Kökeni Adige dili olan ve farklı dillerde yaşayan bazı kelimelerin örnek çözümlemeleri – 6

0
712

Gala kelimesinin etimolojisi

Bu kelime de günümüzde Adigece /Çerkesçe olarak kullanılmamaktadır. Gala kelimesindeki G sesi page / пагэ kelimesindeki G/ Г telaffuzundan uzaklaşmış, Türkçedeki G sesindeki gibi söylenir olmuştur. Gala, genel anlamda, sözlüklerde büyük tören ya da benzer anlamlarda geçer.

Nişanyan Sözlük’te kelimenin kökeni [Fransızca gala “şenlik, festival” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İtalyanca aynı anlama gelen gala sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Germence yazılı örneği bulunmayan *waljan “yuvarlanmak, dans etmek” fiilinden alıntıdır. Bu fiil Hint-Avrupa anadili yazılı örneği bulunmayan *welh₁-¹ (*wel-) biçiminden evrilmiştir] şeklinde geçer.

TDK Sözlük gala kelimesinin anlamı şu şekilde verir:

  1. Resmi bir törenden sonra yapılan büyük ve gösterişli şölen.
  2. Ön gösterim.

Etimolojik Türkçe Sözlük ise “Kelime kökeni; ‘Fransızca gala ‘şenlik, festival’ sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen gala sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük eski Fransızca gale “dans, raks” sözcüğü ile eş kökenlidir. Eski Fransızca sözcük, Germence yazılı örneği bulunmayan *waljan ‘yuvarlanmak, dans etmek’ fiilinden alıntıdır. Germence fiil Hint-Avrupa anadilinde yazılı örneği bulunmayan *wel-3 biçiminden evrilmiştir” seklinde verir. Educolingo sözlüğün en sağlıklı anlamı verdiği kanısındayım. “Gala tanımı: Büyük parti, resepsiyon, görkemli temsil, genellikle resmi karakter.”

Görüldüğü gibi kelimenin anlamı birçok kaynakta birbirinden alınmış olduğunu tahmin edebiliyoruz. Kelimenin kökeni konusu net değildir. Gala kelimesi günlük hayatta kadın isimi olarak kullanılmakta olduğuna da şahit oluyoruz. Gala kelimesinin kendimize göre irdeleyelim.

Ga / Га: Yüce, yukarıda olan. Gurur gibi, biraz kibir gibi. Mecazen, seçilmiş olma hali. Ancak sesin aslı Türkçede sonradan G sesine evirilmiştir. Zaten ikisi aynı ses ailesinden. Çerkesçe’de Page (Пагэ) derken Г sesinin karşılığı (Ağız hafif açık, nefes üfleyin, çıkan ses).

La/e, sesi çizgi çizme, görünür kılma, makyaj yapma, boyama gibi anlamlar içerir. GALA: Hazırlanmış, özel tasarlanmış büyük gösteri. Büyük, hoş, görüntü verme gibi anlamları içermektedir. Şu hatırlatmayı yapalım. Bütün GA hecesiyle LE hecesiyle başlayan kelimeleri aynı yoruma tabi tutmak doğru değildir. Bu tip çalışmalarda birçok Dilbilim kurallarının ayrı ayrı önemi vardır.

 

İspanya kelimesinin etimolojisi

Kelimeler gezgindir. Ancak Köken olarak bir dili ele alınıyor kelimeyi bir dile dayandırmaya çalışıyorsanız bu o kadar kolay değil. Sanmakla bilmek farklıdır. Sanı zanna, bilmek bilime dayanır. Avrupa dilleri bilimde terminolojiyi Latinceden aldılar ve bilim dilini oluşturdular. Şimdi bu kelimeleri Latinceye mal edip kökene giden yolun önünü almak olmaz. Latincenin, Grekçenin, Rumcanın bir kökeni yok mudur? O zaman bazı kelimelerin üzerine, sonraki zamanlarda başka diller oturmuş olabilir. Bu, o kelimenin o dile ait olduğunu göstermez. Kelimeyi şöyle açacaktır:

İspanya söylemi Türkçe versiyonu, Spain: İngilizce versiyonu. Latince: Hispania. Kelimeyi span (tavşan) kelimesinden yola çıkarak açıklayanlar olmuş. Ben span kelimesinin kökenini bulamadım. Ancak buradan yola çıkarak tavşan kelimesine dayandırılıyor. Oysaki Avrupa dillerinde S sesini veren C ve S harfleri var. Peki biri varken diğeri neden kullanılmış? Hem de aynı kelimede birden. Örneğin İngilizce siyah anlamına gelen black kelimesi. S sesinin aslı Kafkas ve Slav dillerinde olan ts – ц sesi olma ihtimali oldukça yüksektir. Dillerde harf olduğu gibi kalmış ancak söylem bugünkü S sesine kaymış olma ihtimali yüksektir. Bunu zamanla günümüz S sesine evirilmiş olma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum. Öyleyse Spain kelimesini irdeleyelim.

Śıpeyin (Spein) / Цыпэин: Kelimeden İspanya devleti ve ülkesini anlaşılıyor olsa bile, kelimenin sözlük anlamı ve kelimenin nereden geldiği bilinmemektedir. Kelime Adigecede / Çerkesçede Büyük burun kelimesinden gelmektedir. Śıpeyin (Spein) / Цыпэин kelimesini tahlil edelim. Şöyle ki… Цы / Śı: Ady. 1. Kıl, saç teli, tüy. 2. ince bir varlığı (śaśe / цацэ), 3. bir şeyin ucunu (śape /цапэ) ifade eder. Kelimenin söyleniş inceliğinde anlama delalet eder.

Pe / пэ: 1. burun. 2. Uç, kenar, ön, 3. ileri. 4. lider anlamlarını kelimeye katar.

Śıpe / цыпэ: Sivri uç. Bir bütünün uç kısmı. Örneğin, bir asanın sivri ucu.

Yin(ı)/ ины: Büyük.

Śıpeyin / Spein / Цыпэин: Büyük uç, demektir. Toponimi (yer adı) oluşturan ilk toplum artık orada yok. Bugün Anadolu’daki yer isimleri bazıları farklı farklı dillerden geldiğini biliyoruz. Hatti dilinden başlayın birçok dilden kelimeler bulabilirsiniz. Toplumlar değişir, dönüşür ama yer ismi olan kelimeler insanlardan çok fazla yaşarlar. Śıpein / Цыпэин ülke olarak okyanusa at başı gibi sokulan bir kara parçası. Baktığınızda kelime bize güzel bir tanımlama örneği sunuyor: Büyük uç, büyük burun… Kim bilebilir ki ilk ismi Adigelerin vermiş olduğunu.

İspanya haritası. Büyük uç, büyük burun olduğu apaçık.

Karizmatik kelimesinin etimolojisi

Kelimeyle ilgili yapılan tüm yorumlar, anlatılanlar kelimenin çeşitli dillerdeki şekillenmesinden ibarettir. “Yapılan çalışmalar ise kelime, hangi dilde hangi anlamda kullanılmaktadır ve hangi dilden diğerine geçmiştir?” sorusunun cevabını aramakla ilgilidir. Bunlar doğrudur ancak eksiktir. Oysa kelimenin kökünü tek sese indiremediğimiz sürece hep atladığımız ve eksik bıraktığımız bir yer olacaktır. O yer de hep kelimenin doğuşuyla ilgilidir. Karizmatik kelimesinin kökü DZI (дзы) kelimesidir. Anlamı, 1 atmak, 2. görüntüsü, silüeti, gölgesi düşmek. 3. üstüne düşmek. 4. Bir şeyin baskısını yapmak. Jawer tıridzağ / жьаор тыридзагъ: Gölge üzerine düştü. Yisuret ğuncem khıridzağ / Исурэт гъунджэм къыридзагъ: Resmi aynaya düştü. Txılher khıtradzağ / Тхылъыр къытрадзагъ: Kitabı basmışlar. vb. Karizmatik kelimesinde, baştaki Khe. къэ: (sesli harf değişebiliyor) eylemi özne merkezli yapar. Örn. Qo / к|о: git (başka tarafa). Khaqo / къак|о: gel. (Bu tarafa gel). Kelime sonundaki- (i)k, -(i)c: (к|): Tarz, bir şeyi yapış biçimi. Matic: Bir şeyin tarzı, biçimi, şekli. Matik: veriş, yapış biçimi. KARİZMATİK: Kendini görüntüleme biçimi, görüntüye düşme, kendince tarz sunma, kendince farklı bir görüntü.

 

Life (İng.) kelimesinin etimolojisi

Life kelimesinin Türkçe karşılığı hayat (yaşam) demektir. Kelime günümüz itibariyle İngilizcedir. Adigecede lhfen (лъфэн): Doğum eylemi ifade eder ve mastardır. lhfe (лъфэ kelimesinin mastarıdır; doğurmak demektir. Burada Lh (Лъ) sesi L ses ailesindendir. Dilinizi üst işlerinize yapıştırın, nefesinizi üfleyin, sesi elde edersiniz. Ancak Adigecenin dışında diğer dillere geçerken zamanla, Lh sesi L sesi tarafından yutulmuştur. Bilindiği gibi YAŞAM doğumla görünür hale gelmekte, ete- kemiğe bürünmektedir. Adigecede doğum anlamına gelen lhfen (лъфэн) kelimesi neden bu seslerle karşıladığının bir açıklaması vardır. Ancak diğer dillerde aynı anlamı karşılayan kelimeler neden o seslerden oluşmaktadır? Bunun bir cevabı yok, be yazık ki.

 

Linç (lynch) kelimesinin etimolojisi

Ortalama bilgi olarak yerel sözlükler kelimeyi [İngilizce lynch «yargısız infaz» sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce Lynch”s law «Lynch kanunu, yargısız infaz» deyiminden türetilmiştir. Bu sözcük William Lynch «Virginia eyaletinde kurulan yasadışı halk mahkemelerine önayak olan Amerikalı yüzbaşı (1810 dolayı)» özel adından türetilmiştir] şeklinde vermektedir.

Linç kelimesi kökü L’y/л|у (L’ı) /лlы: Adam, er kişi. Yiğitlik benzeri anlamlar kazanarak gider. L’ /лl sesi Lh/Лъ sesinin apostrofla söylem şeklidir. Bu sesi söylemek için dilinizi üst dişlere yapıştırın nefesinizi verin çıkan ses Lhı (lhy-лъы) sesidir. Anlamı kan demek. Bunun apostrofla söylemi kandan oluşup doğan erili ifade eder: Erkek kişi. İnsanın var olmasında kan ve erkek (Lhı ve Lh’ı) ilişkisi, mertlik, yiğitlik, erkeklik anlamlarında ki kavramın lh’ığe / л|ыгъэ ile ifade edilmesi de dil felsefesi ilksel dönem özelliklerin ifşası açısından da manidardır. Bu ilave açıklamayı burada bitirelim. Bu tamam.

-(n)ç /-(н)ч: Kelimeden ek şeklinde algılanmaya başlanmıştır. Günümüzde ek diye algılanan bu kelime aslında ek değildir. Asıl anlamı şimdilik bende kalsın. Bugünkü anlamıyla kelimeye, ek şeklindeki algımızla sahipsizlik anlamı katar.

L’ynç / Л|ынч: Adamlığı, yiğitliği elinden alınmış, yani mahvedilmiş.

Farklı örnekler verelim. Namıs-ınç/намысынс: namusu olmayan, namussuz. Korku-nç: Ürkütücü, korkusuz, korkusu olmayan. Tersinden bakarsak kendisinden korkulan.

Şenıç/ шэныч: ahlaksız. Sert mizaçlı insanlar için de kullanılır.

Xebzenç/ хэбзэнч: Xabzesiz (medeniyeti) olmayan, usulsü vb.

 

Protokol kelimesinin etimolojisi

Kelimeyi bir makinanın parçaları gibi ayrıştırmak gerekiyor. Tam anlaşılması için atlamadan yazalım.

Pe: 1. Burun. 2. İlk. 3. Ön 4. İleri 5.Lider. R: İki sesli arasına girer, koruyucu ünsüz. –(r)t / -(р)ыт: dikilerek var olmak, bulunma. Perıt: Önder, lider. Pэrıs aynı anlamda. Kho/къо: Oğul. Pэrıtэkho: Peritin (liderin) oğlu. L’ı / л|ы: Erkek (er)kişi.

  1. P sesinden sonra sesli harf genellikle düşebilir. 2. Pre veya pere şeklindeki kullanım şive farkında başka bir şey değil.
  2. Kelime sonundaki l’ı (лl) sesi, Lı [лы] sesine evirilmiştir. Adigelerde soyu bilinen, tamığe sahibi, özgür insanlar için l’e + kho+l’/ лъэкъол|ы kelimesiyle hem kurulum hem de anlam itibariyle örtüşmektedir.
  3. Adigece, Arapça ve birçok Avrupa dilinde, sondaki sesli harf okunmayabilir. Bu, cezimli okumadır. Yukarıda da değinmiştim.

Bilindiği gibi Adigeler /Çerkesler tam bir protokol toplumdur. Kuralsız hiçbir hareket ve yaşam biçimi yoktur. Bu mantığı taşıyan ve böylesi bir yaşam biçimine sahip olan kimi topluluklar bugün için Adige oldukları olarak bilinmese bile, kültürel ve genetik izler dikkat çekmektedir.

Toparlayalım. Protokol’: Önder, soylu erkek oğullar. Prensliklerle yönetilen toplumlarda ön sıralar prens ve oğulları gibi önderlere ayrılırdı. Çoğu zaman toplumun önüne eşiyle birlikte çıkanlar sadece krallardı. Prensler kralların olduğu toplum huzurunda prensesler olmazdı. En azından Adige Xabze’de böyleydi. Günümüzde Adigeler protokol kelimesini kullansalar bile kendi dillerine dayandığını bilen insan sayısı yok gibidir. Başka toplumlarda bu kelimenin yoğun kullanılıyor olması, bu algının doğmasında bir etkendir.

 

Şıwalıye (Şövalye) kelimesinin etimolojisi

Kelimeyi önceleri de inceledim, yazdım, anlattım ve paylaştım. Tekrar edelim.

Eksiği olsa da altta paylaşılan ve sözlüklerde de geçen, altı çizili kelimelere dikkat edin. Birlikte yorumlayalım.

Şı/шы:at. Şıw/шыу: Atlı. Wэ / о: 1. vurmak, 2. atmak, 3. patlamak, 4. çökme.

Demek ki bu kelime de birleşik bir kelimedir. Sondaki о/wэ kelimesini de örnekle kanıtlayayım.

Şı +wэ / шыо: at süren demektir. Başka örnek: Şıku / шыку: at arabası. Şı+ku+wэ (şıkuawэ) / шыкуао: At arabası sürücüsü. Demek ki Şıw / шыу dediğimizde atlı olarak anladığımız kelimenin açılımı Türkçe anlamak adına AT SÜRÜCÜSÜ olarak açıklayabiliyoruz.

Ćalem yêwağ / К|алэм еуагъ: Çocuğa vurdu. Şerebır kewağ. / щэрэбыр къэуагъ: Balon patladı. Topxer mawэ / Топыъэр мао: Toplar (silah) patlıyor.

Gelelim liye (liya) / лые kelimesine. Bu da birleşik bir kelimedir. Lı / лы: et, demektir. Lahmacundaki lэ/лэ, aynı kökten. Lэhmacun: Macun et, demek.

Lıe (lıye) /лые kelimesindeki Ye/е: Kötü, demektir. Liye / лые: zarar vermek, yara açmak, eti yaralamak kötü davranmak olarak kullanırız. Yeç’i, ş’uç’i kıpşhapeştep / Ек|и, ш|ук|и къыпщапэщтэп: iyilikle de kötülükle de işine yaramaz. Demek ki Ye/e: Kötü demek. Eş anlamları da var, girmeyelim.

Şı+wэ+lı+ye / шы+о+лы+е: Atlı savaşçı / шымтес зэуакlо.

Bundan sonra konuyla ilgili olarak yazılıp çizilecekler daha çok tarih, sosyoloji, antropoloji gibi bilim dallarını ilgilendirecektir. Bunlardan burada bahsetmek mümkün, ancak konu alanı dağılmaması açısından burada bırakmak gerekir.

Bir hatırlatmayla şimdilik konuyu kapatalım. Bu tip çalışmalarda birçok dilbilim kurallarının ayrı ayrı önemi vardır. Her bir kelime zaman içerisinde farklı anlamlarla donanarak farklı dillerde yaşamaktadır. Kelimenin kuşanmış olduğu anlamların zamanları, yaşadığı dilleri ve etki alanları farklılıklar gösterebilir. Herhangi bir kelimeyi çalışırken oldukça hassas olmak gerekmektedir. Her kelimenin kendine özgü bir karakteri, adeta bir gen yapısı, başka kelimelerle kurduğu akrabalık ilişkileri, ses olayları vs. vardır. Her biri ayrı başlık olacak kadar kıymetlidir. Bunları unutmamak gerekir. (Devam edecek)

Adige şövalye

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz