ABD’nin Çerkes aşkı (1)

0
221

Jamestown Vakfı 1983’te kurulduktan sonra dış operasyonlar konusunda, tanklar, tüfekler, CIA operasyonları olmaksızın; ülkeler üzerinde istediği satrancı oynayabileceği konusunda ABD’yi ikna eden bir kuruluş.

Vakfın genç ve dinamik başkanı Glenn E. Howard ise çok sayıda dil bilen, Türkçeyi iyi konuşan, Azerice için ise 1,5 yılını ayırabilen kararlı ve çalışkan birisi. ABD Dışişlerine strateji üreten kuruluş, Sovyetler döneminde bir süre antikomünist söylemle çalıştı, şimdilerde ise Rusya’nın gücünü, nüfuzunu ve nüfusunu yitiren bir devlet olduğu savı üzerinden etnik yapıların tamamına elma şekeri gösteren bir kuruluş durumunda. Sadece Rusya’da olmamakla beraber, dünyanın enerji yolları üzerinde bulunan tüm ülkelerde iktidarların ABD çıkarları doğrultusunda şekillenmesi için çalışmakta. Enerji akışının birincil önceliğinin istikrar ve o istikrarı teslim edebileceği ABD yanlısı iktidar olduğundan hareketle, kendisine bağlı iktidarlar yaratmak için hükümetler deviren, muhalifler örgütleyen, baharlar yaşatan ve bu doğrultuda yapılacak tüm çalışmaları destekleyen, üniversitelerde konferanslar düzenleyen, çeşitli fonlar aracılığı ile ABD çıkarlarına uygun her tülü hareketi finanse eden bir yapı. Son yıllarda ise Türkiye, Ortadoğu ve Kafkaslar yoğun çalışma alanları içerisinde yer alıyor.

Çalışma yöntemlerinin başında akademisyenler ve akademik çalışmalar geliyor. Bölgeye yönelik amaçları doğrultusunda yapılacak tüm akademik çalışmaları destekliyor. Fonlar aracılığı ile tüm bu çalışmalara kaynak aktarıyor. Vakfın çalıştığı ülke ve bölgelerde politikacılar, istihbaratçılar, eski diplomatlar, eski bürokratlar ile ortak çalışmalar yürütülüyor.

Glenn E. Howard, “Batı’nın Azerbaycan’a yolu Gürcistan (Güney ve Kuzey Kafkasya) üzerinde yatıyor.” diyor.

Ve ekliyor : “Ben Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya sorunlarının birbirine bağlı olduğuna inanıyorum, bunlar birbirlerinden ayrılamaz.”

Hazar’dan ABD’ye uzanan enerji otobanı inşasında kesinti istemiyor. Bu enerji akışını, halklar için neye mal olursa olsun inşa etmekte kararlı. ABD sadece enerji koridorları inşa etmiyor, o yolların bekçilerini de inşa ediyor. ABD’nin Kafkasya bölgesindeki halkların ve kanaat önderlerinin ikna olması için yeterli tecrübesi olduğu düşüncesi giderek hakim kılınmaya çalışılıyor. “Ulus inşası” konusunda engin(!) tecrübeleri olan ABD’nin yıllar öce Kuzey Irak’tan binlerce Kürtü uçaklarla Amerika’ya götürdüğü, uzun eğitimlerin ardından geri getirdiği ve bunun için milyonlarca dolar harcadığı bilinmekte. Kafkasya’da yeniden bir inşanın söz konusu olması durumunda ve bu inşa enerji koridoru üzerinde ise neden “Çerkesya’nın inşasında ABD seyahatleri kullanılmasın ki?” sorusuna olumlu yanıt verenler, kolları sıvayanlar, konferanstan konferansa koşturuyorlar. Boy boy resimlerini görüyoruz.

ABD ve Jamestown Vakfı’nın buna yönelik faaliyetleri yeni değil. Başı sıkışana Kafkasyaya’da Hızır gibi yetişeceğinin sinyallerini çoktan verdi. Örneğin Fatma Tilisova ABD’nin şefkatli ve koruyucu kanatları altında. Rusya Federasyonu’nda gazetecilik yıllarında rahat dolaşamaz iken şimdi ABD pasaportu ile çok daha rahat dolaşır durumda. İlgi alanı Kabardey-Balkar olmaktan çıkmış, tüm koridor Kuzey Kafkasya olmuş durumda. En son ilgi alanı ise Çeçenler. Jamestown Vakfı Başkanı Glennn Howard, Çeçenlerle ilgili çalışmalarını artık Fatma Tlisova üzerinden yürütmekte. Fatma Tlisova ile gizli bir yerde görüştüğü iddia edilen Kafkasya Emirliği kadısı Anzor Astemirov, bu görüşmeden birkaç gün sonra 24 Mart’ta Nalçik’te öldürüldü.

Ölenler daima Amerikan pasaportu olmayan Kafkasyalılar oluyor. ABD pasaportlular ABD’ye dönüyor, halk ise kendi kaderini yaşamaya devam ediyor.

Howard’ın şefkatine sığınmış başka bir isim ise, Adıgeyli Ali Berzeg. Türkiye gazetelerinde “Adıgey’in Krasnodar’a bağlanmasını savaş sebebi sayacaklarını ilan etti…” şeklindeki haberlerle anılıyor. Jamestown şemsiyesi altında Amerika’da yaşayan Ali Berzeg, oturduğu yerden Adıgey’deki akrabalarının savaşmasını çoktan önerdi ve savaşı ilan etti bile. Eminim “Bir sorun olursa ben sizi buraya aldırırım gençler” diye arkadaşlarına da haber uçuruyordur. Çok önemli bir kanaat önderi durumunda olmasa da, ABD için yerli halka “ben sizin babanızım” şeklinde bir mesaj, bir örnek niteliği taşıması açısından önemlidir. Başka ve ilginç bir isim ise 2003’te ismini sıkça duyduğumuz Hacı Bayram Bolat. Kabardey-Balkar’da Fethullah’ın okulları ile ilişkisi olduğu ifade edilen Bolat, Rusya Federasyonu tarafından sınır dışı ediliyor. AİHM’e dava açan Bolat, “Memleketim Kabardey- Balkar’a geri dönmek, orada yaşama hakkımı geri almak istiyorum” diyor. Davayı kazanıyor ancak Nalçik’e değil, Türkiye’ye dönüyor. Daha sonrasında ise birçok seveni olduğu anlaşılıyor. 2008’de ABD William Paterson Üniversitesi’nde, Çerkeslerle ilgili bir panelde konuşmacı olarak ortaya çıkıyor. ABD’li akademisyenlere Çerkesya’yı anlatıyor, bilgilendiriyor. Sayın Bolat’ın Türkiye’de de önü açılıyor, (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) TİKA’da Koordinatör Yardımcılığı görevine getiriliyor. Neyi koordine ediyor haydi biliniz. Yukarıda bahsettiğimiz enerji koridorunun son şehri Bakü, “Bakü Program Koordinatör Yardımcılığı” görevini ifa ediyor. İnsanoğlu kuş misali.

ABD’nin Çerkeslerle dansı bitecek gibi görünmüyor. Liste giderek uzuyor. Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Amerikalı Çerkes aktivist İyad Youghar sahneye çıkıyor. Tanıyanlar “Aslında iyi adam ama…” diyor. Kimse bu satrançta onun da bir piyon olabileceğini dillendirmiyor. Iyad Youghar New Jersey’deki Çerkes Derneği’nin müdavimlerinden, ancak New Jersey Çerkes Derneği’nde de anahtarı Glennn Howard’a teslim etmek istemeyenler olacak ki Iyad Youghar, “The Circassian Cultural Institute”ü (CCI) kuruyor.

İyad’ı şevkle destekleyen Jamestown Vakfı yetkilileri, onun göndere Çerkes bayrağını çekişini gözleri yaşlı izliyorlar. Yalnız İyad, Adıge bayrağını Adıgey’de değil Gürcistan’da göndere çekiyor. Tiflis’te kurulan Çerkes Kültür Merkezi’nin Tley’lerinden birisi oluyor. Tüm Gürcistan, İyad Youghar sayesinde daha dün Abhazya savaşında Adıge ve Abhaz savaşçılara karşı katliamlar yaparken, bu gün İyad ve saz arkadaşları sayesinde Adıge bayrağını görünce ağlıyorlar. ! Devam edecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz