MAHŞERİN DÖRT ATLISI: Sürgün, Soykırım, Vahşet, Ölüm

0
224

II . Bölüm

Tarih boyunca insanoğlu, hâkim ve bağlı milletler olarak birbiriyle ilişkide oldu. Bu kimi zaman savaşarak edinilen bir toprak, kimi zaman masa başında bir galibiyet kimi zamanda ezici bir nüfus çoğunluğunun ya da tam tersi şanslı bir azınlığın diğerine hükmetmesi olarak tarihe geçti.

Taraflar bazen sayıca bazen teknolojik bazen de her ikisine de sahip olmaksızın diğer tarafın insafından nasiplendi. Ancak hiçbiri 25 milyonu göz göre göre %95’lik bir katliama uğratamadı.

Bu soykırım suçları öylesine büyük boyutlara vardı ki, çocukluğumuzda oynadığımız kovboyculuk oyunlarında bile iyi kovboy-kötü Kızılderili teması, Hollywood filmlerinin acımasız beyin yıkamasının sonucudur. Kızılderililere atfedilen kafa derisi yüzmek ise, alçak bir iftiradır.

Kolomb’un 1492 yılında Amerika’ya varmasından sonraki yüzyıllar boyunca Avrupalıların, Amerikalıların ve Rusların, kıtanın yerlisi olan Kızılderililere yapmış oldukları soykırım silsilesi, KIZILDERILI SOYKIRIMLARI olarak tarihe geçmiştir.

Uygulamalar çok çeşitliydi: Katliam ve etnik temizlik, tehcirler, Kızılderili rezerv topraklarına nakiller, Eski Dünya hastalıklarının bilinçli bir şekilde bulaştırılarak bağışıklık sistemlerinin çökertilmesi, misyoner okulları aracılığıyla çocukların ebeveynlerinden alınarak ailevi ve dilsel baskılar görmeleri ve zorla kısırlaştırma bilinçli bir soykırımdan başka bir şey değildi. Mahşerin dört Atlısı, Yeni Dünya’da da faaliyetlerine doludizgin sürdürdü.

Ekonomik kaynakların kontrolünü elde etmeyi amaçlayan soykırıma faydacı soykırım (utilitarian genocide) adı verilir ve günümüzde Brezilya Kızılderilileri ve Paraguay Kızılderililerine uygulanmıştır. Günümüzde bazı Kızılderili gruplarında işsizlik oranı yüksek olup % 50-70 arasındadır.

12 Ekim 1492 tarihi Kızılderililer için trajik bir gündür ve o günü Kolomb Günü olarak kutlayanlar asılında soykırım, kölelik, tecavüz ve yağma mirasını kutlamaktadır. ABD’nin en önemli kutlaması olan “Şükran Günü” Kızılderililere karşı uygulan bilinçli soykırımın mirasıdır.

ABD’de Kızılderili İşleri Bürosu başkanı Batılıların uyguladığı “etnik temizlik” hareketinde büronun katkılarından dolayı 8 Eylül 2000 günü resmen özür dilemiştir.[1]

Burada bir es verelim ve soykırımın tanımına kısaca bakalım. Birleşmiş Milletler’in 1948’deki Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre soykırım tanımlaması: “ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: grubun üyelerinin öldürülmesi; grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi; grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması; grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması; çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi”dir.

Kızılderililere önyargılı yaklaşan ve yaşamı boyunca onları düşman olarak gören General Philip Sheridan’ın 1851 yılında söylediği ünlü sözü, tarihe geçmiştir: “The only good Indian is a dead Indian.” (En iyi Kızılderili, ölü Kızılderilidir.)

 

Tayno Soykırımı

Tayno ya da bilinen adıyla Aravak Soykırımı Küba, Haiti, Porto Riko, Jamaika ve Bahamalar’da yaşayan, Aravak dilini konuşan Tayno Kızılderililerinin, İspanyollarca uğratılmasıdır.

Hispaniola’daki ilk temasla birlikte Tayno’ların toplam nüfusu belirsizlik gösteriyordu ve birkaç yüz bin ile bir milyon arasında oldukları düşünülüyordu. [2] 1504-1514 tarihleri arasındaki İspanyol yerleşimleri ve uygulamaları sonucunda nüfusları hızla eridi. Yaşam koşulları azaldı. Taynoların topraklarında altın rezervleri tüketilirken, yerliler köleleştirildi.

Kolomb sonrası 25 yıl içinde köleleştirme, katliam ve hastalıklar nedeniyle yerliler yok olma sınırına ulaştı. Sadece 1514 yılında Hispaniola’daki yerli nüfusu 32 bin olarak kayıtlara geçti. [3]

Sadece Hispaniola adasında en iyi tahminlere göre 1515 yılında savaşlar ve köleleştirme ile nüfusun yaklaşık 80% (200 bin kişi) yok edildi. [4]

Amerikalı Tarihçi S.Eliot Morison: “Kolomb tarafından başlatılan ve ardılları tarafından devam ettirilen zulüm politikası tam bir soykırım ile sonuçlanmıştır.” [5] (Harward Üniversitesi)

Günümüzde ne yazık ki safkan Arawak kalmamıştır ve uygulanan politikalar nedeniyle kurtulanların tamamı melez olarak (Mestizo) İspanyol ve Afrika kültürü içinde erimiştir.

 

Kalinago Soykırımı

Kalinago ya da bilinen söylemi ile Karip Soykırımı, İngiliz ve Fransızlar tarafından Karip Kızılderililerine karşı eylemleri kapsamaktadır. Avrupalı yerleşimcilerin Küçük Antillerdeki varlığı, Karip yerlilerini tedirgin ettiğinden dolayı, St. Kitts adasında 1626 yılında yapılan toplantının yetkililere iletilmesi neticesinde, sürpriz gece baskınıyla çok sayıda yerli katledilmiştir. [6][7]

1660 yılında Martinique adasından da etnik temizlik kapsamında Fransızlar tarafından yerli Karip Kızılderilileri sınır dışı edilmiştir.

Britanya Amerika’sı

Kuzey Amerika’nın, Büyük Britanya tarafından sömürgeleştirilmesiyle ortaya çıkan tarihi coğrafyada, 1607-1783 arasında Avrupalılarca gerçekleştirilen soykırımları içerir. Bu dönemdeki Kızılderili katliamlarında İngilizler tarafından kafa derisi yüzme geleneğinin yaygınlaştırıldığı görülür.[8]

 

Pequot Soykırımı

Pequot Savaşları olarak adlandırılan 1637-1638 yılları arasında Britanyalılar ve müttefikleri olan diğer Kızılderililerce (Mohikanlar ve Narragansett) gerçekleştirilen savaş ve savaşta işlenen soykırımdır. 26 Mayıs 1637 tarihinde “Mystic Katliamı” olarak adlandırılan olayda İngiliz sömürgeciler ve müttefik Kızılderililer, Mystic Nehri kıyısındaki bir köye gece baskını düzenlemişler, uyumakta olan yaklaşık 600–700 kadar Pequet’i evlerinde yakmış ve yanmaktan kurtulabilenleri acımasızca katletmişlerdir.[9] Pequot Savaşı’nda yüzlercesi öldürülmüş, yüzlercesi tutsak alınmış ve Batı Hint Adaları’na köle olarak satılmışlardır.[10][11] Kurtulabilenler ise dağılmışlardır.


Kaynakça

“Kızılderili Büro’nun Resmi Özürü” (“An apology from the BIA”. tahtonka (Global Culture, Exploring the Humanities of Humans). 2000. http://www.tahtonka.com/apology.html. )

“Taino’nun İmhası” William F.Keegan, 1992 (Keegan, William F., “Destruction of the Taino” in Archaeology. January/February 1992, sayfa: 51-56)

 Soykırım Çalışmaları : Hispaniola, Yale Üniversitesi

Soykırım Kutlaması (Celebrating Genocide)

Morison 1955, sayfa: 129

“Karaiplerin Genel Tarihi” Jean Baptiste Du Tertre, 1667 ( Du Tertre, Jean Baptiste, 1667: Histoire Generale des Antilles… 2 vols. Paris: Jolly)

“ Amerika’nın Politik Kronolojisi” David Lea, Colette Milward, Annamarie Rowe, 2001 (Lea, David; Colette Milward, Annamarie Rowe (2001). A Political Chronology of the Americas. Routledge. ss. 201. ISBN 1-85743-118-9.)

“Savaşın birinci yolu: Sınırda Amerikan Savaşı” Louisbourg MacLellan. Ek 2005 (MacLellan. Louisbourg. Appendix: Scalping ; John Grenier. The first way of war: American war making on the frontier, 1607-1814 Cambridge University Press. 2005.)

“Piko (Pequot ) Savaşı” Alfred A. Cave , 1996 (Cave, Alfred A., The Pequot War, University of Massachusetts Press, 1996, sayfa: 144–154.)

“Piko (Pequot)Savaşlarının ilişkisi, Lion Gardner (Lion Gardiner, “Relation of the Pequot Warres”, in History of the Pequot War: The Contemporary Accounts of Mason, Underhill, Vincent, and Gardiner (Cleveland, 1897), p. 138; Ethel Boissevain, “Whatever Became of the New England Indians Shipped to Bermuda to be Sold as Slaves,” Man in the Northwest 11 (Spring 1981), pp. 103-114; Karen O. Kupperman, Providence Island, 1630-1641: The Other Puritan Colony (Cambridge, MA: Harvard University Press, 1993), p. 172)

“John Winthrop’un Seyahatnamesi” John Winthrp (John Winthrop, Journal of John Winthrop. ed. Dunn, Savage, Yeandle (Cambridge, MA: Harvard University Press, 1996), 228)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz