Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Durum muhakemesi – 12

Etnisite ve diaspora kavramları hakkında

Çerkes halkını doğrudan ilgilendiren bu iki kavram üzerinde durmak lazım. Bu kavramlar üzerinden DURUM MUHAKEMESİ yapmak için bu kavramları biraz tanımakta fayda var.

ETNİSİTE (etnik kimlik), ırk, dil, din, kültür ve yaşam tarzı ile ortak özellikler taşıyan topluluklar için kullanılan bir tabir olarak kabul edilirse, bu konum ve kapsamdaki bir topluluğun bağımsız bir devlet ve milletin bünyesinde, azınlık konumunda fakat etnik özelliklerini taşıyarak varlığını sürdürüyor olması haline ETNİSİTE demek gerekiyor.

Çağımızda yaygın devlet biçimlerinin (ulus-devlet, federe cumhuriyet, krallık vs.) genelde her birinin bünyesinde, farklı etnisiteler halinde, az veya çok farklı toplulukların (etnik yapıların) mevcut olduğunu görüyoruz. ETNİSİTE olarak tanımlanan bu tür etnik toplulukların özelliği, herhangi bir anavatan veya ulusal kaynakla bağlantılı ve ilişkilerinin olmamasıdır.

Bu duruma nazaran, Kuzey Kafkasya coğrafyasında yaşamakta olan etnik halklar, kendi etnik özellikleri ile birlikte, kendi anavatan coğrafyasında ve üstelik federe cumhuriyet statüsüne sahip olarak yaşamaktadırlar. Ancak kurucu ve yönetici bir merkezi devletin ve gücün yönetimi altında olmakla fiilen ETNİSİTE konumundadırlar.

Zira bağımsız olarak hiçbir konuda kendi meclislerinin yasa çıkarma ve uygulama yetkileri yoktur. Her konuda tamamen merkezi otoriteye bağlıdırlar.

DİASPORA konusuna gelince; “Ana gövdeden veya bütünden kopmuş bir parça” anlamına gelen, Eski Yunanca kaynaklı bir kavramdır. Benzer durumdaki insan toplulukları için de aynı kavram kullanılıyor. Tarih boyunca doğa olayları, savaşlar, sosyolojik ve ekonomik sebeplerle, insan topluluklarının parçalara ayrılarak sürekli yer değiştirdiklerini, daha büyük ve farklı toplumların bünyesinde azınlık olarak yaşamlarını sürdürdüklerini görüyoruz.

Bu nedenle, ortaçağda başlayan devletleşme süreci ile birlikte, emperyal ve ulusal devlet yapıları oluşurken veya sonradan katılanlarla, homojen halklar yerine, farklı etnik grupların yan yana veya iç içe yaşadıkları büyük nüfus kitleleri oluşmuştur.

Günümüzde bir dil, kültür ve kimliğin ekseninde oluşmuş bu tür devlet yapılarının bünyesinde, farklı dil, din, kültür ve kimlikleri ile etnik değerlerini, koruyarak veya korumaya çalışarak, aynı zamanda, anavatanı veya ana gövdesi ile ilişkilerini sürdürerek, azınlık konumunda yaşayan topluluklara DİASPORA veya DİASPORİK TOPLUM denilmekte.

Yani DİASPORA veya diasporik toplumun ETNİSİTE’den farkı; tabi bulunduğu ülke veya devletin dışında, bağlı veya irtibatlı olduğu bir anavatan coğrafyası ve aynı veya benzer etnik ve kültürel özellikleri taşıyan, farklı bir coğrafyadaki ana gövde ile irtibatlı ve ilişkili olunmasıdır. Benzer yanı ise yaşadıkları devletin ve toplumun içerisinde azınlık konumunda olmalarıdır.

Günümüz dünyasında sosyoloji ve demografi çalışma alanlarında çok geniş yer tutan ETNİSİTE, DİASPORA ve DİASPORİK TOPLUM kavramlarına dair uluslararası ilişkiler ve yasal düzenlemeler üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Çerkes halkının konumu ve koşullarını bu iki kavram üzerinden değerlendirmek istersek farklı ve benzer özellikler olduğunu görürüz.

Bu bağlamda, anavatan Kuzey Kafkasya’da yaşamakta olan yerli halkların/Çerkeslerin, bir anlamda, yukarıda açıklanan ETNİSİTE tarifine uymalarına karşın, kendi tarihi anavatan toprağında yaşıyor olmaları, ETNİSİTE kavramını aşan daha güçlü bir konumda olduklarını gösterir.

Aynı zamanda; anavatan coğrafyası ve ana gövde kadim halkı ile yoğun ilişkileri devam eden Çerkes DİASPORASI’nın (Özellikle Adige, Abhaz halkları) nüfusu, anavatandaki nüfustan yaklaşık 10 kat daha fazla. Bu da bilinen diaspora kavramını aşan bir özelliktir.

Bu durumda, Çerkes halkının ETNİSİTE ve DİASPORA kavramları ile ilişkisine baktığımızda, her iki kavramın anlamını aşan güçlü farklılıkların var olduğunu görüyoruz. Çerkes halkı anavatanda ETNİSİTE olarak, anavatan dışında DİASPORA olarak güçlüdür. Yani Çerkes halkının anavatanda ETNİSİTE olarak, anavatan dışında DİASPORA olarak güçlü olduğu anlamına gelir.

Yaşadığımız dünyada uluslararası anlamda HAK, ADALET gibi insani değerlerden bahsediliyorsa, Çerkes halkının ETNİSİTE ve DİASPORA kavramlarını aşan haklılık paylarının olduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Lakin uluslararası HAK-ADALET kavramlarının güçsüzlüğüne bakarsak, talep ettiğimiz yasal haklarımız için mücadelede amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için gerek anavatanda gerekse diasporada akıllıca esnek politikaların yanı sıra birlik ve bütünlüğe dayalı bir güç ve kararlılık sergilemek gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Durum muhakemesi – 11

Çerkesya üzerine durum muhakemesi Tarihin derinliklerinde, Nart efsanelerinden itibaren var olan ve bugün Çerkeslerin menşei olarak bilinen Kas, Zih, Sind, Meot, Kerket gibi farklı isimlerle...

Durum muhakemesi – 10

Çerkes kavramı üzerine Yeryüzünde feodal sistemlerin yaygın olduğu çağlarda, Kuzey Kafkasya’nın yerli halkları, doğudan gelen Moğol ve Hun istilaları karşısında, kendilerine özgü dil, kültür ve...

Durum muhakemesi – 9

Bu başlık altında, daha önceki yazdıklarımda, kendimce dert edindiğim toplumsal sorunlar, amaçlar ve başarıyı engelleyen hatalar ve eksiklerin giderilmesi üzerine yoğunlaştım. Bir türlü başarılamayan...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img