“Bir Sizden Bir Bizden”; Hep Bizden!

0
20

Ağustos 1516 tarihinde, Halep’in kuzeyindeki Mercidabık‘ta Memluk sultanı Kansuh el-Gevri, Osmanlı sultanı Yavuz Sultan Selim’le karşılaşır. Memluk ordusunun sol kanadına komuta eden Halep valisi Hayır Bey, Memlukleri terk ederek Osmanlı saflarına katılır; Çerkes olan Kansuh el-Gevri yine bir Çerkes olan Hayır Bey’in ihaneti sonucu Osmanlılara yenilir. Memluk Devleti son bulur; Hayır Bey’in mükafatı Mısır valiliğidir.
31 Mart1908 isyanını (gerici ayaklanması) bastıran Harekat Ordusu’nda tarihe iz bırakan Çerkesler vardı: Mahmut Şevket Paşa (Sadrazam), Yakup Cemil (İttihat ve Terakki’nin meşhur silahşörü), Mümtaz (Enver Paşa’nın yaveri), Ömer Naci (İttihat ve Terakki’nin hatibi), Sarı Edip Efe (İzmir suikastından asılanlardan).
Bakın “gerici“ diye asılanların başında kimler geliyordu: Padişahın kayınbiraderi, Çerkes Kabasakal Mehmet Paşa ve yine bir Çerkes olan Topal İsmail Paşa.
23 Ocak 1913 günü Babıali basılıyordu. Çerkes Müşir İsmail Paşa’nın oğlu Harbiye nazırı Nazım Paşa, Enver Bey’in hemen yanında bulunan Yakup Cemil (İstanbul, Yenibahçeli, Çerkes) tarafından vuruldu.
Peki! Yakup Cemil Nasıl tasfiye edildi? Gelin, Teşkilat-ı Mahsusa Reisi Hüsmettin Ertürk’ün anılarından dinleyelim
“Diğer taraftan İttihat ve Terakki’nin meşhur merkezi umumisi, başta Talat bey ve arkadaşları Bahattin Şakir, Doktor Nazım olmak üzere başka bir grup memleketi bu avanturye adamlardan kurtaramadıklarından, bu fırsattan bilistifade Enver’in en yakın ve fedakar arkadaşları olan Mümtaz, Hüsrev Sami, Yenibahçeli Nail ve Sapancalı Hakkı Beyleri saf dışı edemediklerinden ve İttihat ve Terakki kongrelerinde kendilerine daima muhalefet eden bu adamlardan sıyrılamadıklarından çok müteessir idiler. Yeni bir tertip düşünüyorlardı.”… “Bedri Bey o kadar şaşırmış bir halde idi ki bana: yukarısı bıyık, aşağısı sakal, ne halt edeceğimi şaşırdım vesselam. O kadar şaşırdım ki Hüsamettin Bey, Talat Beyefendiden af diledim ve derhal raporu hazırlamayı vadettim demişti. İki saat sonra rapor hazırdı. Polis Müdürü Bedri Bey bu raporu Talat beyin istediğinden daha mükemmel hazırlamıştı. Burada vaka pek mübalağalı ve korkunç bir şekilde hikaye ediliyor ve Yakup Cemil’in etrafında bulunan kimseler de müphem bir şekilde ima ediliyordu.”… “Yalnız bu arkadaşlara Talat’ın sözü şu olmuştu: Enver’i en ziyade Mümtaz’dan ayırmak yolunu tutacaksınız!..demişti.”… “Talat Paşa: Canım ne fazla ısrar ediyorsun (Sapancalı Hakkı Bey’i kastederek) bir sizden, (Yakup Cemil’i benimseyerek) bir de bizden! Olur biter demişti.”
Tesadüf bu ya, Talat Paşa’nın “bir sizden bir bizden” dediği Sapancalı Hakkı da Çerkes, Yakup Cemil de Çerkes.
Dediği gibi de oldu. Talat Bey’in komplosuna kani olan Enver Paşa, Yakup Cemil’i tutuklattı, idama mahkum oldu ve 11 Eylül 1916’da kurşuna dizilerek idam edildi.
***
“Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Babıali baskınının intikamını almağa ve iktidardaki partinin bu çalışkan sadrazamını ortadan kaldırmaya karar vermişti.”
11 Haziran 1913 günü, Balkan Savaşları’nın en ağır günlerinde hem Sadrazamlık hem de Harbiye Nâzırlığı görevlerinde bulunan Mahmud Şevket Paşa, İstanbul Bayezid’de gerçekleştirilen bir suikast sonucu hayatını kaybediyordu.
“Sağda bir yıkık duvarın üstünden Topal Tevfik adında biri, sol taraftan da daha çocukluğunda bir mahkeme huzurunda ağabeyisinin katili Arnavut Mustafa’yı tabanca ile öldüren Çerkes Ziya isminde diğeri, otomobile ateş etmekte idiler… Birkaç gün sonra katillerden Çerkes Kazım ile Ziya ve bir iki arkadaşı, Beyoğlu’nda Ağa camiinin arkasında, Pire Mehmet sokağında sığındıkları evde zabıtaya akşama kadar mukavemet etmişlerdi. Nihayet Babıali baskını kahramanlarından süvari yüzbaşısı İzmitli Mümtaz (Enver Paşa’nın yaveri) katilleri teslim almış ve merkez Kumandanlığına getirmişti… Kaçanların başında Prens Sabahattin’in bulunduğu iddia ediliyordu. Tutuklananların içinde en mühim şahsiyet Tunuslu Hayreddin Paşanın oğlu damad-ı şehriyari Salih Paşa idi… İstanbul Divanı harp huzuruna çıkanlar erkanıharp miralayı Çerkes Fuad, Yüzbaşı Tevfik, Yüzbaşı matrud Çerkes Kazım, Polis Müdiriyeti Umumiyesi Birinci Şube Müdürü Muhib, Topal Tevfik, Çerkes Ziya, bahriye mütekaidi miralay Ali Kamil Beyin oğlu Nazmi, tütün kaçakçısı Kavaklı Mustafa, Darüşşafaka mezunu Gelenbevi’de mubassır Abdullah Safa idi. Bunların hepsi vicahen, yakalanmayan diğer 12’si de gıyaben idama mahkum edilmişlerdi.”
“İçlerinde Ziya’nın da bulunduğu Topal Tevfik, Şevki, Mehmet Ali, Abdurrahman, Cevat, Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesini üstlendiler. Kavaklı Mustafa, Kara Ahmet ve Raif maliye nezareti eski özel kalem müdürü Nesi Roso Efendi’yi; Çerkes Ziya’nın kardeşi Hakkı, eski Selanik Mebusu Emanuel Karasu Efendi’yi; Jandarma Kemal, Yüzbaşı Kazım’ın kardeşi Hikmet ile İzmit’ten gelen Çerkeslerin bir kısmı Talat Bey’i; Jandarma komutanlığından emekli Mehmet Bey ile İzmit’ten sağlanan Çerkeslerin bir kısmı İstanbul Muhafızı Cemal Paşa’yı öldüreceklerdi.”
Vurulan Sadrazam Mahmut Şevket Paşa Çerkes idi.
Ceza alanlara bir bakalım;
Damad-ı şehriyari (padişah damadı) Salih Paşa; idam. Tunuslu Hayrettin Paşa’nın oğlu; Çerkes.
Prens (padişah torunu) Sabahattin; idama mahkum edildi (gıyabında); Çerkes.
Fuad Bey: Erkan-ı harp miralayı, idam. (Çerkes)
Kamil Bey; idam edildi. Abdurrahman’ın amcaoğlu; Çerkes.
Çerkes Ziya; Çerkes beylerinden Hasan Kaptan’ın oğlu, 15 yıl küreğe mahkum edildi.
Abdurrahman Bey: Çerkes Hacı Nazmi Paşa’nın oğlu. Suikastçıların kaçtıkları otomobili kullanan kişi. Paris’e kaçtı.
Hakkı Bey; Çerkes Ziya Bey’in kardeşi; 15 yıl küreğe mahkum edildi.
Çerkes Ragıp;15 yıl küreğe mahkum edildi.
Çerkes Tunuslu Hayrettin Paşa’nın diğer oğulları Tahir Hayrettin Bey ve Mehmet Hayrettin Beyler ise yurt dışına kaçtılar.
Yukarıda anlatılanlarda görüldüğü gibi, yüzyılın başında vurulanlar Çerkes, vuranlar da Çerkes idi.
Talat Paşa’nın Enver Paşa’ya söylediği gibi “Bir sizden, bir bizden” değil; “hep bizden, hep bizden”di.
Birilerinin söylediği gibi “Çerkes Çerkesin Kurdu” mu idi, yoksa birilerinin maşası mı?
Okuyun, araştırın, siz karar verin!

Kaynakçalar;
1-Haçlılar Çağı, 11.Yüzyılda 1517’ye Yakındoğu, P.M. Holt, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2003
2-İki Devrin Perde Arkası, Hüsamettin Ertürk Anlatıyor, Yazan: Samih Nafiz Tansu, Hilmi kitapevi, İstanbul-1957
3-Osmanlı Tarihinde İz bırakan Çerkesler, Nart Kozok Temmuz 2010
4-Çerkesler-Vubıhlar, Soçi’nin İnsanları, Sefer E. Berzeg, Ankara-2013(s.400)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here