Yapılan bir araştırmada elde edilen sonuçlara göre “dijital diaspora konulu çalışmaların 2000’li yılların başından itibaren araştırılmaya başladığı ancak bu konudaki çalışmaların 2020-2022 yılları arasında arttığı” belirlenmiştir.
Diaspora sadece coğrafi bir dağılma değil; aynı zamanda kimlik, aidiyet ve kültürle ilgili zorlu bir sınavdır. Bizler de bu sınavı yüzyıllardır çift yönlü bir kimlikle sürdürmeye çalışan Türkiye Çerkesleriyiz. Bizim için bu mücadele tarih boyunca pek de kolay değildi. Geleneksel yapılarını korumaya çalışan, asimilasyon korkusuyla yanıp tutuşan Türkiye Çerkesleri aynı zamanda anavatanla da ilişki kurabilmek; orada kalanlarla bilgi alışverişi yapabilmek isterken coğrafi ve siyasi engellere takılmaktaydı. Dijital çağ işte tam olarak bu engelleri ortadan kaldırmakta. Artık fiziki olarak bir yerde var olmanıza gerek yok, internet aracılığıyla her an her yerde olabilirsiniz.
Dijital çağın gelişi diaspora kavramını geleneksel olguların dışına taşıyarak değiştirmiş ve diaspora sabit bir yapı olmaktan çıkmıştır; dijital çağ sayesinde yaşayan, dönüşen, kendini yenileyen bir kimliğe dönüşmüştür. Türkiye Çerkeslerinin yüzyıllardır sürdürdüğü kültürel mücadele, dijital çağın sağladığı olanaklarla yeni bir boyut kazanmıştır. Artık kimliğin sınırları coğrafyayla değil, bağlantıyla tanımlanır hale gelmiştir.
Dijitalleşme; diasporada siyasi bir hareket alanı da yaratmıştır. Şu an dünyanın dört bir yanındaki Çerkes toplulukları, insan hakları ihlallerinden dil yasaklarına kadar birçok konuda ortak söylem üretebiliyor. Dijital aktivizm, diaspora içinde geçmişte olmayan bir dayanışmayı mümkün kılıyor.
Yani bugün dijital mecralar, Çerkes diasporası için yalnızca bir iletişim alanı değil; kültürün yeniden üretildiği, kimliğin korunduğu ve geleceğe aktarıldığı birer “sanal anavatan”a dönüşmüş durumda. Genç kuşaklar sosyal medya üzerinden dili, müziği ve gelenekleri görünür kılarak kültürel bağı güçlendiriyor. Ancak tüm bu olanakların yanı sıra dijitalleşme; yapay tartışmalar, bilgi kirliliği ve kültürel yüzeyselleşme gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle dijital diaspora, hem büyük fırsatlar sunan hem de dikkatle yönetilmesi gereken yeni bir kültürel alan olarak karşımızda duruyor.








