Tsey Mahmut’a, Ferdane’ye ve Nartan’a selam söyle Tahir…

0
4

Bu ülkede barışı inşa edecek yürekliliğe ve cesarete sahip kaç vardı, şimdi kaç kişi kaldı acaba? Tahir Elçi, ki kendisi barış için kelleyi koltuğa koyup mücadeleyi alanlara taşıdığımız kişilerin yüreğinde devasa bir parçaydı. Cesur, kararlı ve azimliydi. Bizim yüreğimizden sokağımıza taşan barış çığlığının dinamasoydu, şimdi onsuz; herbirimiz biraz eksilmiş durumdayız. Onun yokluğu, bizden bir götürmedi; o ki on milyonlarcamızın yüreğinden bir parça azalarak belki bizi milyonlarca eksiltti. Tahir Elçi’yi vuran karanlık eller, yalnızca onu değil; onu ve kavgasını yüreğinde taşıyan on milyonlarca insanın vicdanını hedef aldı. Ancak biz; pes etmemeyi, korkmamayı, sinmemeyi, karanlığın üzerine üzerine, gerekirse yana yana, gerekirse düşe düşe gitmeyi Tahirlerden öğrendik. Hani diyoruz ya; birer birer ölür, biner biner doğarız diye; Tahir ağabeyin onurlu ve namuslu kavgasını yaşatmak için binlercemiz, bugün Tahir olmaya başlayacaktır. Bizler, halkların arasına sokulmuş hain savaşı bertaraf edeceğiz ve onurlu barışın ülkemize ve daha sonra dünyamıza kalıcı bir şekilde hükmettiği güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Kavganı bu dünyada biz, henüz öldürülemeyen onurlu insanlar sürdürürken, sen öbür dünyada hakkını savunduğun yüzbinler tarafından karşılanacaksın. Onların içinde, her yaştan ve milletten güzel insanlar olacak Tahir, sen hepsini bizden iyi tanırsın, sen hep onların karanlığa saklanan katillerini aramak için koştun çabaladın, bir kişi daha ölmesin diye ömrünü adadın. Ömründe hiçbir güce karşı bu davandan bir adım geri atmadın, sana diz çöktüremediler. Seni susturamadılar, işkence tezgahlarında vicdanını bırakmadın, tehditlere gülüp geçtin, hedef gösterildin susmadın. Ait olduğun davanın bir bölümünde, dünya aleme gösterdin kendini, ölüm pahasına sokağı bırakmadın Tahir. Hiçbir cinayet güzel değil, ölüm hep ürkütücüdür ama, sende iyi biliyorsun ki; böyle bir adım geri atmadan onurlu yaşayarak, davayı bırakmayarak ölmek, hepimizin hayalidir. Allah’tan; hiçbir insanın ölmeyeceği, barış dolu bir dünyayı dilerken, gerçeğin içinden de ancak, senin gibi bir adım geri atmadan ölmeyi arzu ederiz. Şimdi sen, hakkını savunduğun yüzbinlerce faili meçhulün gönül tahtındasın ya; herbirine selam et, merak etmesinler; sen yoksan biz varız ve asla susmayacağız. O değerli arkadaşımız içinde, bu ülkede öldürülen ve bizim sarılıp konuşmaya doyamadığımız yoldaşlarımız da var Tahir… Onlara da selam söyle, onlara de ki; Yeryüzünde henüz ölmemiş ve Çerkesce barış isteyen yoldaşların, bizim bıraktığımız yoldan yürüyorlar! Halkların barışına karşı savaş suçu işleyen katillerin ve o katilleri destekleyen zihniyetin karanlığına karşı saldırıyorlar.
Tsey Mahmut’a, Nartan’a, Ferdane’ye, Yusuf’a ve nicesine söyle, onların semadan bize verdikleri güç ile bugün yeryüzünde barışı inşa eden kervanın en önlerinde “YAŞASIN BARIŞ“ diyerek ve “ADALET “ talebimizi en yüksek şekilde sürdürerek yürüyoruz.
Biz nasıl hoşça kalalım? En hoş yoldaşlarımızı en pis cinayetleriyle aldılar ellerimizden, gözlerimizden? Fakat sizleri, yüreklerimizden asla alamayacaklar. Ölene değin, yüreğimizde bizlerle olacaksınız.
NOT: Aralık ayında, “Kültür Çerkesciliğinden, Siyaset Çerkesciliğine İlişkiler-1” yazısını köşemde yayınlarken, Ocak ayında; Kültür Çerkesciliğinden, Siyaset Çerkesciliğine İlişkiler-2’yi yayınlamayı düşünüyordum. Fakat ülkenin içindeki durum, her an değişkenlik gösterdiğinden ve gündem kırılgan olduğundan, Ocak’ta köşemi; yaşamını adalete adayan ve katledilen Tahir Elçi’ye adıyorum!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here