“Açılım ” = Haftada 2 saat Çerkeslik

0
719

Bakın bir eğitimci anadille ilgili neler söylüyor;

“Küçük dilden dile geçiş yavaş bir biçimde gerçekleşir. Bu evre iki yaş sonrasına doğru başlar ve okuma yazma etkinliklerinin edinilmesinden sonra 12-13 yaşa kadar sürebilir. Küçük dilden dile geçişi belirgin kılan, yetişkin bireyin sözcük dağarcığının aşama aşama küçük dilin sözcük dağarcığının yerini almasıdır. Örneğin “bıda”’nın yerini “yumurta” “vuvu”’nun yerini “araba” alır. “havhav”’ın yerini “köpek”, “miyav”’ın yerini “kedi” alır. Bu ilk sözcükler “anne” gibi bireylerin “araba” gibi eşyaların veya “süt” gibi maddelerin isimlerinden oluşur. Aynı zamanda “ver” gibi eylemler veya “küçük” gibi sıfatlar ve diğer ulamları tanımlayan bazı sözcükler belirir. 18 aya doğru sözcüklerin sayısı hızla artar. Çocuk haftada ortalama 9 sözcükle sözcük dağarcığını artırır. “ ….

“2. Dil Ediniminde Çevrenin Etkisi: Ana dil edinimi süresince birey ve çevre sürekli etkileşimsel bir biçimde yüz yüzedir. Yıllar boyu günü gününe süren bu edinim süresince birey ve çevresinin sürekli işbirliği söz konusudur. Birey doğal nitelikleri işlenmemiş halde bünyesinde taşır. Bunlar algılayabilme, uyabilme, yetenek gibi özelliklerdir. Ama birey örnekleri, dürtüleri, ödül ve yasaklamaları çevresinden alır. Çığlık aşamasından başlayarak çevrenin müdahalesi çocuğu bu doğal bulgunun; yani çığlığın değerini bir işaret olarak keşfetmeye iter. Aynı şekilde çevre sayesinde çocuk ilk cıvıldamasının düzensiz seslerinden hareketle bu ilk sesi düzenli dizgelere dönüştürür. Eğer çocuk sürekli bir biçimde annenin yeri doldurulamayan ilgisinden yararlanmışsa olası birçok dilsel sorun kendiliğinden çözümlenmiş olur. Piaget anne ve babanın dil edinimindeki önemini şu şekilde vurgular: “Kuşkusuz başkalarından öykünmeden, anne ve babasının yardımına gereksinim duymadan, çocuk, belki konuşmayı asla öğrenemez. Çocuk öykündüğünün farkında değildir. Ve başkalarına konuştuğu oranda kendi kendisine de konuşur.” (Piaget,1956)”

“2.1. Sözcük Dağarcığının Gelişimi: Çocuğun kazandığı sözcüklerin sayısını belirlemek zordur, çünkü bir sözcüğün anlamını bilmesi için kesin kez onu üretmesi yeterli olmaz. Çocuğun yaşına göre edindiği sözcüklerin sayısı hakkında kabaca birtakım veriler sunulabilir.

10 ay = 1 sözcük

1 yaş = 3 sözcük

18 ay = 20 sözcük

21 ay = 110 sözcükten fazla

2 yaş = 200 sözcükten fazla

3 yaş = 900 sözcük kadar

6 yaş = 2500 sözcükten fazla”

“Çoğu kez gerek velilerin gerekse yetkililerin ve kamu oyunun erken yaşta yabancı dil öğrenmenin ana dilin oluşumunun sekteye uğratılması pahasına gerçekleşebileceğinden endişe duyduklarını görüyoruz. Ana dilin düşüncenin işleyişinde ve zihinsel gelişimde ne denli önemli olduğu da tartışma götürmez bir gerçektir. Fakat iyi koşullarda yapılmış erken çocukluktaki yabancı dil öğretiminin ana dilin gelişiminde olumsuz etkileri olabileceğini düşünmenin de haklı bir nedeni bulunmamaktadır.”(1)

Yukarıdaki satırlar anadil ve yabancı dil öğrenimi önemi üzerine biz Çerkeslerin düşüncelerinde bir algı oluşturabilir.

Ana dil için uzmanların ortak bir noktası var: erken yaş…

MEB ‘in (Milli Eğitim Bakanlığı) biz Çerkeslere biçtiği kaftan ise beşinci sınıf ve 9. yaş. Aşağıda da MEB’ in Adıgece ve Abazaca için haftalık ve yıllık ders saatlerini gösterir cetvel var. (2):

Devlet haftada iki saat, yılda altmış dört saat Çerkes olmamıza izin veriyor. Şimdiye kadar “açılım”ın açıkça görünen tek kanunlaşmış uygulaması bu, bir de Kürtçe televizyon.

Anadil çocuk yaşta öğretilmeli ve öğrenilmelidir.

MEB’in yaptığı uygulama devletin yasak savmasına kılıf uydurmaktır.

Kürtlerin, Gürcülerin, Lazların ve biz Çerkeslerin itirazı başta bu yasak savmayadır.

Bazıları AKP’den önce bunlarda yoktu diyecektir. Eskiden de kendi kimliğine sahip çıkanları “bunlar Komünist, dinsiz, SSCB’nin uşakları, vatan hainleri, bölücüler” diye aşağılıyorlardı, bugün de “bu yetmez” diyenler maalesef aynı muameleyi görüyorlar. Demokrasi, insan hakları hak getire, daha kırk fırın ekmek yemesi gerekiyor, yönetenler değişiyor zihniyet değişmiyor. Bu yüzden aslında olamayan “Açılım” bitti. On üç yıldır “çözüm süreci” beklentisi ile avutan iktidar partisine oy veren kitleler önümüzdeki seçimde niye kandırıldıklarının hesabını iyi yapıp ona göre oy kullanmalıdırlar.

1- Ana Dil Edinimi ve Erken Yaşta Yabancı Dil Öğretimi, Şeref Kara, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Fakültesi Dergisi-2004-17(2)/295-314.)

2-http://ttkb.meb.gov.tr/dosyalar/programlar/ilkogretim/Adıgece_abazaca_ortaokul.pdf)

Sayı: 2015 09
Yayınlanma Tarihi: 2015-09-01

Önceki İçerikÇERKESLER BARIŞ İSTİYOR
Sonraki İçerikBir Nartan öldüreceksiniz, Bin Nartan gelecek
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.