da önemlisi kardeşliğimizi, kimliğimizi kaybettiremez! Gücünü halklarımızdan alan ve her türlü baskıya rağmen mücadele ederek durduğumuz yer, apaçıktır. İsimler ve yüzler dün olduğu gibi bugün de yarın da değişecek; mücadelemiz ise sürecektir.
Kısa bir süre içerisinde yeni bir seçimi belki de yeni aktörlerin katılımı ile karşılamamız mümkün gözüküyor.
Mevcut siyasi aktörlerin hemen hepsi yola devam edebilmek için şapkalarını önlerine koymak zorundalar.
Bizimse kalpaklarımız, şarhonlarımız, ahtarpalarımız, şarkondlarımız, tsukkuylarımız var.
Çerkesler olarak kendimizi kendi dilimizde ifade edebildiğimiz, taleplerimizi sahiplenebilme arayışını sahada net bir şekilde ortaya koyduğumuz ve etkileşim gösterebildiğimiz bir seçim dönemi yaşadık.
Seçimlere Ankara 3’üncü Bölge’den Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin 1’inci sırasında katılan Metin Kılıç’a, Kayseri’den bağımsız aday olarak katılan Mutlu Akkaya’ya ve seçim gündemi boyunca bu iki aday etrafında gece-gündüz demeden emek verenlere teşekkür etmek gerekir.  Adayların, Türkiye’nin belki en olağanüstü gündemli seçimlerinde, siyaseten en örgütsüz halkın temsilcisi olmayı amaç edinerek gösterdikleri cesaret inanılmazdı. Halkımıza; kendini kendiyle temsil edebilme hayali verebildikleri, vatandaşı oldukları cumhuriyetten taleplerde bulunabilmeyi düşündürebilmeleri takdire layıktır.
Bu çalışmalar ilk kez yapılmamıştır. 2011 yılında kurulan Halkların Demokratik Kongresi’nden bu yana; halkların arasına mesafe koyan anlayışı tersyüz etmek gerektiğini söyledik. Çerkes hain, Kürt bölücü, Ermeni küfürden, Alevi mum söndüren vb. ezberlerin kırılması, bizlerin eşitler olarak bir arada durabilmemizle, birbirimizin elini güçlendirmemizle mümkün olur, dedik.
2015 seçimlerinden bu yana temsiliyet mücadelemiz sürmektedir. Hiçbir adım kolay atılmamıştır. Bedeller ödenmiştir. Bu noktada desteklediğimiz siyasi yapıya ilişkin eleştirimizi de dile getirmek sorumluluğuyla; aday sıralamalarında daha önceki seçimlerde de görüldüğü gibi halkların temsiliyetine öncelik verilmediğini, vekil adaylarının belirlendiği mutabakat komisyonunda bu durumun netleştiğini, seçime Metin Kılıç’la girdiğimiz Ankara 3’üncü Bölge’den 1’inci sıra adaylığının parti tarafından daha baştan seçilmesi olanaksız görüldüğünü, ittifak içindeki iki parti arasında Ankara bölgelerinin paylaşıldığını, bu gibi nedenlerle inanılmaz bir mücadele gerektiğini ve bu yolda verilen emeği de vurgulamak gerekir. Bizim inancımız odur ki; bu seçimler Çerkesler için çok önemli değişimler getirmiştir. Bir kapı açılmış, o kapıdan içeri doğru adımlar atılmıştır. Bu adımlar görülmüş, alkışlanmış, eleştirilmiş, sahiplenilmiş, saldırılmış ama ayakta kalınmıştır. Bu seçimde Çerkeslerin kendini ifade edebilmek için verdikleri mücadele kesin olarak kazanmıştır.
Çerkesler bir gün mutlaka kendi taleplerini kendi dilleriyle seslendirecekleri şekilde seçim kazanacaktır.
Bu vesileyle bir kez daha;
Öncelikle; bu süreçte öne çıkarak Meclis’te Çerkes Milletvekili temsiliyeti için yola düşen Metin Kılıç’ın yürüttüğü onurlu mücadeleyi,
Çerkes aydınlarının önemli bir kısmının bu mücadeleyi desteklemek için bir araya gelişlerini,
STK’larımızın meselelerimizi tartışabileceğimiz ortamları yaratmak üzere kapılarını açışlarını, fark yaratan konukseverliklerini,
Deneyimlerini ve sağduyularını paylaşan, Meclis’e Çerkes Vekil göndermenin yüreklerde büyütülmüş gencecik heyecanını taşıyan thamadelerimizi,
Evinin kapısını ardına kadar açan, sözümüzü sözü bilen hemşerilerimizi,
Partide, bu kadar Çerkesi ilk defa bir arada gören ve acemice kucaklamaya çalışan yol arkadaşlarımızı anmadan geçemeyiz.
Bu birlikteliğin ve seçim döneminin gücü yolumuzu aydınlatsın.
Şimdi deneyimlerden ders çıkarmanın, yaşananları tartışmanın, ittifakları büyütmenin, aşağıdan yukarıya temsiliyeti nasıl mümkün kılabileceğimizi konuşmanın zamanıdır.
Başlıklarımızı giyinip yola devam etmenin zamanıdır.
Çerkes Vekil Meclis’e!

DEMOKRASİ İÇİN ÇERKESLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz