Hauti Sohrokov, DÇB’de yaşananları anlattı

0
344

Komsomolskaya Prada gazetesi yazarlarından Alexander Grishin, DÇB Başkanı Hauti Sohrokov ile Dünya Çerkes Birliği’nde (DÇB) yaşanan fikir ayrılıklarını konuştu.

-DÇB’de neler oluyor? Bazı üyelerden baskı mı var? Ne istiyorlar? İstedikleri bir yenilenme mi yoksa kurumun kapatılması mı?
-Öncelikle belirtmek isterim ki toplumlarda olduğu gibi kurumlarda da zaman zaman geçici sorunlar ya da anlaşmazlıklar yaşanır. DÇB’de olan da bu… 1991’de DÇB kurulduğundaki durumdan çok farklı sorunlarla karşı karşıyayız. DÇB, tarihini ve köklerini yeniden canlandırmaya istekli Çerkeslerin yardımıyla kurulmuş ve diğer ülkelerde yaşayan Çerkeslerle birlikte örgütlenmeyi hedeflenmişti.
Anavatan dışında yaşayan Çerkeslerin sayısı daha fazla. Onlar her zaman Kafkasya’ya ilgi duydular. Ama “Demir Perde” dönemi gibi bazı tarihsel periyotlar, Rusya’daki ve dışarıdaki Çerkeslerin kültürel ilişki kurmasına engel olmuştu. DÇB, Rusya ve diğer ülkelerde yaşayan halkımızın çıkarlarını korumak için kurulmuştu ve aile bağlarını canlandırdı.

-Rusya’daki Çerkeslerin kendi sivil toplum örgütleri var.
-Evet var. Burada bölgelerin yöneticileri var. Dillere dair kanunlar var. Gelenekleri ve kültürü muhafaza eden kanunlar var. Bugün Türkiye, Ürdün, Suriye, İsrail, ABD ve Avrupa’ya yayılan bir coğrafyada yaşıyor Çerkesler, birilerinin bunu haksız yere kullanma çabaları oldu ama tüm bu girişimler boşunaydı.
Soçi Olimpiyatları döneminde diaspora ülkelerinden Çerkesleri davet ettik. Köylere götürdük, farklı kişilerle konuşturduk, kendi gözleriyle gördüler. Toplantılar ikna ediciydi. Ayrıca Başbakan Yardımcısı Dimitri Kozak ve Alexander Tkaçev’le görüşmeler yaptık. Vladimir Putin Şapsığ Yaşlılar Konseyi ile görüştü. Tüm bu görüşmeler, mezarlara saygısızlık yapıldığı ve yok edileceğine dair soydaşlarımızın düşüncesine yerleşmiş olan kışkırtıcı miti yok etti. Çerkesler olimpiyatın bir parçası oldu.
Ama bazı insanlar olimpiyatlara karşıydı. Rusya halkına yaptırım uygulamak isteyenler yine “Çerkes sorunu”nu kullanmak istedi. Bunu direkt olarak yapmak zordu. DÇB’yi etkilemek istediler ve kendileri gibi düşünenler olup olmadığını araştırdılar. Ne yazık ki bundan etkilenenler de oldu. Yönetim kurulu toplantılarında zaman zaman tartıştığımızı saklamıyoruz ama sonucunda çözüme ulaşmak adına çoğunluğun oyunu alıyoruz. Tüm Rusya vatandaşlarıyla aynı sorumluluğu taşıyoruz ve anavatan dışındaki Çerkeslere şunu söylüyoruz: Eğer gerçekten vatanseverseniz bizi desteklemelisiniz. Rusya karşıtı söylemlere karşı durmalıyız. Bunlar bazılarının hoşuna gitmiyor.
Mevcut durumdan hoşnut olmayanlar ya da ilgi merkezi olmak için sivrilmek isteyenler olabilir. Bu durumda belki de DÇB’den ayrılmak isteyen bir çalışma arkadaşımın söylediği gibi mesela Avrupa’da alternatif bir yapı oluşturulabilir.

-Ama kendi cumhuriyetlerinde kurmak istiyorlar. Çerkesk ya da Maykop’ta.
-Bazı DÇB üyeleriyle farklılıklarımız olduğunu saklamıyoruz. Belki onları birileri öne itti, ya da söylemesi zor ama dışarıdan bazı sözler aldılar.

-Gürcistan’ın Çerkeslere adeta hamilik yapma çabası mı var?
-Evet, böyle arzular var. Çerkes soykırımını tanıdıklarına dair bildiri yayınladıklarında onlara şunu sordum: “Samimi misiniz sevgili Gürcüler? Öyleyse neden Abhaz kardeşlerinizi yok etmek istediniz? Güney Osetya’ya neden saldırdınız?” Bize hizmet sağlanmasına ihtiyacımız yok. Gerekli olduğuna inandığımız konularda diyalog kurabiliyoruz. Halkı için önemli bulduğu konularda Vladimir Putin ya da Duma’ya başvurma imkanı var DÇB’nin…

-Yabancı kuruluşlar gençlerle çalışmaya özel önem verir. Gençler daha radikal, ayartılmaları daha kolay.
-Bugünlerde Vahabilikten söz ediliyor. Bazı gençler etkisine kapıldı. Biz ülkemizde neler olduğuna dair bir yaptık. Çerkeslerin sadece yüzde 5’i inanıyor, onlar da Rusya ve devlet karşıtı… Halkının gerçek çıkarlarının neler olduğunu bilen insanlar Rusya’ya asla ihanet etmeyecektir.

-Gençlik, Büyük Çerkesya gibi sloganlar kullanıyor. Giderek “Kahrolsun Rusya” ve “Yaşasın Büyük Çerkesya”ya dönüşerek kırıp dökmeye başlayacaklar.
-Dilerim o noktalara varmaz. Olimpiyat Oyunları’nı Adıge nüfusunun yüzde 99’u destekledi. Herşeyin yerli yerine oturacağını umuyorum. Kimse Papa’dan daha fazla dindar olmaya çalışmamalı. Halkımız kimin nereye çağırdığının nedenini kestirecektir.

-Birisi farklı ABD teşkilatlarının üyelerinin Kabardey-Balkar köylerine yerleştiğini söylemişti. Neler yaptıkları izleniyor mu?
-Böyle birilerinin olması muhtemeldir. DÇB olarak buraya gelen herkesle diyalog kurmaya çalıştık. Çünkü buraya yerleşmek konusunda birçok sorunlar yaşıyorlar. Anadil ya da Rusça öğrenmek konusunda yardıma ihtiyaçları oluyor. Ama başka tarafa çalışan güçler olduğunu da biliyoruz. Mesela ayrılık fikirlerini ileten DÇB’deki iki çalışma arkadaşımız gibi. Şimdi onlar düşünmeli ve devletin, yurttaşlarımızın yardımıyla yaratılan şartları sağlayanların gözünün içine bakmalıdırlar. Eğer halklarının ve Rusya’nın yararı için çalışmıyorlarsa, bizim tarafımızda olup olmadıkları sorulmalıdır.
Mesela bugünlerde, Suriye’den gelenlere yardım edilmesi gerekiyor. Bizde de evsizler var ama mültecilere yardım ediyoruz. Dilerim onlar da bizim saflarımıza katılıp yasaya bağlı vatandaşlar olurlar ve derdimizi, neşemizi paylaşırlar. (kp.ru)

Çeviri: Serap Canbek
Not: Kısaltılmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz