Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

HDP, Halklar ve Çerkesler

Bu yazıyı kaleme almadan önce yaptığım heyecanlı okumalardan sonra hangi cümle ile başlasam diye düşünüyordum ki, doğru cümleyi buldum.

HDP heyecan verici bir parti.

Kısa geçmişinde, kuruluşu ayrı bir heyecan, birleşmesi ayrı bir heyecan. Beklentilere baktığımızda Ermenisi, Lazı, Çerkesi, Kürdü, ayrı heyecanlı, solu, muhafazakârı ayrı heyecanlı.

Bütün bu heyecana rağmen kat etmesi gereken sanırım daha çok yol var. Gelinen noktada ise tartışmaların karşılıklı empati ve bir düzey çerçevesinde yürümesi HDP açısından ümit verici.

Türkiye’nin renkliliğe, anlayışa, paylaşıma, empatiye ihtiyacı vardı. Şimdiye kadar Türkiye’deki sol hareketlerinin birleşme denemeleri belki de böyle bir ruhu yakalayamamış olmalarındandır. O ruh, belki biraz Gezi’de vardı. Gezi’de birbirini tanımayan renkli ve farklı kesimler aynı sloganı atabildiler. Geziden HDP çıkmamıştır ancak HDP’de bir gezi ruhunu görebiliyorsunuz. Sanırım zamanın ruhu HDP’ye uygun. Doğrusu HDP’li den çok, HDP fikrinden heyecanlanan insan sayısının daha fazla olduğunu düşünüyorum.

HDP yine heyecanlı bir sürece, BDP ile birleşme sürecine girdi.

Birleşme sürecinde -iki önemli itiraz yükseldi- cümlesi tam durumu ifade etmese de, iki önemli çekince ifade edildi diyebiliriz.

Birincisi; EMEP tarafından Genel Başkan Selma Gürkan’ın ifade ettiği:

“…HDP, HDK zemininde bir araya gelmiş emek ve demokrasi güçlerinin ittifak partisidir. Mesele yalnızca BDP ile ilgili değildir. EMEP, SDP, ESP, kim olursa olsun durum değişmez. Sorun HDP’nin nasıl bir parti olması noktasında düğümlenmektedir. İttifak örgütü mü, kitle partisi mi?… HDP geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Bu kesimler klasik bir partiye dönüşecek bir HDP’de yer almayı sürdürecekler midir?..”

Bu çekince çok da kulak arkası edilebilecek nitelikte değildir. Emin olun herkes benim gibi yaklaşacak; “Çerkesler için daha doğru olan model ne idi acaba?” diye düşüneceklerdir. Ermenilerin, Lazların, Çerkeslerin, yer alması düşünülen yapı içerisinde, kendilerini ne kadar ifade edebilecekleri son derece önemlidir ve hatta hayatîdir.

BDP’nin HDP’ye katılması ise Kürt halkının bir birliktelik kararlılığı olarak algılanmalı. Bununla birlikte, HDP Kürtlerin kendini ifade ettiği değil, “Kürtlerin de” kendini ifade ettiği bir parti olarak yoluna devam etmelidir. Kürt aydınlarınca ifade edilen “Türkiye solu ile tek çatı altında birleşme” kararlılığı sol birliğinde ötesine taşınmalıdır.

“Solda birlik partisinin çok ötesinde muhafazakâr kesimleri de bünyesine alacak, bu bileşenler karar mekanizmalarında da yer alacak. Türkiye’nin tüm siyasal düşüncesinden olan insanlar o partide buluşmaya çalışacak. Sol lokomotif görevi görebilir, sol öncülük yapabilir ama temel hedef solu birleştirmek değildir.”

Selahattin Demirtaş’ın ifade ettiği gibi HDP’den heyecan duyanlar sadece Türkiye halkları ve Türkiye solu değildir. Türkiye muhafazakârları, samimi dindarları da aynı heyecanı duymaktadır.

İkinci çekince diyebileceğimiz Altan Tan’ın hassasiyetleri de bu anlamda giderilecek gibi gözükmektedir.

HDP için son derece önemli olan ve üzerinde titizlikle durulması gereken bir başka nokta ise halklarla bir araya gelmesi, buluşmasıdır. HDP ister ittifak örgütü olsun, ister bir kitle partisi, her iki durumda da ne sadece solun, ne de sadece Kürtlerin partisi çizgisinde olmamalıdır. Sol lokomotif olmakla birlikte, Altan Tan’ın; “Müslüman demokratların da geriden gelen bir lokomotifi olsun” isteği, Selahattin Demir taş’ın; “solda birlik partisinin çok ötesinde” yaklaşımları korumalıdır. HDP’de Çerkeslerin, Lazların, Abazaların, Gürcülerin, Ermenilerin, Süryanilerin varlığı konusunda ise ısrar etmelidir. Halkların ve farklılıkların renkliliği ne derece yaşanır ise o derece heyecan devam edecektir.

Türkiye’nin üçüncü büyük nüfusunu oluşturan Çerkesler de kendilerini ifade edebilecekleri, farklılıkların birlikteliği konusunda heyecan duymaktadırlar. Umarım Çerkesler de kendilerini rahatlıkla ifade ettikleri, anavatanları Kafkasya ile ilişkilerini üst seviyelere taşındıkları bir birliktelikte yerlerini alırlar.

Sayı:
Yayınlanma Tarihi: 2014-05-10 00:00:00

Yazarın Diğer Yazıları

Erdem çocuk

Reva mıdır Kürt’e yaptığınız? 5 yaşında bir çocuk zırhlı araç çarpmasıyla öldü. Hayatınızda iki dakika Kürt olun da bir düşünün. Size kimse terörist olun demiyor. Hayatınızda iki dakika...

Dede Sultan

“Medeniyetler beşiği” denilen, çoğu zaman medeniyetlerin gözünün yaşına bakılmadan yobaz çukuruna gömüldüğü, ilerici aydınının Serez’in esnaf çarşısında darağacına çekilme emrini veren yerdir Anadolu. Renklilikten, kardeşlikten,...

Çay koyun Çerkesler… Yeniden başlıyoruz

Ne güzel sözdür; “Çay koyun, yeniden başlıyoruz”. Direnişin, her hâlükârda sahip çıkılan iradenin, düştüğün yerden umutla kalkmanın, yeniden toparlanmanın neredeyse Türkiye’de mottosu olmuştur. Çok severim. Yıkılmayanı, düştüğü...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img