Oubykh Mektupları Şubat 2013

0
184

Büyük bir ayna var. Büyük bir ayna…

Gelenek nasıl devam ediyormuş? Gelenek tekrar ederek devam ediyormuş.

Zaten sarih değil… Zaten anlaşılır değil…

Yazarken değil, sonra okurken ben bile anlamıyorum ki… Başkaları anlasın.

Barış zamanında yapılan tatbikat, aksine çoğu zaman savaşı uzaklaştırır. Deneyim kazandırır tatbikat… Caydırır tatbikat…

Savaş pilotu ile yolcu pilotu farklı amaçlar için uçar. Kalkış-iniş sayıları, bir olsun isterler.

Büyük bir ayna… Önce kendime bakıyorum. Yetmiyor. Büyük bir ayna var. Bana bakan…
Yaldız arkasına girince… Kim bakar aynadan göremem. Aynaya bakar dururum.

Dört kişi var ayna arkasında… Dört harfli, dört kişi… Bir kişi, bir solukta, tutup inceliyor aynaya bakan o dört kişiyi… Heyecandan, kim olduğunu bilemiyor.

Uzun saçlı ama bıyıksız… Kısa saçlı ama bıyıklı… Hangisi? Kel ama sakallı…

İyice kafam karıştı, diyor. Bilemedim, diyor. Sonunda işaret ediyor.
İşaret parmağıyla işaret ediyor. O…

Geri kalan parmaklar, kendisini gösteriyor. Bu işte… Benim yıllarımı alan… Yaldızlı ayna öyle söylüyor…

Karakolda karşılaştığında, ayna ile yüzleşen bir surat… Kendini her sabah gördüğünde, yüzleştiği ayna…

Yüzde çizgiler… Derinleşen o çizgiler… Zamanı gösteren çizgiler… Kırışıklaşan yüz…

Yüzümüz varsa eğer… Kırışıklar tecrübeyi, olgunluğu gösterir.

Sakal örtse bile nereye kadar? Alnı açık kalır, yalnız başına… Saç, bırakır alnı, yalnız başına…

Alınyazısı okunur derinden… Hele bir de çatarsa kaşları her daim… Hele bir de gülüşü eksik olmazsa her daim…

Karşı konulamaz bir yolda ilerler. Suçlu kalır tek başına… Aynanın ötesinden, hayata bakan bir göz vardır. Göz değişmez. Göz rengi değişmez.

Mavi bazen…

Yeşil bazen…

Bir oturdu mu, kançanağı gibi içine… Göz torbası da dolmuştur zamanla… Bir ayna gerisinden bakar. Yıllar…

Yıllanmış bir şarap her zaman güzel olmaz. Bazısı birkaç senenin ötesinde içilmez.

Ayna kırılırsa, çok göz çıkar.

Kırık görüntü kalır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here