Deprem ve iş hukuku

0
395

Hepimiz için büyük bir acı kaynağı olan depremin yarattığı acıları işçiler açısından daha da büyütmemek için bugünden harekete geçmek zorunludur. İşçiler açısından depremin etkisine karşı neler yapılması gerektiğini başlıklar halinde sıralamak gerekirse ilk adımda şu ana esasları belirlemek olanaklıdır:

  • Deprem nedeniyle işçinin işe gidememesi meşru mazerettir. İşçi devamsızlık nedeniyle işten çıkarılamaz. Çıkarılırsa bu haksız ve geçersiz fesihtir.
  • Deprem nedeniyle can derdinde olan işçinin işinin korunması için en kısa sürede fesih yasağı getirilmelidir.
  • Fesih yasağına ilişkin düzenlemede işverenin yasağa karşın işçiyi işten çıkarması halinde işverenin fesih yasağı süresince işçi çalışıyor olsaydı alacağı ücret ve tüm sosyal hakları ödemek zorunda olduğu, fesih yasağı sonrası ise işe iadeye ilişkin sürecin başlayacağı açıkça yer almalıdır.
  • Fesih yasağı süresinde işten çıkarılan işçiler için işe iade dava açma süresi fesih yasağının sona erdiği tarihten işlemeli, fesih yasağı düzenlemesiyle yasağa aykırılık nedeniyle işverenin yapmış olduğu ödemelerin mahsup edilemeyeceği hükmü getirilmelidir.
  • İşverenin deprem nedeniyle iş verememesi veya işçinin deprem nedeniyle çalışamadığı durumlarda işçinin ücreti tam olarak ödenmeli, bu ödemeler işveren ve devlet tarafından paylaşılarak yapılmalıdır.
  • Deprem nedeniyle işverenin işyerinde uğradığı zararlar işçi çıkarmaması koşuluna bağlanarak faizsiz kredi, ücretsiz enerji vb. araçlarla giderilmelidir.
  • Depremde yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine 5510 Sayılı Yasa’nın 38. maddesinde aranan 1.800 gün prim ödeme veya 5 yıllık sigortalılık süresi 900 gün prim ödeme koşulları aranmaksızın ölüm sigortasından aylık bağlanmalıdır.
  • Depreme bağlı olarak ölüm sigortasını düzenleyen (5510/38) değişiklik yapılmak istenmiyorsa, depremde yaşamını yitiren sigortalılara aynı yasanın 20. maddesi uygulanarak iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiş gibi gelir bağlanmalıdır.
  • Depremde sakatlanan sigortalılara, 5510 Sayılı Yasa’nın 16 ve 19. maddeleri kapsamında sürekli iş göremezlik geliri bağlanmalıdır.
  • 5510 Sayılı Yasa’nın 28. maddesinde düzenleme yapılarak deprem nedeniyle çalışma gücündeki kayıp oranı %40 ile %59 arasında olan sigortalılara prim gün sayısı ve sigortalılık süresi aranmaksızın yaşlılık sigortası kapsamında emeklilik hakkı tanınmalıdır.
  • 5510 sayılı Yasa’nın 25. maddesi değiştirilerek deprem nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybeden sigortalılar malul sayılmalıdır.
  • 5510 sayılı Yasa’nın 26. maddesi değiştirilerek deprem nedeniyle malul sayılan sigortalılara, 10 yıl sigortalılık süresi, 1.800 gün prim gün sayısı koşulu aranmaksızın malullük sigortasından aylık bağlanmalıdır.

 

Önceki İçerik‘Etkili bir koordinasyonun olmaması ciddi bir sıkıntı’
Sonraki İçerikİşçilere hak arama yasağı getirildi
Dr. Murat Özveri
1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1998’de İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı’nda “Ekonomik Kriz Koşullarında Toplu İş Sözleşmesi Özerkliği ve Uyarlama Sorunu” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. 2012 yılında aynı bölümden “Türkiye’de Uygulanan Toplu İş Sözleşmesi Yetki Sistemi ve Sistemin Sendikalaşma Üzerine Etkisi (1983-2009)” başlıklı doktora tezini vererek mezun oldu. Tez, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Sosyal Politika Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından verilen 2012 yılı Prof. Dr. Cahit Talas Sosyal Politika Ödülü’nü aldı. 1990 yılında başladığı Selüloz-İş Sendikası Genel Merkezi Hukuk Müşavirliği görevini sürdürmekte, Kocaeli Barosu’na bağlı serbest avukat olarak çalışmaktadır. 2004 yılında yayımlanmaya başlayan 3 aylık-hakemli Çalışma ve Toplum Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir. Çalışma yaşamına ilişkin bazı çalışmaları kitap olarak yayımlandı; tebliğleri, makaleleri, çeşitli dergi ve kitaplarda yer aldı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz