-Fars mitolojisinde- KAFDAĞI

0
433

Söylencelerde, masallarda geçen, halk inanışına göre dünyayı çevreleyen, arkasında cinlerin, perilerin, Yecüç-Mecüçlerin bulunduğu varsayılan, zümrütten bir dağdır Kafdağı…
Birtakım ip uçlarına dayanılarak bu dağın Kafkaslarda olduğu söylenir.
Bazılarına göre, Elbruz dünyanın etrafını çevreleyen mitolojik Kafdağı ile aynı dağdır. Bu dağın coğrafi bir bölge olmasından önce mitolojik ve manevi özellikleri bulunan bir yer olması önem kazanmaktadır.
Kafkas dağları, kısaca Kafdağı olarak adlandırıldığı gibi en yüksek zirvesine Çerkesler Oşhamafe derken dünya Elbruz olarak anmaktadır. İran’da da aynı adla Elbruz diye bir dağ vardır. Mitlerde, masallarda bu dağlar iç içe geçmiştir, genellikle ayırt edilemezler.
Masallarda geçen, her şeyi bilen Anka/Simurg kuşunun yuvası da kimi zaman Elbruz, kimi zaman Kafdağıdır.
“Borz sözcüğü tek başına kullanılınca Elbruz dağını gösterir. Avesta’daki şekliyle Hera Beriziti, Hera Beraziti, Haraboz aslında cennette yer alan mitolojik dağdır.“
“Mevlana Kafdağı’nı bazen Allah’ın yüce sıfatlarının tecelli şekillerinden biri olarak niteler. Mevlana’nın mürşidi Şems-i Tebrizi de onun (Simurg’un) olgunluğun zirve noktası olduğunu, tüm kuşların ona doğru gittiğini ve Kafdağı’nı görmekle mutlu olduklarını söyler.”
“Fars şiirinde özellikle “güneşin doğduğu yer, büyüklük ve yücelik” simgesi, “ırmakların mahzeni” olarak işlenir. Elbruz dağı Mihr adlı tanrının makamı, aydınlık, mutluluk ve huzur yuvası, güç ve kutsallık simgesidir. Rivayet-i Pehlevi’nin ifadesiyle, iyilerin ruhları oraya gidip yerleşmektedir. Bu dağda tanrısal güçler egemendir, şeytanlar yol bulamazlar. Oradakiler soğuktan ve sıcaktan rahatsızlık duymazlar; hastalık,ölüm ve şeytan kötülüklerinden uzak yaşarlar.“
Nartların ataları da ölümsüzdü. Kafkas halk hikayelerinde, Nartların atalarına su kabaklarının içinde, tavan arasında nesiller boyu baktıklarını, en sonunda bıktıklarını ve içlerinden en yaşlısını bularak, nasıl ölümlü olabileceklerini öğrendikleri, güneşin doğuşunda en yaşlı Nart atasının tarif ettiği yerde, ataların bulunduğu su kabakları uçurumdan aşağı atılırlar, böylece Nartların soyunda ölümlülük başlar. Bugünlerde bile Kafkasya uzun ömürlülükle anılmaktadır.
“Bundehişn’e göre ölülerin ruhları bu dağa çıkar ve orada Tanrı Reşn kıyamet günü terazisini Elbruz zirvesine kurarak insanların iyilikleriyle kötülüklerini tartar.“
“Ehrimen, Ahura Mazda’nın yaratılışına muhalefeti yüzünden yerküreyi yararak tam ortasına girmiş, o anda bir sarsıntıyla Elbruz dağı yerden yükselmiş, ardından da diğer dağlar Elbruz’un köklerinden ortaya çıkarak yeryüzüne yerleşmişlerdir. Güneş, ay ve yıldızlar hep Elbruz’un üzerinde döner durular. Elbruz’un zirvesinde karanlık, gece, sıcak ve soğuk rüzgarlar bulunmaz.“
“Yeştler’e göre Ahura Mazda, Elbruz’un zirvesinde Mihr için bir makam yapmıştır. Güneş doğmadan önce aydınlık meleği olam Mihr, Elbruz zirvesinden Aryan topraklarının tamamını aydınlatır.“
“Avesta’da güneşin doğup battığı yerin Elbruz dağı olduğu anlatılır. Pişdadi hükümdarlarından Hüşeng, Nahid için Elbruz zirvesinde sığır ve koyun kurban etmiş; Zerdüşt uzun bir hayat yaşadıktan sonra Elbruz’da ölmüştür. Cinvad köprüsünün bir ucu da Elbruz’dadır.
Attar’ın Mantıku’t-tayr’ında güneşi simgeleyen Simurg’un yuvası Elbruz dağının zirvesindedir.“
“Cem, Elbruz’da görkemli bir saray yaptırmış, Kavus çok güçlü bir kale kurmuş, Şahname’ye göre Ferudun çocukluğunu bu dağda geçirmiş ve onaltı yaşına geldiğinde bu dağı terk etmiştir. Surus’un bin sütunlu sarayı Elbruz zirvesinde bulunur. Ayinlerde suyu çıkartılıp içilen ve kutsanan içeceklerden hum bitkisi bu dağda bulunur.“
“Şeyh-i İşrak, gevher-i şebefruz: Geceleri aydınlatan mücevher veya gevher-i dilefruz; gönülleri aydınlatan mücevher diye anılan bu mücevheri güzel ifadelerle anlatır. Ona göre, bu mücevher Kafdağı’nda bulunmakta ve Kafdağı onun ışığıyla aydınlanmaktadır. Ama her zaman aynı yerde bulunmaz. Işığını cennette bulunan Tuba ağacından almaktadır.“
“Bazı çevreler Hızır’ın İskender’in ordusunda üst düzey bir komutan olduğu ve kötülüklerden son derece kaçınan bir olması nedeniyle hayat suyunu içmenin İskender ‘e değil de ona nasip olduğu kanısındadır. Zülkarneyn, Allah’ın Kafdağı’nda karanlıklar içerisinde yarattığı çeşmeye gitmek istemiş ve Hızır’ı ordusunun başına geçirerek yola çıkmış, eline gizemli bir mücevher vermiş, ordudan uzak kaldığı veya sıkıntıya düştüğünde yere atınca yolunu aydınlatacağını söylemiştir. Sözü edilen karanlık bölgeye geldiğinde Hızır yolunu kaybeder. Elindeki mücevheri yere atarak yolunu aydınlatır. Oracıkta bir çeşme görür, yıkanır ve suyundan içer. Böylece hayat suyundan içen Hızır sonsuz bir ömür kazanır.“
“Huşeng, kutsal Elbruz dağının zirvesinde Anahita’yı yardıma çağırıp yüzbin at, bin sığır, onbin koyun kurban etmiştir. Kuşlar Hüdhüd’ün kılavuzluğunda Kafdağı’ndaki Simurg’u aramaya çıkmışlar.“
“Dünyanın etrafını çevreleyen ve bütün dağların köklerinin yerin derinliklerinde ona bağlı olduğuna inanılan, büyük kısmı suyun altında, okyanusların derinliklerinde bulunan, her sabah güneş doğduğunda güneş ışınlarının üzerine düşmesiyle yansımalarının yeşil göründüğü, Anka’nın da üzerinde yuva kurduğu kabul edilen efsanevi dağ. Eskilerin inanışına göre Kafdağı yeryüzünün en uç noktalarını kaplayan, gökyüzünün kenar noktalarının üzerinde yükseldiği, yerkürenin etrafını çevreleyen ve yerlerin çivisi olarak kabul edilen dağdır. Bu dağın yeşil zümrütten yaratıldığı, gökyüzüne rengini yansıttığı, gökyüzünün renginin gerçekte beyaz olduğu ve bu renklerin yansımasıyla masmavi göründüğü söylenir. Bu yüzden Kafdağı’nın bir adı da Kuh-i Ahder, Yeşil dağdır. Kafdağının eteklerinde biri doğusundan bu dağa bitişik Cabelka, diğeri batısından bu dağa sınır olan Cabelsa şehirleri bulunur.“
“Evrenin tüm gizemlerini bilen ve her hastalığa çare bulup her sorunu çözebilecek kadar bilge ve geleceği görebilen, otuz kuşun özelliğini taşıdığı için Simurg; otuz kuş ve otuz rengi bulunduğu için Sireng diye de anılan Arapça karşılığı Anka olan, Ahura Mazda’nın kuşu olarak bilinen, kuşların lideri kabul edilen efsanevi kuş’un yuvası Elbruz/Kafdağı’ndadır.“
“Sohveredi ise Akl-i Sorh’unda bu kuşun yuvasının Tuba ağacında olup, Tuba ağacının da Kafdağı’nda bulunduğunu söyler.“
“Babası Sam tarafından aksaçlı diye Zal Kafdağı’na bırakılır, Simurg tarafından bulunur, beslenip büyütülür. “
“Öte yandan rivayetlere göre Simurg’un yuvasının wispobish ağacında bulunması ile Cebrail’in makamının Kur’an’da da adı geçen Sdretu’l-munteha adlı kutsal bir ağaçta olması da dikkat çekicidir.“
“Hıristiyan kaynaklarında Zülkarneyn’in İskender, vahşi kavmin de Hunlar olduğu söylenir. Yahudi tarihçiler ise bu kavmin vatanının Kafkaslar, Zülkarneyn’in de Kuruş olduğu kanısındadır.”
“Bazı araştırmacılara göre Kafdağı, Elbruz dağıdır. Kuran’ın 50. suresi olan Kaf suresinin ilk sözcüğünün “Kaf” olması özellikle Kuran yorumcularının dikkatini çekmiş, bazı tefsirciler Kaf suresinin bu dağla ilişkili olduğu kanısına varmış, Kafdağı’na dair efsanevi anlatılar önemsenip tefsir alanında kaleme alınan eserlere girmiştir, rivayete göre Zülkarneyn, Kafdağı’na gitmiş ve etrafında küçük dağlar görmüş. Dağa “Sen kimsin?” diye sorup ondan ”Ben Kaf’ım” cevabını almış, etrafındaki dağları sorduğundaysa da Kafdağı, ‘Onların kendisinin damarları olduğunu, yeryüzünde deprem olacağı zaman onlardan birni kıpırdattığını ve depremin gerçekleştiğini’ söylemiş.”
“Kavus (Keykavus) yeryüzünün en güçlüsü olmayı, devler ve perilere galip gelmeyi istemiş, bunun için kurban adamıştır. Kurban adama işi, Mazenderan devlerini hapsettiği, yedi köşkünden biri olan Elbruz dağındaki köşkünde gerçekleşmiştir.“
“Rivayete göre eski İran’da büyük tanrılardan olan Mitra (Mihr) bir taşın içerisinden çıkmış ve ortaya çıkışıyla birlikte çobanlar ona tapınmaya başlamıştır. Mihr’in makamı ve tahtı Elbruz dağındadır. Mihr, Yeşt’teki ifadelere göre her gün sabah erkenden kutsal Elbruz dağında, altın arabasına binerek gökyüzünü dolaşır, bin gözü, ikibin kulağı ve onbin korumasıyla Aryan aileleri gözetler; yanlışlığa düşmemelerini, yeminlerini bozmamalarını sağlamaya çalışır.“
“Sırat köprüsünde iyiler ve kötüler birbirinden ayrılır. Adı Farsça’da Çinvad’dır. Herkes dünyada kendisi için hazırlayıp yürüdüğü yoldan gider. Elbruz dağından başlayıp, İranvic’de yer alan, yakınlarından aynı adla bir ırmağın geçtiği Daitik dağına kadar uzanan Çinvad köprüsünün diğer ucu cennete açılan geçittir.
“Tehmurs, Ehrimen’i at kılığında emrine alarak, dünyanın çevresini dolaşmış, Elbruz dağına çıkmış, orada Ehrimen onu sırtından atarak yutmuş ve Cemşid onu Ehrimen’in karnından çıkarmıştır.“
Evet! Mitler, efsaneler Kafdağı/Kafkasya hakkında böyle söylüyor.
Cennet’in, Tuğba ağacının, Sırat köprüsünün, ölümsüzlük suyu Ab-ı hayat’ın, dünyanın başı ve sonunun, Anka/Simurg’un bulunduğu, dünyaya mavi rengini veren, hepsi zümrüt Kafdağı’ nda. Bütün Ortadoğu masallarının ana konusu, dinlerin bahsetmeden geçemedikleri Yunan mitolojisinde tanrının incileri serperek oluşturduğu yer.
Kafkas inanışında da tanrının kendisi için ayırdığı, insani davranışlarından dolayı Kafkasyalılara armağan ettiği yer Kafdağı.
Mevlana Celaleddin bir şiirinde şöyle diyor:
“Gitti Kafdağı’na doğru Zülkarneyn,
Saf zümrütten olduğunu gördü onun.“
Biz de sözümüzü şöyle bağlayalım:
Tanrının özenle yarattığı
Bize lütfu, armağanı
Bilene vatan
Bilmeyene masal Kafdağı.

Kaynakça: Fars Mitoloji Sözlüğü, Prof. Nimet Yıldırım, Kabalcı Yayınevi İstanbul 2006
Açıklamalar:
Mihr: Aryan kavminin büyük tanrılarından biri. Işık tanrısı olarak kabul edilir. Mezdiyesna tanrılarından Hurşid(Güneş) ile birleşerek tek bir varlık olmuştur.
Reşyn: Eski İran inanışında adalet tanrısı olarak kabul edilir.
Ehrimen: Avesta ve Mezdiyesna dinsel edebiyatında bütün devler, cadılar ve perilerin önderi, Ahura Mazda’nın en büyük düşmanı.
Avesta: Zerdüşlüğün kutsal kitabı. İran dili ve edebiyatının en eski ve en önemli eseri.
Mezdiyesna: Tek tanrıya tapanlar.
Ahura Mazda: Zerdüşt’ün Avesta’daki her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten en büyük tanrısı.
Cem: İran’da hüküm süren Pişdadi sülalesinin dördüncü ve en büyük hükümdarı. Cem, Cemşap, Cemşid adlarıyla bilinir, rivayetlere göre yedi yüzyıl yaşadığı söylenir. Şarabı ve şarap kadehini ilk yapan kişidir. Tarihte ilk defa demiri eriterek işlemeyi öğretmiş, ilk kez savaş araçlarını, zırh, silah, kılıç gibi aletler yapmış, renkli ipek ve pamuklu kumaşı kullanmıştır. Yün eğirme, dokuma ve terziliği, gemi yapımı ve kullanımını insanlara o öğretmiştir.
Kavus: Keykavus. İran milli rivayetlerinin en önemli, en zengin devresi Keyaniler döneminin en ünlü hükümdarlarından birisi, diğeri de Keyhüsrev’dir.
Zülkarneyn: Peygamber ya da veli olduğu hakkında farklı görüşler olan bir kişi. Bazılarına göre İskender. Kuran’da Allah tarafından yeryüzünde güçlü kılınmış, Yecüç ve Mecüç kavimlerine karşı demir ve bakırdan bir set yapmış bir kişi olarak anlatılır.
Huşeng: İran rivayetlerinde ikinci İran hükümdarı.
Anahita: Aredvisur, Aredvisur ab, Zühre (Venüs), Çoban Yıldızı gibi isimlerle anılan Nahid isimli, Eski İran’da sulardan sorumlu büyük tanrıçalardan biri. Eski İran kültüründe adine (cuma) günü Nahid’e özgüdür.
Yeşt: Avesta’da övgü, yakarış, tapınma ve bedel karşılığında kullanılır. Avesta’nın tanrıların övgüsünü konu alan kısmı da yeştha; yeştler adını taşır.
Ferudun: İran Pişdadi hanedanının altıncı hükümdarı.
Yecüç-Mecüç: “Ateş, kıvılcım” anlamındaki ecic kökünden türetilmiştir, Kuran’da adı geçen, bozgunculuk çıkarıp çevre kabilelere eziyet eden ve kıyamet alameti sayılan, fakat gerçek mahiyetleri hakkında bilgi verilmeyen iki kabilenin adıdır.
Çivand: Eski İran inanışlarında “Deneyen, ayıran, seçen” ve Avesta’da “ayıran ve tanıyan köprü, hakem” olarak kullanılır. Çivand köprüsünün başında duran Reşn, Eştad ve Zamyad adlı tanrılar, insanların dünyadayken yaptıkları her şeyi tartar ve iyi iseler cennete, kötü ise cehenneme gönderirler.
Simurg: Morğ-i morğan: Kuşların şahı. Sanskritçe ve Avesta dilindeki anlamı avcı kuş ve şahindir. Arapça karşılığı anka: “uzun boyunlu”dur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz