Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Ocak 2022

Ağaçlar ölmez… 

Sedir ağacı ölümsüz desek yanlış olmaz… 

Üç, dört bin yıl yaşadıktan sonra, ölür mü o sedir ağacı… 

Kökü toprakta kalmıştır sadece… 

Kapı olur evinize. Kokusu evin içine sığmaz, duvarları aşar dört bir yana dağılır… 

Bir adım, iki adım, üç adım… 

Bir, iki, üç… 

Üç adım ötesinden, görülmeden kokusu gelir sedirin… 

Ağaçlar ölmez… 

Kâğıt olur, kitap olur… Bir okuyan, iki okuyan, üç okuyan… 

O sayfaları ne kadar çok okuyan olursa o kadar çok yaşar o ağaç… 

Ağaçtır bilgi, halkasına bir halka daha eklenir, her okuyanla bir yaş daha alır o ağaç… 

Ağaçlar ölmeyecek, dünyaya bir şey olmayacak… 

Dünya soğumayacak, ısınmayacak… 

Dünya kaybolmayacak… 

Bugün yaşayan biz, gideceğiz. Bugün yaşayan insanlık gidecek, yeni insanlık gelecek… 

Bugün yaşayan kimse yüz yıl sonrasını göremeyecek… 

Toprak kuruyacak, çatlayacak… 

Zeytin kuruyacak… 

Ceviz kuruyacak… 

Buğday yetişmeyecek… 

Nehir kuruyacak… 

Kaybolmayacak hiçbiri… 

Dün söylenenler, bugün söylenenler, yarın söylenenler… 

Ölmeyen ağacın sayfa olduğu yapraklarına yazılırsa dün, bugün ve yarın söylenenler.  

Söylenenler de ölümsüz olur… Yedi nota eşlik ederse, alkış eşlik ederse, eksik veya yanlış kulaktan kulağa hep aktarılır… 

Kalır yarından sonraya… 

İstanbul rengidir, anlatılır bize hikâyelerle… 

Bizans rengi desek haksızlık etmiş oluruz o zamanın öncesine ve sonrasına… 

Bosphorus denen Boğaziçi’nin rengidir Erguvan… 

Judas sahip çıkmıştır, süt renk almıştır… 

Nisan ile mayıs pek kavga eder, mayıs hep galip gelir… 

Az nisan, çok mayıs sahiplenir renge ve ağaca… 

O ağaçlar dün olduğu gibi yarında olacak… 

Her sene sadece iki ay, ne eksik ne fazla… 

Tüm şehirde, daha çok görülecek, göreceğiz… 

Yarın şarkılarla anlatacağız, daha çok yarına taşınsın diye… 

Ölmeyen ağacın hikâyesi daha çok şarkıda, daha çok şiirde geçsin… 

Rengi olmasa da, kokusu olacaktır ağacın… 

Kokusu kaybolmayan ağaçlar ölümsüzdür… 

Bilgi yapraklarda, kuşaktan kuşağa… 

Bilgi ölümsüzdür… 

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Oubykh Mektupları Ocak 2026

Bir atlının hikâyesidir, dolunay gecesi yol göstericidir ay… Nehir kenarında su sesi yol gösterir, soğuk içine işlemiştir… Bir ilmek rüzgârı geçirir ama deri geçirmez, keser rüzgârı… … Oğulların...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img