Yıl 1839. Mekan: Neçerez

0
251

Adıgey’de dokunan ve üzerinde çocuk kaçırılması figürü olan bir hasır, Büyük Vatanseverlik Savaşı’ndan önce Çerkes Tarih ve Etnografya Müzesi’nde muhafaza ediliyordu. Tahminen 1839’da dokunmuştu, ne yazık ki yangında yok oldu. Bir zamanlar var olduğuna dair tek kanıt olarak, üzerine açıklamalar yazılmış fotoğraflar kaldı.
Savaş öncesi yıllarda müzenin yöneticiliğini yapan Min-Kutas Azamat, “Çerkes Halk Motifleri” kitabında bu hasır kilimden bahseder: “Bu kilimde feodal döneme (Çerkesya’nın Rusya işgalinden önceki dönemine ait Sovyet tanımı) ait olayların özelliklerine dair bir tasvir görürüz. Bu kilim bugünkü Teuçez Bölgesi’nde yer alan Necherez (Neçerez) köyünde dokunmuştur ve dönemin gerçek olaylarını anlatmaktadır.”
Saz gövdeleriyle dokunan kilime bir olayın tümünü resmetmek büyük bir beceri gerektiriyordu. Bu da Çerkes kilim ustalarının tekniklerini çok geliştirmiş olduğunu gösteriyor. Kilim, geometrik şekillerle çerçevelenmiş. Kilimde tasvir edilen olaylar dizisi: At sırtındaki yabancı, bir Çerkes çocuğunu köle olarak satmak için ailesinden kaçırır. Çocuğunun kaçırıldığını gören anne korku ve umutsuzluk içinde ellerini uzatır. Kalpak giyen bir atlı, adamı takip eder. Beşik, a’ne (üç ayaklı sehpa) ve ibrik motifleri olayın bir Çerkes köyünde gerçekleştiğini ifade eder. Fonda tipik bir Çerkes köyü manzarası vardır. Çocuğu kaçıranın yabncı olduğu ise şapkasından anlaşılmaktadır.

Çerkeslerde hasır dokumacılığı

Dekoratif dokumacılık, geçmişten günümüze muhafaza edilmiş en eski Çerkes sanatlarından biridir. Kuzeybatı Kafkasya’daki kökeni, höyüklerdeki hasırotundan dokunmuş malzemelerin 4 bin yıl öncesine ait olduğunu gösteren Maykop Kültürü’ne dayanır. Bu sanatın çıraklık eğitimi, usta ve öğrenciyi ev ortamında bir araya getirir. Bu usta; evin hanımı, yaşlı bir kadın ya da bir abla olabilir. Teknik bilgi, en yaygın olarak nesiller aracılığıyla aktarlıyordu. Eski zamanlarda çocukların yetiştirilmek üzere başka ailelere emanet edildiği de unutulmamalıdır. Dolayısıyla çocuklar bu evlerde zanaat ve beceriler edinebilirdi. Çerkesya’da, becerisini ve işe dayanıklılığını ölçmek için gelinden üç kilim dokumuş olması beklenirdi. 1980’lere kadar, meşhur hasır kilim dokuma merkezleri vardı. Sonrasında, yok olmaya yüz tutan bu sanatı birkaç sanatçı ele aldı ve canlandırdı. Günümüzde hasır dokumacılığı popülarite kazandı ve gençler asırlık tekniklere ilgi duymaya başladı.

Çeviri: Serap Canbek
(Amjad Jaimoukha makalesinden)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz