Bir Yolu Var Ama Bu Değil!-Yalçın Karadaş (K’eref)

0
1142

Bir Yolu Var Ama Bu Değil!

Yalçın Karadaş (K'eref)

lkemizin demokratikleşmesi için kafa yoran bazı aydınlarımız bu kez de Taraf Gazetesi ev sahipliğinde tartışıyorlar.
Geçmiş yıllarda aynı amaçla “Barış Meclisi”** de kurulmuştu bilirsiniz.
Temelde aynı yanlış ve eksiklerle yine konuşuluyor:
1-Türk ve Kürt bir arada yaşamak istiyor.
Emin misiniz, Kürt’ün Türk ile beraber yaşamak istediğinden; ya da tersine, Türk’ün Kürt ile yaşamak istediğinden?
2-Ve bir soru daha: Bu ülke sadece Türk ve Kürt halklarından mı oluşmakta ki hep bu formülle tartışmayı sürdürüyorsunuz? Kürt ve Türk olmayan “diğer kimlikler” neden formül dışına atılır sürekli?
3-“Barış” ne demektir?
4-“Demokrasi” ne demektir?
Kendi düşüncelerimi aktarayım kısa ve öz.
1- Bir kesim, hem de gittikçe artan bir kesim Türk artık Kürtlerle yaşamak istemiyor. Çünkü ezberleri bozuldu ve bütün yalanlar ortaya çıktığından hayal kırıklıkları büyük. Kendilerini aşağılanmış hissediyorlar. Kürt deyince tüyleri diken diken oluyor. Çünkü bilinçli-bilinçsiz ırkçılar.
Karşıtı da var. Dillendiremeseler de önemli bir kesim Kürt de Türkler ile yaşamak istemiyor. Kendi devletlerini ve bağımsız olmayı istiyorlar. Hakları yok mu buna? Bence var ama bunların da yöntemleri ve söylemleri samimiyetsiz ne yazık ki.
Bu görüşler tehlikeli olmakla birlikte vardır; yok sayılamaz.
2- Bundan daha vahim bir gerçek yok sayılıyor: Bu ülkede yaşayanlar sadece Türkler ve Kürtler değil. Bu ülkede onlarca farklı halk ve farklı dil ve kültürel kimlik var. Aydınlarımız çoğunlukla, hem de ezici bir çoğunlukla bunları yok sayıyor.
Yok sayarak demokrasi!
Birileri diğer halkların asimile edildiğini, yok olduklarını, kitlesel bir talepleri olmadığını vs. sakız etse de bu ülkede “diğerleri” var. Bunlar Türk veya Kürt kimliğini asla kabul etmeyecekler. Bunların yok sayılması süreci tıkıyor ve ilerlemeyi engelliyor. Bakalım bu gerçek ne zaman anlaşılacak?
3- “Barış” benim bildiğim savaşmama halidir, kavga etmeme halidir, şiddetsizlik halidir, en basitinden.
4- “Demokrasi” de yine en basitinden farklılıkların reddedilmemesi ve eşit davranılma halidir.
Sadece benim (ya da Türk ve Kürt) için demokrasi diye bir şey olamaz.
Ama her kurdukları partide ve her toplantı ve gösteride bu kelimeleri iğdiş edenler bu kavramlara ne anlam yüklüyorlar ben merak etmekteyim.
Ellerinde sopalar, taşlar, molotof kokteylleri, silahlar ve ağızda “barış” kelimeleri…
Sadece Türk ve Kürt’ün olduğunu sürekli dillendirmeler, diğer halkları yok sayma ve küçümseme halleri ve “demokrasi”…
Ne menem bir şeydir bu “barış ve “demokrasi” baylar, bayanlar!?
Bu yaklaşım “bir yere varmama” yaklaşımıdır; değiştirilmelidir. Bir Türkiye vatandaşı, demokrasiye inanan, birlikte ama farklılıklarımızla beraber insanca yaşamaktan yana olan bir Çerkes asıllı yurttaş olarak “tartışmalarda bizim gibilerin aranızda yer almasının olmazsa olmaz” olduğunu belirtiyorum. Oralarda bizim durumumuzdaki milyonları net ve açık olarak “temsil eden” kimse yok.
Ya bizi de temsil edin ya da söz hakkı tanıyın lütfen!
İşin ekonomik, sosyal ve sınıfsal boyutunu da atlamayacağınız ümidi ile…
Biz “diğerleri” barışa ve gerçek demokrasiye katkı koymaya hep hazırız!
Hepinizi selamlıyor, kolaylıklar diliyorum.
Saygılar ve Başarılar,
 
*Mimar
**Barış Meclisi’ne ve Kürt Sorunu’na ilişkin görüş ve eleştirilerimi Radikal-2 ve
“Çerkes Kimliği-Türkiye’nin Sorunları, Sorun yay.; İst.2009 ile
“100 Aykırı Soruda Türkiye’yi Anlamak, Sorun yay. İst.2009”
kitaplarımdan bulabilirisiniz.

 

Sayı: 2010 01
Yayınlanma Tarihi: 2010-01-01 00:00:00