Yeni Durum

0
8

Yeni Durum
Erhan Hapae
Medvedev’in imzasıyla yürürlüğe girecek yeni yapılanma sürpriz oldu. Kuzey Kafkasya’nın altı özerk bölgesini kapsayan bir federal yapı oluşturuldu ve başkent olarak Nalçik yakınlarında bulunan Pyatigorsk şehri seçildi. Adıgelerın Psıfabe dedikleri Rusça dört dağ anlamına gelen şehir. Bölge valisi çok uzaktan Krasnoyarsk valiliğinden geliyor. Ta Japon denizinden. Geçen hafta, sanıyorum Taraf gazetesinde o şehirle ilgili bir yazıda, kendisinin yolsuzluk dedikodularına bulaşmış olmasına rağmen bizzat Putin’in özel desteğiyle tekrar atanacağından bahsediliyordu. Önümüzdeki aylarda kendisini daha yakından tanıma fırsatı bulacağız gibi görünüyor.
Sürpriz karar, Rusya’nın Kuzey Kafkasya konusunda gönlünün rahat olmadığını işaret ediyor.
1917 den Berlin duvarı yıkılana kadar var olan aldatıcı istikrar, yerini son yirmi yıldır bitmeyen bir kargaşaya bıraktı. İki yüz elli binden fazla ölü ve bir milyondan fazla zoraki göçmen üretti son yirmi yıl ve ekonomik olarak en ihmal edilmiş bölgelerden biri olarak kaldı bu bölge. Yeni ismiyle Kuzey Kafkasya Federal Okrugu.
Ruslar neyi düşünmüş olabilirler? İki açıdan bakmak gerekir bu meseleye.
Birincisi, merkezden bir türlü yönetilemeyen ve bu anlamda yirmi yıldır askerlere ve FSB ye teslim edilip, bir olağanüstü hal yaşayan bölgenin dertlerini yakından takip edip çözümler getirme niyetiyle olabilir. Bölgenin potansiyellerini harekete geçirip ekonomik olarak kalkınmasına ve sürüp giden etnik problemlerin bir nebze iyileştirilmesine yönelik bir iyi niyet yani. Bu arada, orada var olan etnisite içine sızdıkları düşünülen, özellikle İslamcı akımların tasfiyesine yönelik girişimler de gelebilir bu iyi niyetin yanında. Böyle bir yaklaşım ise bu, bir ıslahat projesi ve ekonomik gelişmeyi işaret eder. Yani birlikte yaşamaya devam.
İkincisi, Bölgeyi zaptı-rapt altına almaya yönelik ve sadece ‘bu şekil bir istikrar’ peşinde bir proje ise durum değişik olacaktır. Bir süre daha da sertleştirilmiş önlemler alınıp denenecek sonra bir karara varılacak olabilir. Rusların gözünde ‘bunlarla bir arada yaşamak eğer mümkün olamayacaksa bir türlü, (bir türlü adam olmayacaklarsa yani) bölgede merkezi bir devlet kurmaya çalışıp, yakın bir gelecekte ‘başınızın çaresine bakın’ deme hesabı da olabilir. Yani, bir türlü sırtından atmak. Bu tür bir anlayış biz Türkiyelilerin kolay anlayacağı bir şey olmamakla birlikte, Sovyetlerin dağılması sırasında böyle bir tecrübe var. Evet, sorumluluğu üzerinden atıp onu kontrol etmek. Çok daha kolay ve çok daha ekonomik.
Böyle düşünmenin maddi şartları var. Sürekli sübvanse edilen, etnik problemler nedeniyle bir türlü üretime katılamayan ve Rusya içlerinde sürpriz terör olaylarının planlandığı bir bölge. Ayrıca Rusya’nın bölgeye yönelik askeri harcamaları çok ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Peki, bu bölgenin Rusya’ya ne faydası var? Olsa olsa stratejik bir şeydir herhalde. Hani, Türk generallerin ikide bir; ‘Türkiye’nin savunulmasında, Kıbrıs hayati öneme sahiptir’ deyip durmalarına benzer bir şey.
Değer mi şimdi? Tartışılır.
Rusya’nın Çeçenistan savaşı kadar akıl dışı bir şey olamaz. Ama savaşların hangisi ‘Akıl İçi ki’.
Bu büyük ve sürpriz projenin içine Adıgey ve Kıyıboyu Şapsığları alınmadı. Şimdi diasporanın dert edeceği yeni durum bu. Rusya’nın bizim batı Adıgelerıne geleneksel olarak ayrıcalıklı davranma alışkanlığı var galiba. İlk ayrıcalıklı davranışını 1864 te göstermişti bilindiği üzere, bu ikincisi. Yalnız bu sefer tersi bir durum var. İlkinde bizi kendisinden ayırmak istemişti ki, ne ayrılık. Şimdi ise özellikle bağrında tutmak istiyor.
Şaka bir yana bunun, nüfusun küçüklüğü ve bahse konu bölgeden epeyce uzak ve epeyce kopuk olduğu gibi nedenleri vardır muhtemel. Bir de, Kuban ovası ve kıyı boyunun Rusya için hala 1864 teki önemini koruyor olması ihtimali. Bunları bilmiyoruz henüz. Ama yeni sorun, zaten epeyce birbirinden koparılmış Adıgelerın arasına, yeni mesafelerin girecek olması.
 
Biz bu günler, Türkiye’de Abazalarla (Zafer Sürer’in düzeltilmiş deyimi ile) bir mesafe koymaya uğraşıyorduk ki tam, yetmedi, bir de bu sefer Medvedev girip araya Kabardeylerle ciddi bir mesafe organize ediverdi. İşin ilginç tarafı birleştirilen bu 6 özerk cumhuriyete soran eden oldu mu hiç belli değil. En azından halklara bir şey sorulmadığı açık. Hayırlısı olsun bakalım.
Değişim rüzgârları eski statükoların hiç birini azade bırakmıyor, yarın neleri konuşacağız kim bilir.
CARI.

Sayı : 2010 02

Yayınlanma Tarihi: 2010-02-01 00:00:00