Çerkeslerde Aya Tapınım

0
21

Ay kültürü uzak geçmişi olan toplulukların inançlarında uzun yüzyıllar yer edinmişti. Aya tapınım kültürü evrenseldi. Mezopotamya’da, Mısır’da, Kafkasya’da, Uzak Asya ve Küçük Asya’da, daha Antik Çağ’ın başlangıcından önceye dayanıyordu. Aya tapınım, geniş coğrafya kültürleri arasındaydı. Yukarı Mezopotamya’da (Dersim’de), Anadolu’da Hitit ve Kapadokya ile Karadeniz’de Pontus ve Kolh kültürleriyle, Batı Ege’de Frigya ve Lidya kültürleri arasında yer edinmişti. Hitit Yazılıkaya’da; “Hitit ayin alayında kantlı tanrıçanın başında, Frigya ve Lidya sikkelerinde olduğu gibi bir hilal bulunmaktadır.”(*) Ayrıca Efes’teki arkeolojik kazılarda da aya tapınım kültürünün varlığı ortaya çıkartılmıştır. Yukarı Mezopotamya (Dersim’de) Ma (Ana) kültürü olduğu gibi bu kültür Kapadokya’da: “Ma büyük rahibine bağlıydı; Ma büyük rahibi Kapadokia rahipleri arasında birinci sırda geliyordu. Kataonia Komanasında kadın erkek yaklaşık 6000 hierodül (hizmetkâr) bulunuyordu.”(*)

Ay kültürü, Kafkasya’da Sind-Meot döneminde ve sonrasında özellikle Sindlerin başkenti olan Gorgippa’da, Azak Denizi yöresinde Taur’da, Aya tapınımı Ma inancı biçiminde varlık sürdürmüştür. Çerkes dilinde Maze, ay demektir. Tarihsel, inançsal ve dilsel düşünceler arasındaki tüm anlatılarda ay tanrıçası ve rahipleri ile aya tapınanlar olarak bilinmektedir. Çerkes dilinde ay kelimesinin; masa, maza, maze’den türetildiğini ileri süren Namitok Aytek; “Maze sözcüğünün eski Thrak ve Çerkes adlarında bulunduğunu tahmin edebiliriz. Thrak Atamaz, Adams Asios oğlu ve Grek Athamas, Helle’nin babası; eski Çerkesçe: Atamazas veya Atamazios, Atamaza, Masa… Buradaki Ata, Gorgippa’nın (Sindika Krallığının başkenti TS.) Attas veya Athias özel adları her zaman hilal (ay) ile temsil edilir” demektedir.
Aya tapınım kültürü, Çerkeslerde yakın zamanlara kadar sürdürülmüştür. Aya tapınım daha ziyade kadınlar arsında görülüyordu. Aya tapınım ritüellerisırasında Çerkes kadınları en güzel giysilerini giyerlerdi. Kadınlar toplu olarak ay çıktığında, ay ışığında, ay inançlarını yerine getirmek için: “Bore-oaşşh”, “Boretümülüsü” veya “Sabar-oaşh” tepelerine gidiyor ve erkeklerin alınmadığı, niteliği ve ayrıntıları titizlikle gizli tutulan ayinlere katılıyorlardı. Kadınlar çok bitkin döndüklerine göre belki orada çılgın ve yorucu danslarını yapıyorlardı; büyücünün kadınları kusturduğu söyleniyordu.”(*)

Ay kültürü ritüelleri Helen, Grek inançları arasında da aynıydı. Artemis ve Ares tapınımı sırasında kadınlar şenlikler düzenliyorlardı, bu tapınım şenliklerine Grek erkekleri alınmıyordu. Grek kadınları Artemis ve Ares tapınımları sırasında: “Saçlar dağınık ve kemerler çıkarılmış olarak ay ışığında kırlarda dolaşan kadınlar, Delos adasındaki Artemis sunağına konulması için ekin sapı demetleri yollayan”(*) Hyperboreli kadınlar, bu ekin sapı demetleriyle, tanrıçanın hamile kadınları koruyacağına inanıyorlardı. Taur’da Sind-Meot ve değişik Çerkes boylarının eski inançları arasında da Çerkes kadınlarının ekin sapları üzerinde doğum yapma gelenekleri vardı.

Kafkas kültüründe maze, ay tapınımı kültürü saygındı, özel önem görüyordu. Ekin başakları sapları bu tapınım sırasında ellerden düşmüyordu. Küçük Asya, Ege, Anadolu, Yukarı Mezopotamya ve Çerkes dünyasında aya tapınım ritüelleri, ay tanrıça kültürü, ortaklaşmış ve birbirlerini etkilemiştir. Bu kültürlerde aya tapınım sadece dinsel yanıyla değil sosyal yanıyla da kadın tapınımı olduğu için hem fizyolojik hem sosyal yanı ve bağları olmuştur. Bu uygarlıklarda ay tapınımı ayinleri, ritüelleri ortak etnik köken bakımında geliştirilmiş, kabul görmüştür.

Ay tanrısı inancı Amazonlar arasında da yaygın bir kültürdü. Amazonlarda da dinsel inançlar sadece tapınım ritüelleriyle sınırlı değildi. Sosyal olarak da (anaerkil) yan ağırlığıyla ay tapınımı inançlarını Amazonlar sürdürmüşlerdi. Amazonlar en başından en sonuna kadar ay tapınımını hiç terk etmemişler. Ay tapınımı içerisinde hizmet ettikleri kült inancı anaerkil yapıyı savunma üzerine geliştirilmiştir. Büyük Ana Tanrıça’yı Amazon kadınlarına bağlayan görüşlerde vardır. Savaşçı Amazon kadınları, köle aldıkları erkeklere kadın giysisi giydirmiş, bu kadın giysili erkekler hadım edilerek Amazon Büyük Ay Tanrıçasının hizmetkârı yapılmıştır. Amazon kadınları ise Ana Tanrıçaya kendilerini adarlarken bir ya da iki göğüslerini kesiyorlardı. Bu savaşçı Amazon kadınlarının özgürlüğe kavuşmaları anlamına geliyordu. Antik çağ yazarları bu durumu; “Amazon sözcüğünü yoksunluk bildiren ‘meme’den yoksun, Amazonların yayı daha ustalıkla kullanmaları için kızlarının sağ göğsünü yakmak (kesmek) adeti olduğu sonucunu çıkarıyorlardı. Yeni Çağlarda genel olarak Amazonların adları Küçük Asya’nın yer adları Mazaion diye bir kent, Mazaka vs. ile açıklamaya çalışmaktadırlar”.(*)

Bu gelenek Amazon kadınlarına Helen dönemi inançları sırasında miras kalmış bir kültürdü. Daha o zamanlar Kybele ve Attis anlatılarında; Attis adını almış Kybele tapınak hizmetkârları olan rahiplere, hizmetkârlara Galloslar (hadım edilmiş erkekler) deniliyordu. Temelinde en başlarda, anaerkil süreçlerde ay tanrıça iken sonraki yüzyıllarda (ataerkil süreçte) ay erkek kabul edilmiş, aydede anlayışına dönüşmüştür. Fakat ayın erkek olduğu kabul görmediği için ay tapınımı inançlarının etkin olduğu coğrafyalarda ve halklarda bu yüzden ay tapınım şenliklerine erkekler katılmamıştır. Sadece kadınlar katılmıştır. Çerkes dünyasında da ay tapınımı, maze inançları; erkekler alınmadan sadece Çerkes kadınlarınca şenlikler biçiminde yürütülmüştür.

*NAMİTOK, Aytek; Çerkeslerin Kökeni, 2. kitap, Çev: ÇEVİKER, Aysel; KAF-DAV Yay.; Ocak 2009. Ank.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here