‘İnsanlık borcunu ödeyin’

0
20
Yalçın Karadaş (Kafkasyalı Yazarlar Birliği)

Biz masallar ülkesi, dik duruşlu şövalyelerin, güzel insanların ve dillerin beşiği KAFKASYALIYIZ!
Her halk ayrı birer ulu ağacız Kafkaslarda. Ve birlikte bu ağaçların insana serinlik, barış, huzur ve güzellik veren ormanıyız.
“Hem Asyalıyız; hem Avrupalı.” Biz Kafkasyalıyız; biz bu Dünyalıyız!
ÇERKES’iz biz; yani Circassian, Tscherkesse, Circassiene, Şerakese, Cherkess yahut Çerkez’iz!
Diyasporik bir ulusuz. Bize ezberletilen tek dilli, tek etnikli, tek dinli bir ulus değiliz ama. Çok dilli, çok etnikli, çok dinliyiz. Hem Müslümanız hem Hıristiyan. Hem ateistiz hem pagan. Allah’a inandığımız gibi, doğaya da inanırız; ikisine de saygı duyarız, insana duyduğumuz gibi.
Anavatanımız hem yanı başımızda hem bizden çok uzakta.
Kendi yurdundan sürülmüş, kendi yurdunda sürgünüz. Ana yurdumuzda bile azınlığız.
Devletlerimiz var; minik minik, parça parça. Erkimiz yok ama, sadece adımız Cumhuriyet!
Modern Rusya’nın ikinci sınıf vatandaşlarıyız; her melaneti bizden bilen bir sözde federasyonun parçasıyız. Rusya’nın kötü vatandaşlarıyız; modern köleleriyiz!
Irkçılıktan, ayırımcılıktan, baskı ve ayrıştırmadan yorulduk; bıktık- usandık!
Diyasporik bir ulusuz ve en çok da Türkiyeliyiz. Bugünlere kimlerin emek ve kanıyla geldiğini unutan ülkenin insanlarıyız. Yok sayılanlardanız Türkiye renklerinde.
İnsan gibi, onurumuzla, başımız dik, farklılığımızla barış içinde “bir arada” yaşamak istiyoruz. Ama başkası olarak değil, kendimiz olarak…
Kimseye düşman değiliz, kimseden intikam da almayacağız. Ama gerçekler karşısında suskun kalmaya niyetimiz yok!
Şiddeti reddediyoruz, yok edilmeyi, baskıyı ve zulmü reddettiğimiz gibi.
Şiddeti reddettiğimiz için politikaların oluşumunda; hak-hukuk işlerinde es geçilenleriz. Kafa sayısının ve şiddetin belirleyici olduğu sistemlerde mutlu değiliz.
Gücümüzü, cesaretimizi suçsuz insanlar üstünden hatırlatmak kültürümüze ters ve bu yüzden geleceğimiz için çalışarak doğru zamanı bekliyoruz.
Artık hatırlanmak ve saygı görmek istiyoruz.
Dilimizi, kültürümüzü okullarda öğrenmek ve geliştirmek istiyoruz. Kimliğimizi geri istiyoruz!
Barış, demokrasi, özgürlük, eşitlik ve insanca yaşamak için kullanacağımız tek silah “XABZE”miz, binlerce yıllık kadim, yazısız anayasamız. O ne emrediyorsa onu yapıyoruz ve çözümü diyalogda, kültür – sanatta, dostluk ve eşitlikte aramaktan vazgeçmiyoruz.
Tüm sivil toplum kuruluşlarımızı, tüm aile yapımızı ve dostluklarımızı bunun üzerine kurduk, Kafkasyalı Yazarlar Birliği’ni de bu amaçla oluşturduk. Sadece Çerkesler için değil, tüm Kafkas halkları için…
İnanıyoruz ki Kafkasya halkları birlikte, barış ve onur içinde, “kendileri olarak” yaşamadıkça, ne Rusya ne Türkiye ne de Dünya halkları barış ve umut içinde olamayacaklardır.
Bu devletlerin içinde bulundukları sorunlu, anti demokratik; inkârcı ve imhacı düzeni kabul etmiyoruz. Yaratıcısı ve yaşatanı kendileri olan biri mafyatik, diğeri partizan yapının sorumlusu olarak hep başkalarını ve bazen bizi göstermelerinin koskocaman bir yalan olduğunu söylüyoruz. Kendileri mafyatik düzen ve yolsuzluk ekonomisi oluşturanların, kirli parmaklarıyla Kafkas halklarını gösterip bizi hedef yapmalarını utançla izlemekten bıktık, bu adaletsizlik ve yalanı düzeltmek istiyoruz.
Evet, en çok da Avrupalı olduğumuz için Avrupalılara sesleniyoruz bugün.
Biz kadim bir ulusuz ve dünyanın, Avrupa ve Asya’nın renklerindeniz.
Evet, tüm uluslar gibi sizden farklıyız. Ama farklılıkları doğal gören bir ekolojik Dünya cenneti toprağın çocuklarıyız. Herkesin bize benzemesini, bizim gibi olmasını nasıl istemiyorsak, biz de başkaları olmak istemiyoruz. Biz olarak kalmak istiyoruz; Türk, Arap ya da Ruslaşmak değil…
Dillerimizi, kültürlerimizi, farklılıklarımızı 21. yy.dan sonsuzluğa kadar taşımak için, atalarımızın kemikleri üzerinde planlanan genosidin, sürgünün ve toprağımızı yitirmenin sembolü olan 2014 Soçi Kış Olimpiyatına, Olimpiyatın ruhuna, insanlığın yüz yıllarca biriktirdiği değer yargılarına aykırı olduğu için hayır diyoruz!
Ayrıca, bizim de bir parçamız olan ve kendi anayurdu üzerinde istemediği bir savaşa sürüklenip, kanı canı pahasına bağımsızlığını kazanan Abhazya ve Güney Osetya Cumhuriyetleri’nin, insan hakları ve demokrasinin baş savunucusu olduğunu söyleyen Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye tarafından da tanınmasını istiyoruz. Bunun Avrupa Birliği ülkelerinin önünde duran ertelenemez, vazgeçilemez barışa bir katkı görevi olduğu kadar, Kafkas halklarına tarihten gelen bir insanlık borcu olduğunu da söylüyoruz..
Kafkasyalı Yazarlar Birliği olarak burada; bizim de bir parçasını teşkil ettiğimiz Dünya’nın özgürlük mücadelesi veren halklarından, Avrupa’nın geçmiş mücadele tarihinden, her biri bir başka değer olan edebiyatçılarından, sanatçılarından, kültür, düşün ve bilim adamlarından; onların ürettiği ve bizim de beslendiğimiz değerlerden aldığımız güçle RF, Avrupa ve Türkiye halklarını bu insanlık borcunu ödemeye çağırıyoruz.

Sayı : 2011 11

Yayınlanma Tarihi: 2011-11-01 00:00:00