21 Mayıs’a doğru

0
1477

Rusya, “Çerkes Soykırımı” nı tanır mı?

Konuyla ilgili farklı sorular sorulabilir, farklı yaklaşımlar da dillendirilebilir.

Rusya Çerkes soykırımını nasıl tanır?

Neden tanısın?

Tanımadan olmaz mı?

Tanısa ne olur?

Soykırım demesek!

Çarlık Rusyası ile Çerkesler’in savaşı sırasında ve sonrasında yaşananların nasıl ifade edilmesi gerektiği, 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi” nde çok net ifadelerle yer almış. Nasıl mı?

Madde 2- Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur:

a) Gruba mensup olanların öldürülmesi;

b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;

c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek;

d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;

e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;

Madde 3- Aşağıdaki eylemler cezalandırılır:

a) Soykırımda bulunmak;

b) Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak;

c) Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak;

d) Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek;

e) Soykırıma iştirak etmek;

Cezalandırılacak eylemlerden birinin, m. 2’de tanımlanan suçlara “teşebbüs etmek” olduğunun da altı çizilmeli.

Bizim ‘bilemediğimiz’ bir takım dengeler sonucu insanlık suçları (soykırım gibi) net tanımlanmış olsa da devletler tarafından kabul edilmesi zaman alıyor. Suça maruz kalmış halkın fertlerinin, suçun teşhirine dair çalışmalarının önemi ise herşeyin üzerinde olmalı.

II. Dünya Savaşı sırasında, 1940 yılında Kızılordu, esir aldığı 22 bin savaş esirini öldürmüştü. 2010 yılında -70 yıl sonra- Putin Polonyalılar’dan, “Ölenler, tarihin büyük yalan yarasının uzlaşmayla aydınlatılması için bekliyorlar” diyerek özür diledi. Stalin dönemi ölenlere bir gönderme yapmış ama 1944 yılında Çeçen, İnguş, Karaçay ve Balkarlar’a yönelik soykırımı es geçmişti.

19. yüzyıldaki Çarlık Rusyası-Kafkasya savaşlarında yaşananları, Çerkesler 1948 sözleşmesini dayanak alarak soykırım olarak değerlendiriyor ve adalet arıyor.

2010 yılında SSCB’nin mirasına sahiplenip özür dileyen Rusya’nın, Çarlık Rusyası mirasına da sahiplenip Çerkes Soykırımı nedeniyle özür dilemesini istiyor.

Dünya insanlığının, ülke kamuoylarının Çerkes Soykırımı’na dair her sözünü ise daha çok önemsiyor. İnsanlığın vicdanında mahkum edilecek soykırımın, Rusya kamuoyunun vicdanında da karşılık bulacağına inanarak.

Sayı: 2013 04

Önceki İçerik“Farklılıklarımız zenginleştirilmeli”
Sonraki İçerikKISA… KISA… KISA…
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.