Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Ayıp, günahtan üstündür!

Günah nedir, ayıp nedir? Toplumları hangisi şekillendirir?

Çerkes toplumunda “ayıp” kavramı, yalnızca bireysel bir “kusur” ifadesi değildir; toplumsal düzenin temelidir. Ayıp kavramının kökeni bu toplum için “xabze”ye dayanır. Xabze, Çerkesler için adeta bir yaşam felsefesidir; bireylerin hem birbirleriyle hem de toplumla kurduğu ilişkileri düzenleyen, yazılı olmayan bir hukuk ve ahlak sistemidir. Ayıp kavramı ise xabze’nin temelinde yer alır.

Xabze’ye göre kişinin ayıp sayılacak bir davranışta bulunması, yalnızca bireyi etkilemez. Birey tüm toplumdan, tüm toplum ise bireyden sorumludur. Toplum içinde ayıp kabul edilecek bir davranışta bulunan bireyin yalnızca kendi itibarı etkilenmez. Bahsi geçen bireyin ailesinin, soyunun ve köyünün onuru da etkilenir. Bu nedenle “ayıp” toplumsal baskı unsuru olmaktan çok, kolektif onur bilincini koruyan bir mekanizmadır.

Günah, Tanrı veya kutsal otoriteler tarafından belirlenir. Birey ile Tanrı arasındaki ilişkiyi ilgilendirir. Tamamıyla bireyin manevi sorumlulukları söz konusudur. Çerkes toplumunda ise ayıp, günahtan üstündür. Çünkü bir birey günah işlediğinde Tanrı affedebilir veya tövbe ile telafi edilebilir.

Ancak ayıp bir kez işlendiğinde, toplum hafızasında iz bırakır ve hem bireyin hem ailesinin onurunu etkiler. Xabze toplumun ahlakını ve kültürel kimliğini koruyan temel denge sistemidir.

Ayıp ve günahı karşılaştırırken gözünüz korkmasın; evet, Çerkes toplumunda ayıbın yeri oldukça büyük ama bunların yanı sıra toplumdan gizlenmeyen şeyler de ayıp sayılmaz. Mesela bazı toplumlarda gençlerin kızlı erkekli birlikte oturması, gezmesi sorun teşkil edip ayıp kabul edilirken Çerkeslerde durum tam tersidir. Toplum bunu biliyorsa, gizli saklılık yoksa bu durum ayıp karşılanmaz. Gençler bir araya gelip “zexes”ler, “ceug”lar yapabilir. Yani “toplumun bildiği şeyler de ayıp değildir”. Çerkes kültüründe kadın-erkek ilişkileri de bu temele göre inşa edilmiş olur.

Nemide Demukan
Nemide Demukan
2004 yılında Kayseri’de doğdu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde dördüncü sınıf öğrencisi. Üniversite eğitimi süresince Kafkasya Araştırma Topluluğu’nda bir dönem topluluk başkanlığı yaptı. Türkiye diasporası ile Z Kuşağı arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen Demukan, kültürel değerlerini koruma ve yaşatma amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak görev almaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazmasam olmazdı ama yazamadım da

Bu yazıya nasıl başlayabileceğimi uzun uzun düşündüm. En sonunda cesaretimi topladım ve kendime olan eleştirilerimi sizinle paylaşmaya karar verdim. Bir süredir yazdıklarıma bakıyorum da sanki...

Kafkasya’nın sürgün çocukları

Bazı acılar zamanın terazisinde hafiflemez; aksine zaman geçtikçe, yıllar içinde tarihin omzuna daha ağır bir yük olarak biner. 21 Mayıs 1864 Çerkes halkı için...

Çerkes kadını, toplumsal belleğin sessiz muhafızıdır

8 Mart Dünya Kadınlar Günü size ne çağrıştırıyor? Umarım yalnızca kadınların "eşitlik” taleplerini değil; aynı zamanda dünyanın dört bir yanında verdikleri mücadelenin, görünmeyen emeklerinin...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img